Ömer Seyfettin hikâyelerinde milliyetçilik,Türkçülük ve çocuk imgemi vardır. Bir tutam mizah bir tutam acı ama hayatın içinden… Daha önce milliyetçilik ve Türkçülük akımını,vatan sevgisini merkezde tutan Seçme Hikayeler 1 adlı kitabı paylaşmıştım. Kitabı “milli değerlerin halka yansıtılması,hatırlatılması ve bu hatırlatmanın neden yapıldığı”temelinde incelemeye çalışmıştım.Seçme Hikayeler 2’de ise tebessüm ettiren Ömer Seyfettin kalemi var;hayatın içinden yazdığı,“Ömer Seyfettin Seçme Hikâyeler 2” yazısının devamını oku
Yazar arşivleri: hernevikitap
Siyah Gözler
Tanzimat’la beraber batılılaşma, kadın erkek eşitliği,kadının toplumdaki varlığı yahut var olmasının gerekliliği edebiyata yansır.Ahmet Mithat Efendi’den Namık Kema’e,Şemseddin Sâmi’den Fatma Aliye Hanım’a her yazar Tanzimat’tan Cumhuriyet Edebiyatı dahil farklı dönemlerde kadının ‘‘yeni” varlığını görücü usulle evliliğe karşı çıkarak,kadının sosyal yaşamda yer alması gerektiğini savunarak,kadının eşini seçme hakkının olduğunu belirterek işlenir.Fakat Servet-i Fünun‘a tepki olarak doğan“Siyah Gözler” yazısının devamını oku
Kızılcık Dalları
Osmanlının don dönemindeki konak yaşamını bir sınıf çatışması zemininde işleyen,sınıfsal farka eleştiride bulunan Kızılcık Dalları romanı, yazarın olgunluk dönemi eserlerindendir.Sınıf çatışması konakta yaşayanlar ve çalışanlar arasında gerçekleşir. Tasvir ve sosyolojik tahlile dayalı ve zamanda geçmişe dönüşlerin olduğu roman,otuz altı bölümden oluşur ve tıpkı yazarın bir başka romanı olan Yaprak Dökümü’nde olduğu gibi bir de sonuç“Kızılcık Dalları” yazısının devamını oku
Kelebek Çalısı
Geçmişe özlem ve yaşamak isteyip de yaşayamadığı hayatın sızısı,kendisine ölçüp biçilip giydirilen hayatın içinde sıkışmışlık,solmuş bir elbise metaforu ile işlenirken ilk öykü olan Soluk Sarı Elbise içime işleyen bir öykü oldu.Öykünün sonunda okunan salâ,mahallenin bakkalının salâsı iken aynı zamanda geçmişin, öykü karakteri Sinan’ın ve Müjgan’ın yaşanmamış yıllarının da bir salâsıdır. Genel olarak anlar içindeki duyguları,katmanlı“Kelebek Çalısı” yazısının devamını oku
ÖMER SEYFETTİN
Mahmut Yesari,Ömer Seyfettin’in hikâyeleri için şöyle söyler:“Ondan evvel küçük hikâye tatsız, yavan bir şeydi.Edebiyat -ı Cedidecilerin küçük hikâyeleri lisan itibarıyla cıvık,kozmopolit, mevzu noktainazardan da daha toy,çocukçaydı.” Ömer Seyfettin’den birçok öykü okudum.Bu kitabındaki öyküleri ağırlıklı olarak “milli değerlerin halka yansıtılması,hatırlatılması ve bu hatırlatmanın neden yapıldığı” temelinde incelemeye çalışacağım.Yazarın tarihi konu edinen öyküleri zaten kitabın içeriğini oluşturur;“ÖMER SEYFETTİN” yazısının devamını oku
ÜVEY ANA
Yazarlarımızın üretimden sonraki aşamada yaşadıklarına acı bir selam veren bir bölümde, Mahmut Yesari’nin bir ara roman karakteri olduğu bu roman,dedikodunun etkilediği hayatları anlatır. Milli Edebiyat ve Cumhuriyet Dönemi akımlarında mekânlar İstanbul dışına çıkar,Üvey Ana da bu ayrıntıyı barındırır.Diyalog ağırlıklı romanda,inkılapların halka yansıması da vardır. Ömer Seyfettin’in tavsiyesi ile Aka Gündüz adını tercih eden yazarın asıl“ÜVEY ANA” yazısının devamını oku
Türk Dili Temel Kitabı
Grekçe hariç yaşayan tüm Avrupa dillerinden daha eski olan Türkçenin ayrıntılı ve yalın anlatımını barındıran bu kitap; dilin tarihsel olaylarla paralel gelişimini aktarırken dil bilimi ve Türkçe ile ilgili birçok değerli bilgiye kaynaklık eder. Dört bölümden oluşan kitap; sade bir üslupla Türkçenin dünya dilleri arasındaki yerini,tarihi gelişimini, ses ve biçim özelliklerini, Fonatik,fonoloji ve gramer yapısını,“Türk Dili Temel Kitabı” yazısının devamını oku
Hizmetçi Belası
Osmanlı’nın son döneminde geçen romanda,döneme ait birçok ayrıntı aktarılır. Yayınevi kitabın orijinalinde olan çizimlere yer vermiştir.Dönemin sosyal hayatı, giyim kuşamı, yeme içme alışkanlığı ve İstanbul’un sokakları yansıtılırken evlere kabul edilen hizmetçilerin profili de aktarır.Hizmetçileri evlere gönderen ve aracı olan kolcuların gerçek yüzlerini, niyetlerini yansıtan roman dönemin bazı hizmetçilerine eleştirel bir gözle bakar. Romanın dili çok“Hizmetçi Belası” yazısının devamını oku
ANNEME MEKTUP
Bir kadının annesine yazdığı hayali bir mektup üzerine kurulu olan bu kitap,bir anlamda içinde derin bir hesaplaşma barındırır.Bu kitaptan bahsetmeden önce, yıllar evvel okuduğum Çöl Çiçeği kitabından biraz bahsedeceğim.Çöl Çiçeği otobiyografik bir eserdir ve kadın sünnetine karşı küresel bir farkındalık yaratmıştır.Waris, Somalili bir ailenin kızıdır; küçük yaşta sünnet edilir ve yine çocuk yaşta evlendirilmek istenir.Waris,kendi“ANNEME MEKTUP” yazısının devamını oku
Yaşamasız
Yıl 2003’tü ve İstanbul Devlet Tiyatrosu’nda İpin Ucu adlı oyunu izlemiştim. Yazar Vüs’at O. Bener ile tanışmam bu oyun sayesinde olmuştu.Eski AKM’deki Oda Tiyatrosu’nda izlediğim oyun yoğun ironi barındırıyordu.Ne yazık ki oyuncuları hatırlamasam da yönetmeni Müşfik Kenter’di.Eski AKM’de ne çok oyun izlediğimi hatırlıyorum.Yurt dışından festival kapsamıyla gelen oyunların izleri hâlâ ruhumda ve belleğimde.Bir de tabii“Yaşamasız” yazısının devamını oku