Okuma Üzerine

Benim için okumanın tarifi dönem dönem değişir lakin eylem olarak bakidir.Herkesin kendine göre bir yolculuğudur. Özellikle son zamanlarda “nitelikli okur” tanımına çok gülüyorum.Zira böyle bir tanımın gerçekliği olmadığı gibi benim okur gözümde kıymeti harbiyesi yok.Dante, Regnard,Shakespeare vb yazarları okuyan biriyle başarının bilmem kaç sırrı içerikli bir kitabı okuyan kişi arasında okurluğu ayıran bir çizgi yoktur.Biri zamanı gelince Dante’yi diğeri de zamanı gelince diğer kitabı okuyacaktır. Ya beğenecektir ya beğenmeyecektir ve böylelikle birey olarak beğenisini inşa edecektir. İki okurun birbirine üstünlüğü yoktur.Her kitabın kazandırdığı farklıdır.Neyi okumayı tercih edeceğimizi yahut etmeyeceğimizi de belirleyen zamanla kitaplardır.Bu tercih okuma serüvenimizle ilişiktir.Bazen bir kitabın bizim için yetersizliğiyle, bazen erken yahut geç elimize almışlığımızla, bazen beğenilerle şekillenir.Lakin buraya kadar okurdan bahsettim. Bir kitabın bir başka kitaba üstünlüğü göreceli midir ve üstünse neye göre üstündür bu ayrı bir konu.Karıştırtılmasın.Bir videomun altında belirtmiştim “bir kitabı bitirdiğimde bir önceki kitabı bitiren kişiden farklı biri olurum.”Açıklamıştım da uzun uzun.Kitap salt bilgi edinmek için okunmaz.Duygularımızı karakterimizi,bakışımızı ve görmemizi, beğenilerimizi, okurluğumuzu inşa eder. Her ne olursa olsun okumak bir eylemdir. Bunlar benim düşüncelerim.Ben sözü daha fazla uzatmadan kitaptan bahsedeceğim. Kitap adından anlaşılacağa üzere okuma üzerine.Marcel Proust ile bir yerde birleşmenin onurunu yaşıyorum;kitaba salt bilgi edinme aracı olarak bakmıyor.
Dreyfus olaylarında Dreyfus yanlıları arasında yer alan,eşcinsel kimliğini saklamayan ve ürettiklerindeyse açıkça eşcinsellikten bahseden Avrupalı ilk yazardır.Aynı zamanda eleştirmen olan Proust’un bu kitabı aslında John Ruskin’in Susam ve Zambaklar kitabı için yazdığı bir ön sözdür.Ön sözü yazar bir süre sonra kitap olarak yayımlar ve ne iyi eder.
Kendini herkesten soyutlayıp okumalar yaptığından,kitaplardan, yazarlardan,kitap okumanın kazanımlarından bahsederken kitap okumayı insanın kendini değiştirmesini, geliştirmesini sağlayan bir manevi aktivite olarak görür.Neden okuruz sorusunu hem sorar hem yanıtlar.Soruyla da cevapla da okuru sorgulatır.Bu yüzden dura kalka okunan bir kitaptır.
Yazarların kitaplıkları her daim ilgimi çekmiştir.Proust’un kitaplığında gezinme fırsatı bulduğum bir kitap oldu.
Okumaktan,okumayı bölen şeylerden, okumaya sığınak olan yerlerden,okumanın iyileştirici yanından bahsederken bir yazarın okur kimliğiyle de tanışmış olunur.
Kitabın zor yanları Proust’un uzun cümleleridir.Zaten bazı edebiyat çevreleri onu parlak bir yazar,geleceği için kuvvetli bir yazar olarak tanımlarken bazı çevrelerse okunması mümkün olmadığı kadar ağır yazan bir yazar olarak tanımlar.

#edebiyat #kitap #kitaplarım

#marcelproust

hernevikitap tarafından yayımlandı

Her türden okuduğum kitapları yorumluyorum