Dün bugün yarın …Bir cellat,aksak bir hırsız, yarı deli bir ressam /yazar, bir dedektif . Bu kişilerin hikayeleri birbirine paralel.Karakterlerden biri Osmanlının 4. Murad döneminde babası gibi bir cellattır.Karakterlerden sanatçı olan bugünde, karakterlerden dedektif olansa gelecekte yaşıyor.Ortada bir ejder madalyonu ve adı Aynalı Ejder olan tarikat bulunuyor,bir de bir cinayet.Bu madalyon kitaptaki karakterleri buluşturan bir ayrıntı ki romanın tam merkezinde yer alıyor.Karakterler tabii ki karşılaşmıyor fakat birbirlerine sirayet ediyorlar.
Gizli bir tarikat,tarikat hakkında bazı bilgileri yazan ve öldürülen garip bir ressam,yazar ve bir madalyon ….
Aynalı Ejder,kitleleri peşinden sürüklemeyen, küçük,siyasi bir çıkarı ve haliyle siyasi başarısı olmayan,ben ve öteki arasındaki çizgiyi kaldırmak ve böylelikle iyi bir insan olabilmeyi hedefleyen bir görüşe sahip tarikattır.Müritleri kendi istekleriyle kendilerini bir inzivanın ardından kör eder.Sırlarını çok az kişi bilir.Peki bu sırları romanın şimdiki zamanındaki karakteri olan yazarn nasıl nereden edinmiştir ? Gelecekteki dedektif öldürülen yazarın ailesini koruyabilecek midir?Tarikatın amacı sırlarını saklamaksa bu sırları bilen dedektif onlar için bir tehlike midir?Üç ana karakterde kendi aynalarına bakabildiklerinde ne görürler?
Tüm bu sorular romanda yanıt bulurken romanın sonu bir yandan da okura emanet edilir.
Yer yer mitlerin olduğu,mistik öğelerin kullanıldığı büyülüğü gerçekçiliğe yaklaşan fakat daha çok post modern olan,yalın bir dile sahip etkileyici bir romandı.
