1894, Hayvan Çiftliği, kitaplarının yazarı George Orwell’a ilham kaynağı olan “Biz” kitabı bir distopyadır.
Rüyaların psikolojik hastalık kabul edildiği ve insanı suçtan kurtarmanın tek çaresinin onu özgürlükten kurtarmak olduğunu düşünen roman, bilmediğimiz bir yüzyılda ,bilmediğimiz zaman ve mekanda geçerken evlerin, giysilerin,düşüncelerin aynı olduğu bir düzene sahiptir. Sanayi Uygarlığı, bilmediğimiz zaman ve mekânın en belirgin özelliğidir.
Hayal gücünün hastalık olarak kabul edildiği tek devlet zeminine kurulu romanda örgütlenmekse suç kabul edilir.Bu tek devlette birçok şey bir numaraya indirgenir.İnsanların ismi yoktur, birer sayı olarak anılırlar.İnsan kendinden ve doğadan ayrılmıştır .Romanın adı olan “biz” haline getirilmiştir.
Romandaki mekanın en belirgin özelliği,insanların içinde yaşadıkları ve gözlemlendikleri cam duvarlar arasındaki alanlardır.Bir devrim ardından oluşan bir düzende insanlar her an bir sistem tarafından denetlenir.Sistemin izin verdikleri doğrultusunda hareket eden sayılar,yani insanlar,yine sistemin izin vermesiyle çiftleşirler .
Romandaki toplum ileri bir toplumdur.Matematik ve bilim ileri seviyededir.Tüm bu ilerlemiş,görünürdeki ütopik düzen hayli karanlıktır ve distopyanın tüm öğeleriyle işlenir. Distopyanın öğelerindin olan totaliter rejim bu romanda da baskın biçimde bulunur. Roman,Tek Devlet’in matematikçilerinden biri olan D-503’ün günlüğü biçiminde biz okurlara aktarılır.
Kısa film olarak sinemaya uyarlanan roman,Sovyetler Birliği’nde yasaklanmıştır. Roman,geleceği totaliter rejimi anlatan anti- ütopya romanının,distopyanın ilk örneğidir.
