Kitap cumhuriyetin edebiyat ve sanatla olan ilişkisine odaklanır. Böylelikle cumhuriyeti bu yönüyle de anlamayı hedefler.Çünkü cumhuriyetin varlığı, kuruluşu,büyümesi esnasında sanat ona hizmet etmiştir. Cumhuriyet Dönemi yazarlarına, yazarların ürettiklerine,işledikleri temalarına ve konularına değinirken,cumhuriyetin kazandırdıklarının edebiyata yansımasını da işler.İnkılapların ideolojisini kitlelere duyurmak amacını güden ve cumhuriyetin ideolojik yayın organlarından biri olan Hayat Mecmuası milliyetçilikle Atatürk ilke ve inkılaplarının yansımasıyla ele alınır. Kitapta, mecmuanın yazar kadrosuyla ,içeriğiyle, milliyetçilik görüşüyle ve inkılaplar doğrultusunda yeni Türkiye’nin oluşumuna katkıda bulunması incelenir.Cumhuriyetin ilanından üç yıl sonra yayınlanan dergide ikinci meşrutiyetten sonra her daim farklı yorumlanan milliyetçilik kavramı sıkça dergide yer alır.Dergide milliyetçilik üzerine yazılan yazılar üzerinden milliyetçilik, Hayat Mecmuası, Cumhuriyet üçgeni incelenir.Derginin üzerinde durduğu diğer konu olan çağdaşlık da kitabın anlatımında yer alır.Kitap,derginin bu anlayışı doğrultusunda tarih ,dil,sanat yeni Maarif sistemi üzerine yazılmış yazılarıyla Cumhuriyet dönemini tanımlar, edebiyat ile bağını vurgular,dergide yayınlanan Batı Doğu mevzusunun edebiyata yansımasını aktarır.O günün edebiyatının inkılaplara layık olmadığının altını çizen yazılara ve inkılap ve edebiyat konusuna değinilir.Servet-i Fünun’a ağır eleştirilerin olduğu yazılar incelenir.Tercüme hakkındaki ve tiyatrolarda sergilenen adapte oyunlara ait birçok yazarın dergide yayınlanan yazıları da incelenir.
Halit Ziya Uşaklıgil’in kendi üretimlerindeki dili sadeleştirmesiyle cumhuriyete Türkçe perspektifinden bakar. Yazarın Mai ve Siyah romanıyla başladığı sadeleştirme tercihini anlamaya çalışır.Yazarın sadeleştirme yoluna neden girdiğini bununla neyi hedeflediğini neden buna ihtiyaç duyduğunu açıklar. Makale , dil açısından eleştirilen Servet i Fünun’un Batı yönelimli anlatımının,bu anlatım icindeki seküler yapının cumhuriyet döneminin çağdaşlık kavramına hizmet ettiğini vurgular.Halid Ziya’nın Milli Edebiyat kavramına bakış açısı irdelenir.Harf Devrimi öncesi ve sonrasında yazarın dilde sadeleşmeye karşı bakış açısı incelenir.
Halid Ziya’nın romanlarının sadeleştirme serüveni örneklerle aktarılır.
Cumhuriyet Dönemi edebiyatının (1923- 1950) odak coğrafyası olan Anadolu’nun, edebiyat üretimine nasıl yansıdığını ,yazarların eserleriyle örneklendirilerek verilir. 1950 sonrası Anadolu’nun edebiyattaki değişen yeri toplumsal gerçekçilik ile aktarımı işlenir.
Yakup Kadri’nin inkılaplara bakış açısı Kemal Tahir’in cumhuriyet dönemini kavrayışını işlerken, kitap cumhuriyetin kadın kimliği konusuna Ziya Şakir Soku ile bakar.
Anıtlar da kitabın konusudur. Mimarinin ulus -devlet kurulumdaki rolüne değinir. İnkılapların mimariye,anıtlara, heykellere nasıl yansıdığını görseller ile beraber aktarır.
Erken cumhuriyet döneminde reformların toplumsal etkilerinin incelendiği son bölümde Hale Yılmaz’ın çalışması merkeze konulur.En çok etkilendiğim bölümlerden biri olurken inkılapların sıradan insana yansımasını ilk defa anlatıldığı perspektiften okudum.
