Fatih Harbiye Romanı ve Peyami Safa

Sözde Kızlar ile başlayan roman üretimine birçok roman katan Peyami Safa’nın Fatih Harbiye romanından bahsedeceğim.
Yazar,Sözde Kızlar’ı,diğer kitapları olan Mahşer ve Canan’ı çocukluk kitapları olarak adlandırır.İkinci dönemindeyse tekniği ön planda tutmadığını belirtir.Bu döneme ait eserlerine örnek olarak Bir Akşamdı ve Şimşek kitaplarını verebilirim.Üçüncü dönemine ait romanlarınaysa Dokuzuncu Hariciye Koğuşu,Fatih Harbiye ,Bir Tereddüttün Romanı kitaplarını örnek verebilirim.Bir Tereddüttün Romanı ve Dokuzuncu Hariciye Koğuşu kitaplarında yazar ilk döneminin aksine olayları ön planda tutmaz.Ruh çözümlemelerini yansıtır.
Mütareke döneminin toplum üzerindeki etkisini sıkça işleyen yazar,Fatih Harbiye romanını cumhuriyet döneminde Batı ile Doğudan birini seçme zeminine kurar.Romanlarını zıtlıklarla inşa eder.Örnek vereceğim.Bir Tereddüttün Romanı boyun eğmek ve razı olmak,inanmak ve inanmamak,zıtlıkları üzerine kuruludur.Tanzimat,Mütareke Dönemi ve sonrasında sıkça işlenen Batılılaşma Fatih Harbiye ‘nin de temasıdır.Romanda arada kalma hissi ağır basar ve bir seçim söz konusudur.
Konservatuar öğrencisi Neriman Fatih’te yaşamaktadır.Şinasi ile nişanlıdır.Fatih Harbiye tramvayı Neriman’ı sıklıkla Beyoğlu yaşantısına götürür.Buradaki yaşam,şıklık,Neriman’ı her defasında etkiler.Neriman ilk defa duyduğu kelimelerin büyüsüne kapılır Maksim, Löbon gibi mekanların atmosferine hayran kalır.Ayrıca bu yaşantının içinde olan Macit’te Neriman’ın hayran olduğu bir başka kişi ve konudur.Fatih Harbiye tramvayı gidip geldikçe Neriman iç dünyasında Şinasi ile Macit’i kıyaslar,Macit’in Şinasi’den çok daha etkikeyici oluğunu düşünür.Mukayese ettiği sadece kişiler değildir.Konservatuar eğitimindeki ud ve Doğu müziğini Batı müziğiyle,Fatih mahallesindeki yaşamı,Fatih’teki dükkânlar,insanlar ile Beyoğlu’ndaki dükkânlardaki insanları,mağazaları ve sosyal yaşamları karşılaştırır.Kendini Beyoğlu’na ait hisseder.Yani Batıya.
Git gide Neriman’ın iç dünyasında nişanlısından ve Doğu kültürünü benimsemiş babasından ve mahallesinden bir kopuş başlar.
Fatih ve Harbiye her ne kadar birbirine bir tramvayla bağlansa da iki ayrı uçtur.Tramvay gidip geldikçe iki ucu birbirine bağlar görünse de aslında Neriman’ın içinde bir düğüm oluşturur.
Batılı hayatı yaşama hissi,iki kişi ve Batı ile Doğu arasında kalmanın,aslında bir sancının romanıdır.Roman sadece bir kişinin iç dünyasının sancısını yansıtmaz.Neriman’ın Şinasi’den kopuşunu Şinasi’nin iç dünyası aracılığıyla aktarır.Ayrıca yazar, medenileşme sürecindeki her şeyin sancısını aktarır. Yüzyıllardır alışılmış,kabul edilmiş,yaşanmış Doğu kültürünün Batıya yönelişinin sonucunda oluşan toplum ve aile üzerindeki etkilerini işler.
Yazar Doğu ve Batı arasında bir tercih yapmış gibi görünse de aslında Doğu ve Batı’nın birbirinden ne denli ayrı olduğunu aktarırken iki farklı ucun hüzünlerini de yansıtır.
Yazarın üçüncü döneminin özelliklerinden olan karakterlerin ruh çözümlemeleri,iç dünyalarının aktarılması romanı eşsiz kılan ayrıntılardandır.
Sevdiğiniz birinin sizden an be an kopuşu acıdır ve yazar bu durumu Şinasi’nin psikolojisi ile okura verir.Romanın en hüzünlü yanlarındandır.

hernevikitap tarafından yayımlandı

Her türden okuduğum kitapları yorumluyorum