Kitap içinde yer alan on öyküden ilki kitabı adını veren Unutulan Yurttaş’tır. Seyit Efendi ve oğlunun hikayesi taşranın kasvetli kendini yenileyen ve bir beklentinin durağanlığı atmosferinde işlenir bazı öykülerden bahsedeceğim.Bir yanda gurbetin koşturması bir yanda bitirilmesi gerekli zor bir test, bir yanda büyük bir şehirde var olma çabası ve oyuncuların gittiği bir kafe… Büyük kente okumak için giden kendini sinemanın içinde, daha doğrusu sinema dünyasına garsonluk yaparken bulan bir gencin çevresiyle, ailesiyle olan ilişkisi Bir Filmin Öyküsü adlı hikayede anlatılır.
Öykülerin genelinde imgeler bulunur,öykülerin dili yalındır.Hasar öyküsünde haklı ve buruk bir cümle var: “ Özür dilense,af dilense bazı örselenmeler bazı hasarlar onarılmıyor!”
Sürüklenmeler, maskelerin takıldığı çok yakın geçmişe ait bir öykü. HES kodsuz hiçbir yere alınmadığımız zamanlara ait.
Hayatımıza giren karekodlardan,geçim sıkıntısından, yalnızlıktan bahseden öykülerin bazıları metafor yüklü. Genel olarak belirtebileceğim en önemli şey kitapta her cümlesi üzerinde düşünülmüş öyküler bulunur.
