Fonda Türkiye’nin yakın tarihindeki siyasi atmosferinin, ekonomisinin,aksayan bürokrasinin olduğu bir adamın dürüstlüğüyle bu negatif atmosferde kirlenmeden,kendi doğrularından ödün vermeden nasıl ayakta kaldığını anlatan bir kitap.
Alparslan’ın çocukluğu hem buruk hem de başarılı hikayelerle doludur.Babası tarafından dürüstlük doğrultusunda yetiştirilen Alparslan hayatının her döneminde bunu korumaya çalışır. Zorluklarla, hedefe odaklanmayla ,çalışmakla , manevi değerlere sarılarak hayatinin gençlik dönemini kurar. Hem de ülkede sağ sol çatışmasının olduğu bir dönemde .12 Eylül’ün tüm sıkıntılarını yaşar. Memurluk hayatına başladığı günden itibaren yolsuzlukla kurulmuş büyük küçük her düzene karşı çıkar. Sivil demokrasinim ülkede yeniden kurulmasıyla memurluk görevine tekrar döner.Hem bildiğinden , doğru olandan ayrılmaması ,dogru olandan taviz vermemesiyle hem de biraz ayrıkotu olmasıyla ve haliyle çalışkanlığıyla başarılı bir memur hayatı sürdürür .Lakin oradan oraya sürülerek…
Gümrükten hastane muhasebesinde müdürlüğe kadar birçok yerde görev alır. Rüşvetin, yolsuzluğun en üst seviyelerinde olduğunu ,yolsuzluklardan halkın hizmet alamadığını görür. Yolsuzluğu, rüşveti kabul etmez, kişilerin kurduğu bu kirli düzenle savaşır. Dürüstlüğün verdiği güçle rüşvet verenlerle ve alanlarla,aksayan bozuk bürokrasiyle mücadelesini sürdürür. Yirmi beş yıllık püripak memur hayatından sonra emekli yaşamında bazı işlere girer.İş adamı kimliğiyle memur hayatında yaşadığı zorluklardan altta kalmayacak zorluklar yaşar. Memur hayatında gördüklerini aratmayacak şeyler görür. Onun emekli hayatındaki hobileri artık fobi olmuştur. Tertemiz bir iş hayatı ve tertemiz adamlığıysa baki olandır.
