“Bir millet mutlu olmak arada sırada gülmeye muhtaçtır.Hiç gülmeyen millet,daima eziyet gören çocuklar gibi çelimsiz olur.Neşe gerek tek tek insanların ve gerek toplumun ruhî gıdasıdır.”Romanda geçen bu cümle adeta Ercüment Ekrem Talu’nun üstlendiği misyonlardan birini aktarır.Toplumun dertlerini ,yaşanan herhangi bir sorunu ,durumu güldürerek düşündüren bir yazardır.
Macera,komedi,eleştiri barındıran,mübalağa barındıran ve bir yandan da gözlemin etkisiyle gerçekçi olan harika bir roman okudum.
Meşhedi bir mizah karakteri, kendisi İranlı.Bu karakter Yusuf Ziya Ortaç’ın sahip olduğu Akbaba mizah dergisinde doğar. Cumhuriyetin ilk dönemlerinde yayınlanan Meşhedi’nin maceraları daha sonra romanlarda devam eder. Recaizâde Mahmut Ekrem’in üçüncü oğlu olan,Milli Mücadele konularında da romanlar yazan, Atatürk’ün ilk genel sekreteri olan yazar bir başka romanı olan Şevketmeab’ı Atatürk’e ithaf etmiştir.İlk mizah romanında Evliya Çelebi’nin üslubunu taklit ederek Çelebiyi 1919-1925 İstanbul’unda dolaştırmıştır.Erotizm izleri taşıyan hikâye ve romanlarda yazmıştır ki Şevketmeab bunlardan biridir.
Meşhedi onun unutulmaz karakteridir.Zamanında büyük ilgi gören bu karakter ve etrafındaki tipler Geleneksel Türk Tiyatrosu’ndaki tiplerden uyarlanarak oluşturulmuştur.Bu romanda yer alan Meşhedi, ,Çekkirge’fendi,Torik Necmi oluşturduğu tiplerdendir.Geleneksel Türk Tiyatrosundaki tipler ile bu tipler tam olarak örtüşmez,bu sadece çıkış noktasıdır,tiplerde yararlanılarak yeni tipler yaratılmıştır.
Millî edebiyat döneminde eser veren yazar Cumhuriyet döneminde de üretimine devam eder.Özellikle 1928 sonrası dergilerde genel olarak mizah hikâyeleri rağbet görür.Bu hikayelerin ortak özellikleri sade bir dille yazılmalarıdır ki karakterlerin diyalogları da buna uyar.Karakterlerin şiveleri vardır hatta abartılıdır.Hepsi neredeyse İstanbul’da geçer ve dönemin yaşantısını gerçekçi olarak yansıtırlar.Roman tek bir farkla bu ortak özelliklerin hepsine uyar kısmen İstanbul’da geçer zira adından anlaşılacağı üzere bir dünya gezisi romanıdır.
Abartıya düşkün,yufka yürekli Meşhedi Cafer’in ayrılmaz dostu Torik’tir.Torik Necmi terbiyeden eksiktir lakin dürüstlüğü ,yardımseverliği, dostluğu tartışılmazdır.Yazıldığı dönemde Nasrettin Hoca ile eş tutulan Meşhedi Cafer tipi ve onun etrafındaki tipler çok eğlencelidir.
Roman,Meşhedi’nin İstanbul’da canının sıkılması üzerine arkadaşı Çekkirge’fendi’ye dünyayı gezmek istediğini söylemesiyle ve arkadaşının bunu kabul etmesiyle başlar.Avn-i Huda vapuruna binerler ve maceraları başlar.Sürekli başlarına bir şey gelir.Aşk,hapis,dolandırılma, dolandırma,gidilen ülkelerin adetlerini bilmemekten kaynaklı sorunlar komik ve eleştirel üslupla aktarılır.Bazen olmayan bir ülkenin hükümdarı bazen profesör olan kahramanlar, Paris,Brüksel,Londra, Yokohama,Montekarlo,Nis, Marsilya,New York,Çin, Hindistan ve Meşhedi’nin memleketi İran’a giderler.Her yerde onları bir macera bekler.Gidilen ülkelerin birinde devrim olur ve o ülkede dış ülkelerin söz hakkı olması üzerine gurur verici şöyle bir cümle yazılmıştır:Bizim Mustafa Kemalimiz yok ki!”
Tipler Zaman zaman gezilen yerlerde zor Mütareke yılarının İstanbul’unu hatırlar. Romanım milliyetçiliği irdeleyen bir yönü de vardır.
Romanın sonunda romanda tüm yaşananlar yazarın rüyası olarak yansıtılır.