Yokluk içinde bir amaç uğruna çaba göstermenin romanı…
1897 yılında yayımlanan roman,yoksul bir kızın öğretmen okuluna gitmesini, öğretmen olmasını,kendi ayakları üzerinde durmasını işler.Udi romanında da aldığı eğitimi sayesinde yetişkin bir kadının hayatını kazanmasını,tek başına ayakta durmasını işleyen yazar iki romanında da kadının bir erkeğin sağladığı ve her an değişebilecek güvenli bir alana ihtiyaç olmadan kendi hayatını kurabileceğini,kendi ayakları üzerinde durabileceğini aktarır.
Küçük yaşta babasını kaybeden ve annesiyle hastalık,fakirlik gibi koşullarda mücadele dolu bir yaşamı olan Refet tüm zorluklara rağmen br mücadelenin içine daha girer;öğretmen olmak için okumak.Bu mücadele gerçekçi bir dille aktarılır .
Romanda zenginlik ve fakirlik de gerçekçi bir biçimde işlenirken,roman içinde bir dram barındırır.
Hayati Bey işi nedeniyle sık sık İstanbul’a giden bir çiftçidir.İstanbul’a yaptığı bir yolculuk sırasında Binnaz’ı görür ve onu odalık olarak Anadolu’daki evine götürür.Fakat Binnaz ve çocuğu Refet bu evde türlü aşağılamalara maruz kalırken evdekiler tarafından aslında kabul edilmezler.Hayati Efendi’nin ölümüyle de evde yaşayanlar onlara şiddete varan türlü hakaretlerle eziyet etmeye başlarlar.Bunun üzerine İstanbul’a dönen Binnaz ve Refet İstanbul’da kocasının akrabaları yanında da barınamaz.Refet kadar annesi de güçlü bir karakterdir ve yoksulluk içinde çamaşırcılık yaparak, evlere temizliğe giderek ayakta kalmaya çalışır.Binnaz kızının eğitim almasını eğitimini tamamlamasını amaç edinir.Roman gururlu Refet’in öğretmen olmasıyla biterken yaşanan sürecin dramını gerçekçi biçimde yansıtır.
Refet kadının kendi ayakları üzerinde durması gerektiğini düşündüren bir karakterken Binnaz karakteri de odalık, cariyelik kavramlarını düşündüren ayrıca kızı için mücadele eden bir karakterdir.İki karakter gururlarını ön planda tutar.Roman Osmanlının sosyal yapısında yer alan fakat zamana uymayan cariye,odalık gibi köhne yapıya eleştiri özelliği de taşır.
Romanın zemininde,inşa edildiği temelde kadının eğitimle kendi hayatını kurmalı tezi yer alır.Eğitim ile kadınım modernleşmesi gerektiğinin altı çizilir.
Yayınevi alfabe aktarımıyla,kitabın sonunda bir sözlükle,kitabı hazırlamış.
Romanın en sert yanlarından biri Refet ve annesinin hayatının yoksulluk içinde olmasıdır.Bu öyle bir yoksulluktur ki anne ve kız hastalanıp ölmekten değil hastalanıp çalışamamaktan korkar.Amacı uğruna mücadele eden kadın portresi çizen romanın en trajik yanı tam rahata kavuşulacağı vakit o rahatı sağlayanlardan birinin hayata vedasıdır.
Kadınların aydınlanması için sadece roman değil makale de yazan ,konferanslar veren yazar kadın hakları savunucusudur.Mahmut Esat Efendi Malumat gazetesinde bir makale yazar .Kadınla erkeğin eşit olmadığını,kadının vazifesinin doğum yapmak olduğunu ,çok kadınla evliliğin fuhuş engellediğini belirten bir yazıdır.Fatma Aliye Hanım bu görüşe karşı bir yazı kaleme alır.Birden fazla kadınla evliliğin İslamiyet’in buyruğu olmadığını,birden fazla kadınla evliliğe bazı koşullarda izin verdiğini belirtir.Fuhuşun çok kadınla evlilikle engellenemeyeceğini ve kişinin kendi karakteriyle ilgili bir şey olduğunu savunur.
İslamiyet’te kadın haklarının olduğuna dikkat çeken,erkeklerin bu haklardan kadınları mahrum bıraktığına dair yazıları da mevcuttur.