
Kitabın ön sözünden bir alıntı ile anlatımama başlıyorum:“Değişiklik şimşek hızında da olabilirdi.Burada olmaz sözüne güvenilemezdi;her şey,her yerde olabilirdi,şartlar uygunsa.”Evet, kitapta anlatılan olaylar için şartlar uygunlaştırılmış ve değişim ön sözdeki gibi şimşek hızında gelmiştir.Distopya türünü çok seviyorum,aynı ölçüde ürküyorum çünkü işlenen konuların ileride gerçek olma ihtimali taşıdığını da düşünüyorum.1984 kitabında olanların bazılarını dünya yaşamadı mı,yaşamıyor mu yahut spekülatif kurgu olan Fahrenheit 451’deki bazı vurgulananlar yaşanmadı mı?
Amerika’ya yapılan darbe sonucunda değişen düzeni anlatan romanda değişimin en çok yansıdığı kişiler kadınlardır.Darbecilerin yaptığı ilk şey, kadınların haklarını ellerinden almak olur. Banka hesapları dondurulur ve iş hayatlarına son verilir ve ardından tüm hakları ellerinden alınır. Nihayetinde kadınlar,elbiselerinden tanınacak sınıflara ayrılırlar.Irkçı,cinsiyetçi rejimde kadının artık adı yoktur.Nükleer sızıntı ve kimyasal atıklar nedeniyle doğum oranı da düşmüştür.Nüfus tehlikededir.Bu nedenle doğum yapabilen kadınlar, yüksek rütbeli askerlerden çocuk yapmaya zorlanırlar.Bir distopya olan Damızlık Kızın Öyküsü’nde ataerkil düzenin kadına bakışı ve yaşattıkları vurgulanır.Sadece üreme aracı olarak görülen kadınlar ve üremesi durmuş yahut doğurgan olmayan,bu nedenle de başka alanlarda hizmet ettirilen kadınlar vardır.Kast sistemi çok keskin ve belirgindir.Kadınlar:Eşler,Teyzeler, Marthalar , Damızlık ve Fahişeler olarak sıralanırlar. En üstte bulunan eşler, komutanların karısıdırlar,mavi elbiseleri ile tüm diğer kadınlardan ayrılırlar.Marthalar,doğum yapamayan kadınlardır, hizmet sektöründe kullanılırlar.Teyzeler,damızlık kızları eğitirler,elbiseleri kahverengidir. Damızlık kızlar,doğurgan kadınlardır,beyaz başlıkları vardır ve kırmızı renk elbise giyerler.Ayrıca Ekokadınlar vardır;fakir erkeklerin eşleridirler,doğururlar,ev işleri yaparlar,her şeyi yapmak zorundadırlar.
Erkekler arasında da bir kast sistemi vardır. Gözler,gizli polistirler. Muhafızlar,polis işlerini yürütürler.Melekler,yeni rejim için görevli askerdirler.
Düşünce özgürlüğünün,okumanın yasak olduğu dini diktatörlük rejiminde cinsel ilişkiler bir amaç için vardır,bir görevdir. Kadınların yeri ya kolonilerde yer almak, ya hizmetçilik yapmak,ya fahişeliktir ya da komutanlara ve eşlerine çocuk doğurmaktır.Doğum işini yüklenenler damızlık kız adını taşır;daha doğrusu kimden çocuk doğuracaksa o kişinin adını alır,kendi ismi silinir.Distopyada erkek merkezli bir yönetim bulunur.Roman feminist bir metindir,yazarın kurgusu hayli ürkütücüdür.Yeni kanuna göre kısır erkek yoktur, doğurgan kadın ya da kısır kadın vardır.Romanın etkileyici yanlarından biri de damızlık kızlara eşler denilen başka bir kastın bakışıdır.Kadının zaten içinde bulunduğu durum zordur.Hemcinsi her şeyi daha çok zorlaştırır;yani kadının kadına yaptığı da romanda işlenir.