Romanda Suat Derviş,Cahit Uçuk,Fatma Aliye ile karşılaşmak hem şaşırtıcı hem de çok güzeldi.Elbette tesadüf eseri seçilen kadın yazarlar değil.Bu isimler romanın ana vurgusuna hizmet eder.Sadece hayatta değil, edebiyatta da erkek egemenliği bu üç önemli yazarla vurgulanır.
Leyla,hakikat ile hayal arasında ama hayli ağırlıklı olarak kendi yarattığı hayal dünyasında yaşayan,yaşamayı değil okumayı seçip ne bulursa okuyan,Çukurcuma’da eski bir apartmanda yaşamını sürdüren,fal bakarak geçinen,Fatma Aliye,Cahit Uçuk,Suat Derviş ile hayalinde arkadaş olup münakaşalar eden bir kadın.Gerçek hayatta da arkadaşları bulunur; hikayesiyle can yakan Ahsen ve Ayten…Yeri gelmişken,konu kaleme dayanmışken sormam gerek.Gerçek hayat nedir?Roman bu soruya ayrıcalıklı bir cevap verir.
Ataerkil düzende kadının toplumdaki yerini irdeleyen roman,iç konuşma tekniği ile yazılmış ve romanın dili hayli sadeyken üslubu ağırdır.İşlediği konu bakımından dura kalka,düşüne düşüne okunan bir kitap.
Bir kadının var olma çabasını çok farklı bir kurguyla anlatır.Romanda tutulmuş değil de takılmış bir ruh haline sahip bir kadının içindeki ne olursa olsun yaşama isteğini,halini yazar kendine has üslubuyla aktarır.
2018 Duygu Asena Roman Ödülü’nü alan Gerçek Hayat,bir kadının kendini,toplumu,kadını,erkeği,gerçeği,dünyayı, hayali,en önemlisi ataerkil düzeni sorgulamasını yansıtır.
