Berner,olanların azını hatırlayarak Dell ise olanları hatırlayarak huzuru bulan iki kardeştir.Peki olanlar nedir, bu iki kardeş neden bu kadar etkilenmiştir?Zaten roman ilk cümlesinde hikayenin temelini atan iki kardeşi ve anne ve babalarının hayatını etkileyen Soygun olayını açıklayarak başlar.Biz okur olarak banka soygununun neden nasıl yapıldığını, ardından aile fertleri üzerindeki etkisini okuruz. Dell ve Berner ikiz kardeştir. Yarı İskoç yarı İrlandalı olan , bombardıman pilotu babaları ve katliamdan kaçarak Amerika’ya yerleşmiş Yahudi bir ailenin kızı olan, öğretmen annelerinin aldıkları kararla iki kardeşin hayatı ilk önce bir yol ayrımına girer ve hayatları ebeveynlerinin yaptığı hata ile şekillenir. Anne ve babaları banka soygundan sonra yakalanırlar,ikiz kardeşlerden Berner,kendi seçimlerinin söz sahibi olacağı bir hayatı seçerken Dell, annesinin uzaktan yönlendirmesiyle yapmış olduğu plan üzerine Kanada’ya götürülür.Dell, emanet edildiği Arthur’da, Kanada’da soyutlanmış bir hayat yaşayacaktır.Dell, Kanada da kendini eğreti hisseder,Dell’in yaşadıkları travmadır. Bu noktada roman,anne ve babanın kararlarının çocukların hayatlarına olan etkisini işler Dell ve Berner’ın hayatları birbirine zıt olacak biçimde akar ve şekillenir.Bir aile dramı üzerinden aitlik duygusunu,aileye ait olmak olamamak,olay öncesi ve sonrasında ve köklerde yer alan göç ve kendini bulmaya çalışma gibi ayrıntılarla bireyin kendini inşa etmesini ve inşa etme çabasını da roman işler.1960’larda, olaydan önce Amerika’da birçok eyalette bulunan ailenin kendilerini bir yere ait hissetmeyişleri,çocukların bulundukları her yerde kendilerini eğreti hissedişleri de etkileyici bir dille aktarılır.
Üç bölümden oluşan romanda sıkça geriye dönüşler bulunur 60’lı yılların Amerika’sı ve Amerika’nın Kanada ile olan ilişkisi fonda yer alır.Suç üzerine tahlillerde bulunan roman,romandaki soygunun neden ve hangi şartlar altında işlendiğini açıklarken suç ve birey ilişkisine değinir.
İkinci bölüm Dell’ın annesi tarafından emanet edildiği yerde;Kanada’da yaşadıklarına,üçüncü bölüm ise iki kardeşin geldiği noktaya odaklanır. Annelerinin akıbeti, babalarının akıbeti bu bölümde belli olur anne ve baba tutuklandıktan sonra yalnız kalan kardeşlerin yaşadıklarının anlatıldığı bölümler etkileyicidir.Ben biraz karakterlere değinmek istiyorum.Benner cesurdur, ailesinin hatasını kaderinin bir parçası yapmamak için Kanada’ya kaçar,kendini inşa etmek ister fakat ne olursa olsun ailesinin yapmış olduğu şey onu sürükler; yani kökte ailesinin yaptığı şey ile hayatı şekillenir.İç çatışmaları olan biridir.Roman karakterleri arasında yanlış yahut doğru kararları alan neredeyse tek kişidir.
Neeva,şiirler yazan sosyal biri olmayan,hayalindeki evliliği yapamamış,hisleri güçlü,istediklerini yapamamış bundan dolayı kendini suçlayan bir karakterdir.Zaten kocasının soygun kararına destek vermesinin sebebi de kendini var edebileceğini düşünmesidir.
Bev Persons çocukları ile ilgilenen bir babadır.Fakat bu ilgiyi sıfır değerine indirecek olan suçu işleyerek, çocukların hayatını onları istemediği bir biçimde şekillendirir. Bev ile Neeva birbirinden çok farklı karakterlere sahiptir.Onları en iyi tanımlayan şey şu olabilir; “doğru bildiklerinin dışına çıkmış,kötü sezilerle hareket eden,dönüşü olmayan bir yola girmiş ve çocukların hayatlarını olumsuz etkilemiş sıradan insanlar.”
Dell,Kanada’ya uyum sağlamaya çalışan bocalayan bir yapıya sahiptir.Üç bölümden oluşan kitabın üç bölümü için hayli hüzünlü diyebilirim.İlk bölüm aile üyelerinin ve sonrasına şekil verecek olan hadiseyi işlerken,İkinci bölüm hadisenin aile üzerindeki etkilerini,ailenin olay üzerine oluşturdukları eylemleri işler.Aslında suç ile yakından uzaktan ilişkisi olmayacak Bev ile Neeva bir banka soygunu yaparak insan muammasına örnek teşkil eder.İki kardeş bir daha anne ve babalarını görürler mi,iki kardeş bir daha görüşürler mi ve hayatlarının vardığı yer, yaşamlarının vardığı nokta tam olarak neresi roman bunları belirterek sona erer.
