Roman,içindeki kötülüğü ve kendi çıkarlarını ön plana alarak yaşamayı tercih eden bir annenin etrafındaki kişilerin ve özellikle çocuklarının ve ona inananların hayatlarına olan etkisini anlatır.Hayli trajik olan bir romandır. “Ne kötülük yapın ne merhamet gösterin “ diyerek birbirinden koparılan ve dört yana dağılan aile bireylerinin özlemle, mutsuzlukla,umutla, ihanetle sınanmalarını anlatan roman suçu yokken kendini suçlayan karakterlere sahiptir. Romanda tek bir suçlu varken her karakter kendine haksızlık yaparak bir pişmanlık taşır.
Dağılan aile bireylerinin karşılaştığı kişiler aslında zamanında kendi bulundukları durumda olan kişilerdir ya da içinde bulunulan durumlar örtüşür. Aslında bu benzerlikler tesadüf halkalarıyla birbirine bağlanır. Bir babanın kaderi oğlunun da kaderi olur. Olaylar gerçekçi olsa da bu tesadüf halkalarından oluşan zincir,anlatımı gerçekçilikten uzaklaştırır. Romantizme yönelir ki, roman sonunda kötünün cezalandırılması iyinin ödüllendirilmesi ayrıntısıyla ve kötü karakterin aynı çizgide, hiç değişim göstermeden kötü olarak yoluna devam etmesiyle “coşumculuk” temeline kuruludur. Sonu trajik olsa da iyi karakterlerin en kötü durumda bile başından beri taşıdıkları umutları gerçekleşir. Kötünün cezalandırıldığı romanda hem umudun hem yaşam kaynağının hem hüznün ve acının yüklendiği kırmızı hırka kitabın adını oluşturur.
Roman çaresizlikten doğan ayrılıklarla ve bir kadının,annenin bencilliği ile şekillenir.Roman karakterlerinin acıları ortaktır;Ayrı düşmek, sevdiğinden, çocuğundan, aileden ayrı kalmak. Hatta bu bir miras gibi devrolmuş bir durumdur.
