Siyaset hayatını ve edebiyat hayatını birbirinden ayırmak için Divan ve Halk edebiyatında kullanılan “mahlas” kullanmıştır.Öykü ve romanlarında bir ideal,ideali arama vardır ve toprak medeniyeti anlayışını benimser.Yani sanayi medeniyetinin gelip geçici olduğunu düşünür.Mutlu bir ülkenin de insanların arasındaki sevgi bağıyla olacağını düşünür.
Yazdığı hikâyeler genel olarak ilk defa dergi ve gazetelerde yayınlanmıştır.Daha önce romanlarının hepsini ve bazı hikâyelerini okumuş ,paylaşmıstım.Aslında edebiyatımızın hikâyecilerindendir ve bu kitap bazı hikâyelerinin bulunduğu bir kitaptır.Yazarın bazı hikayelerinde belli başlı bir konu yoktur.Bu öykülerinden biri olan Hayat Ne Tatlı hikâyesidir.Hikâye kahramanı evinden çıkar ,dışarıda dolanır ve evine döner.Başından herhangi bir büyük olay geçmez.
Hikaye kişilerinin altı çizilecek özellikleri yoktur.Olağanüstü kişiler değillerdir.Hergün denk gelebilecek “küçük insan “ denilen kişilerdir.Çoğu hikâyede bu insanların mizah diliyle gülünç yanlarını ele alır.Sait Faik ‘in ilk dönemindeki gibi hikâyelerinde insan sevgisi vardır.Çoğu hikâye kişisi orta tabaka ve devlet dairesinde çalışan memurdur.
Ömer Seyfettin’in “edebiyat yapmadan yazmak”olarak tanımladığı yazı üslubunun en büyük temsilcilerindendir.Zaten Ömer Seyfettin’in Yeni Lisan makalesiyle başlayan sade dil akımını benimser.
Teknik olarak Batı tekniği alınmış olsa da eserlerinin hiçbirinde konu olarak batının izi yoktur.İstisna durumlar vardır.Esendal yerli bir edebiyat üreticisidir,halka yönelmiş gözlemci bir yazardır.Toplumcu gerçekçi değildir.Esendal gözleme dayanarak yazar,olanı olduğu gibi yansıtır.Anadolu, İstanbul yaşantısını,insanlarını yansıtır lakin siyasetçi kimliğinden olsa gerek gerçekçiliğinin bir sınırı vardır;suya sabuna dokunmaz.İnsanın ruhsal durumunu yansıtır.Alçakgönüllü tipler yaratır.Yazar üretimden, emekten,çalışmaktan yanadır,üretimdeki bunalıma dikkat çeker ve bu kitapta Haşmet Gülkokan hikâyesinde bu görüşünü yansıtır.
Vassaf Bey,Ayaşlı ile Kiracıları,Miras romanlarında ülkenin temelini atacak olan aile yapısının önemini vurgulayan yazar,bu üç romanda da toplumun aile yapısındaki farklı çözülmelerini işler.
Mendil Altında ise durum öyküsü temsilcilerinden olan yazardan okuduğum hikâye kitaplarından biri oldu.
Avni Hurufi gibi sıradan fakat etkileyici kişilerle tanıştım.Bu hikâyede sarhoşluk konusu işlenir.Ana Baba hikâyesinde ana ve babanın bir çocuğun hayatındaki önemi aktarılır.Önemsiz bir hastalığı abartarak hastalık sürecini gösterilen ilgiyle geçirmek Hasta hikâyesinde işlenir.Karga Yavrusu,babanın çocuğuna uyguladığı şiddeti aktarır.İki Ziyaret, Düğün,Saide kitabın uzun hikâyelerindendir.Hurafelere inanan,kuruntulu, bir adamın arkadaşlarının onu rüyasında gördüklerini anlatmasıyla adamım telaşının anlatıldığı Rüya Nasıl Çıktı kitabın hayli güldüren hikâyelerindendir.Müdürün Züğürdü bir ağanın desteğiyle köylülerden zorla para toplayan memurun yozlaşmış ilişkilerini aktarır.
Hayat Ne Tatlı yazarın kendine has üslubu olan karakterlerin aslında hiçbir şey yapmaması ,başlarından aman aman bir olayın geçmemesi özelliğini yansıtan hikâyelerindedir.Bu hikâyede insanın mutlu olması için yaşamın küçük getirilerinin yeterli olduğu aktarılır.Bir adam evinden çıkar,dolaşır, akşamüstü evine girer.Bu basit sıralamada en derin mevzulardan birini işler: hayatta mutlu olabilmek. Yazarın yer yer işlediği ve cumhuriyetle beraber kadının varlığı konusu Kızımız hikâyesinde yer alır.Esandal’ın sık kullandığı memur tipi Mendil Altında hikâyesinde bulunur.Hikâyedeki mendil gerçek hayatın çözülmesi gereken problemlerinin saklandığı yerdir.Oysa problemler saklanılarak,hayaller kurarak çözülmezler.
Yöneten ve yönetilen ilişkisini de hikâyelerinde işleyen yazarın bu kitabında adalete güvenmeyen,adaleti kendi arayan bir köylü,Keleş hikâyesinde işlenir.Aynı zamanda Müdürün Züğürdü de yöneten yönetici ilişkisini işler.Saide İstanbul ve Ankara hükümetinin karşılaştırıldığı farklı bir hikâyedir.
