Emine Semiye Hanım özel hayatındaki kadın dayanışmasını Sefalet romanına yansıtır.Romanda çile çeken,haksızlığa uğrayan,ezilen,akrabaları tarafından bir planla serveti elinden alınan ve yoksulluğa terk edilen bir kadının hayata tutunma çabası etrafındaki kadınların desteğiyle yansıtılır ve aşkın da dahil olduğu bir hikâye ile aktarılır.Kadının kadına yaptığı kötülükte romanda yer alır.
Sabite varlıklı,etrafından saygı gören bir ailenin kızıdır.
Sabite,servetini akrabalarının türlü oyunlarıyla elde etmeleriyle sefalete düşer.Dönemin yaşantısını bu çerçeve içinde işleyen romanda sevginin,iyiliğin gücü vurgulanır.İçinde bulunulan durum ne olursa olun insanın ilkelerinden,ahlakından, benliğinden ödün vermemesi gerektiği vurgulanır.Sabite,hakkını arayarak mücadeleci kadın profilini sergiler.Bu mücadele hak arayışıdır ve bu arayış meşakkatlidir.Bu zorlu yolda Sabite’ye eşlik eden kadın dayanışmasının yanında sabır da bulunur.Bir de ona benim çok sevdiğim“otu çek köküne bak” sözünün anlamı eşlik eder;erdemli bir aileden gelmenin,soydan gelen asaletin varlığıdır.
Romantizm etkisiyle yazılan sonunda kötülerin cezasını çektiği iyilerin mükâfatlandırıldığı romanda şahıs kadrosu hayli kalabalıkken,yazar sık sık araya girerek anlatıma dahil olur.Roman ilk defa 1897 yılında tefrika edilir.Yazar bu tarihte eşinin görevi nedeniyle Selanik’tedir ve kendisi de müfettiştir.Romanda cariye, köle gibi ve elinden hakkı alınan Sabite gibi ezilen kadınlar yansıtılır. Romanın en güzel ayrıntılarından biri Sabite’nin kendine verdigi değerdir.Yine başka bir ayrıntıysa Sefalete tek başına düşmez etrafındaki kişilerde yoksulluk içindedir ve Sabite onların sorumluluğunu da alır. Anlatıldığı döneminde köhne anlayışı olan bir cariyenin bir aileye çocuk doğurduktan sonra çırak edilmesi(çırağa çıkarılması)adeti ile roman bu ve bunun gibi adetleri,sınıfsal farklılıkları da işler.
Emine Semiye ilk kadın romancımız ünvanını alan, hakkında ilk monograf yazılan ilk Türk kadın romancımız Fatma Aliye Hanım gibi bir aktivisttir.Tanzimat ve Meşrutiyet Dönemlerinde tıpkı ablası Fatma Aliye Hanım gibi kadın hakları konusunda birçok çalışmada bulunmuştur.Aynı zamanda öğretmendir,vefatına kadar bu mesleği icra etmiştir.Fatma Aliye Hanım kadınların aydınlanması için sadece roman değil makalede kaleme almıştır.Mahmut Esat Efendi’nin Malumat gazetesinde yazdığı kadın ve erkeğin eşit olmadığı içeriğine sahip yazısına tarihi bir ayar verir.Emine Semiye de ablası gibi sadece roman yazmaz gazete ve dergilerde makale yazar.Bu yazılarında direkt “feminizm” kelimesini kullanır. Ayrıca kendisinden ders kitabı hazırlaması istenir ve ders kitabını hazırlar.İki kardeş aile içinde çok iyi eğitim görür ve ikisi de 19.yy’dan 20. yy’a geçiş döneminde kadınların sesi olur.Emine Semiye (Önasya)Osmanlı kadın hareketinin öncülerindendir.İki kardeş tarihçi babaları Ahmet Cevdet Paşa’nın yönlendirmesiyle iyi bir eğitim almıştır.En belirgin ortak yanları kadın haklarını savunmaları ve İslamiyet’in tanıdığı kadın haklarını vurgulamalarıdır.Bu hakların erkekler tarafından uygulanmadığını ve uygulanmasının engellendiğini belirtmeleridir.
Emine Semiye Önasya,2. Abdülhamid’in tahta çıkış yıl dönümü olan 31 Ağustos 1895 tarihinde ilk sayısını çıkaran Kadınlara Mahsus Gazete’de yazı hayatına başlamıştır.Bu gazetenin müdürü, başyazarı ve yazarlarının çoğu kadındır.Kadın hakları savunucusu olan şair Makbule Hanım,çok fazla dil bilmesiyle tanınan şair Nigar Hanım bu gazetenin yazarlarındandır. Emine Semiye Sefalet romanını şair Nigâr Hanım’a ithaf eder.Emine Semiye Hanım’ın kalemi tıpkı ablasının kalemi gibi bir süre sonra durur, iki kardeş yazmayı bırakır.Bu arada aileden bahsetmişken belirtmek istediğim bir konu daha var.Fatma Aliye Hanım,benim oyunculuğuna hayran olduğum,sayısız tiyatro oyununda oynayan ve sayısız sinema filmi ile dizilerde oynayan,Üç İstanbul’da,Kurt Kanunu’nda,Beyaz Melek’te hafızama kazınan usta Suna Selen’in anneannesidir.
