Bu Hikaye Senden Uzun Osman

Çizimlerin yazar tarafından yapıldığı kitapta yer alan “Düollaya Müelloya Gitmiyorum Osman” öyküsü hariç tüm öyküler Kafa Dergisi’nde yayımlanmış öykülerdir.
Kendi acılarını acıdan beslenmeyerek yaşayanlar,acılarını dost meclislerinde,kâğıtlarda,edebi eserlerde iştahla ve dramatize ederek anlatmazlar.İçine espri katarlar.Olgunluktan yanadır acı.Ağlamak kadar kendi halinle alay etme biçimini de barındırır.Aynı yazarın üslubunda olduğu gibi.Yazar zaten satır aralarında belirtir:”Bizi gülmek kurtaracak,biliyorsam bir bunu biliyorum, başka da bir şeyi bilmiyorum Osman.”
Mektuplardan oluşan ve ortak yanımızdan bahseden öyküler hayli buruk bir o kadar da tebessüm ettiren tattadırlar.Yazarın usta anlatımından mütevellit ayrılık hali,ayrılığa giden süreç,ayrılık sonrası,ayrılık acısı ve bu acıyla baş etme ve iyileşme çabası gözleri doldururken yüze de tebessüm kondurur.
Ayrılık sürecinde gelgitler, karşılaşılan anılar,yüzleşmeler, iç hesaplaşmalar, ayrılığın içindeki bin bir duygu,bekleyiş, bir gün unuttum deyip ertesi gün “gel” demek , ayrılık sonrası diğer kişinin iyi olmasını dilerken bir yandan bin pişman halde sürünmesini dilemek,kara komedi ile aktarılırken aslında tüm bu yaşananlar bir amaç uğrunadır; Kendini bulmak.Mektupları yazan, ayrılık halini yaşayan sonunda kendini bulabiliyor mu?Bu sorunun cevabı kitabın sonunda saklı lakin bence bu öykülerde ayrılığı yaşamış herkes kendinden bir parça bulacaktır.Ayrılığa farklı bir yerden bakarak,ayrılığı “ konu ve anlatım bağı “bakımından ters köşe yaparak ele alan, dili sade olan ve gerçekçi çok özel öyküler okudum.
Yazar,“bazen ne yaparsan yap ağlanmıyor” dese de tüm öykülerde kendi üslubuyla acıya ve ayrılığa farklı bir yerden bakışıyla sıra dışı ağlıyor.
Hayli etkilendiğim kitaptan epey alıntı paylaşıyorum.

hernevikitap tarafından yayımlandı

Her türden okuduğum kitapları yorumluyorum