Unutmak ve hatırlamak üzerine yazılmış, belleğin aslında nelerle bağlantılı olduğunu ve unutmanın başka kavramları ne denli etkileyeceğini, zaman vb. başka kavramların tanımını değiştireceğini de vurgulayan özel bir romandı.Unutmanın kişisel bir durumdan toplumsal bir olaya dönüşmesi ve unutmanın bir adaya yayılması biraz da distopik bir atmosfer oluşturur.
Büyülü gerçekçilikle ve içindeki felsefi öğelerle sorular sordurur.Cennet unuttuklarımız mıdır,her şey unutulmaya mahkûm mudur?Unutmak şifa mıdır?
Bir ada düşünün.Bir kişiyle başlayan adeta unutulma salgınına tutulmuş insanlarla ada gitgide unutuşu yaşamaya başlar.İsimler,yüzler,rüyalar,ezan okuyan hoca yıllardır okuduğu ezanı, insanlar çocuklarını ve onların kim olduğunu ,zamanı ,yürümeyi ve nihayetinde dili unutur.Devlet var olan unutma halini çözmek için,adalıları eski haline getirmek için duruma el koyar.Devlet bir dilbilimciyi görevlendirir.
Unutmanın neleri etkileyeceğini keyifle okudum.
