Kitap,körelen bir dünyada yaşananları,benliğin yitişini yansıtan,yazarın kelimelerini iyice damıttığı genelde kısa öykülerden oluşur.Siyah Beyaz kitabında öyküler birer sürüklenme ve sonunda ucu açık yalnızlıklar barındırır.Aslında Siyah Beyaz kitabı,Dost ve Yaşamasız’ın ardından gelen ve Vüs’at O Bener’in kendine has öykücülüğünün varış noktasıdır.Siyah Beyaz sonrası Mızıkalı Yürüyüş,Kara Tren yapıtları üretimine eklenir.
Yazmaya 1950’lerde başlayan Bener,her öyküsünü zaman,mekan,yaşam üzerine kurar.
Yazarın öykülerinde birbirine uzanan,birbirini tamamlayan bir yapı bulunur ve bazı olaylar birkaç kez anlatılır ve aynı karakterlere farklı öykülerde rastlamak mümkündür.Vüs’at O Bener ‘in öyküleri yaşamından izler taşır ve bu kitapta da bu bağlamda öyküleri vardır.Siyah Beyaz,Kara Tren,Mızıkalı Yürüyüş kitapları öz yaşam öyküsel anlattı dizisidir. Yani bu üç kitap birbiriyle biraz da bağlantılıdır.Bu kitapların ardından gelen Kapan’ı anlatan ve anlatılanlar açısından ele alırsak,bu üç kitapla yine bağlantı kurabiliriz.Bir dörtleme olarak adlandırabiliriz.Bu arada Kapan yazarın son kitabıdır.
1957 yılında Siyah Beyaz basılır.Siyah Beyaz öykü kitabındaki Kurban,Sır adlı sadece iki öykü üçüncü kişi ağzından aktarılır.Kurban öyküsü kitapta yer alan öykülerden konusu açısında farklıdır.İçinde büyük bir çatışma barındırır.Emekliliğine çok az süre kalan Muharrem’den patronu sendikaya üye olan işçileri kendisine ispiyonlamasını ister.İç monolog ile diyalog ağırlıklıdır.Zira Sır öyküsünde de bu ayrıntı bulunur.Sır öyküsünün konusuysa farklıdır;eşinin rahminde kitle bulunan bir adamın yaşadıkları aktarılır.
Siyah Beyaz’da genel olarak geçmişe dönerek anlatım bulunur.Bu anlatılanlarla belirttiğim gibi yazarın yaşamında örtüşmeler bulunur.Geçmişe dönen anlatıma sahip öyküler Ergenekon, Sümbül,Cezaevi Günleri,Reji Yangını,Bisiklet öyküleridir.
Reji(Tekel Binası) Yangını öyküsünde anne ve babasının ölümünden sonraki zamanda anlatıcı çocukluğuna döner. Reji binasında çıkan yangını anlatır.Sadece yangına bir geri dönüşü yoktur.Ayrıca anlatıcı ilkokul yıllarına da geri dönüşte bulunur;çocukken yaşadığı sorunu,kardeşinin hastalığını ve yaşanan yangını anlatır.
Bisiklet,kırk yıl öncesine dönüş yapılarak anlatılır.Anlatıcı Siirt’teyken çocukluğuna döner ve çocukluğunda bisiklet alma umudunu buruk bir biçimde aktarır.Bu öyküler arasındaki ortak nokta geriye dönüş ile anlatılmalarıdır.Kitabın en uzun öyküsü Cezaevi Günleri hariç hepsinin anlatıcısının belirsiz olup,birinci kişi anlatımına sahip olmaları ikinci ayrıntıdır.Ama en önemlisi öykülerde anlatıcının asker,tutuklanması,babasının öğretmen oluşu,ilkokulu Erzincan’da okuması,anlatıcının Siirt’te yaşamış olması vb. ayrıntılarla öyküler Bener’in hayatıyla örtüşür.Cezaevi Günleri,Kore Birliği şehitlerinin aziz anılarına ithaf edilmiştir.Tüm öykülerde olduğu gibi bu öyküde de arka plan atmosferi gerçekçidir.Kitaptaki bazı diğer öykülerden de bahsedeceğim.Bitli Şair öyküsünde yazar günümüzdeki boş vermişliği eleştirir. Siyah Beyaz öyküsünde ise içsel bir hesaplaşma bulunur.Her şeyi siyah beyaz gören anlatıcı,kendisiyle konuşur.Kitabın başka bir öyküsü olan Kırık Fincanlar,bir öykünün yazılma sürecini aktarır iç içe geçen öyküler yer alır;anlatıcı yazdığı öyküsünü teyzesine okur.Hem okuduğu öykü hem teyzesiyle yaşadıkları tek bir öykü oluşturur.Bay Muannit Sahtegi’nin Notları romanına gönderme yapan Minik Kuş kitabın bir diğer öyküsüdür.Nihavent Saz Semaisi öyküsü Sezen Aksu’nun,Sen Ağlama şarkısının bir kaç gündür gündemde olduğu günlerde geçer.Geçmişe Yolculuk öyküsünde ölmüş eşinin yeğeniyle buluşan anlatıcının beraber akşam yemeği yemeleri anlatılır.Tuzak öyküsü kendi aklında,kendi hakkında mahkeme kuran birini ele alır.Mahkemeyi kuran ihtiyardır ve bir çocuğa tacizde bulunma düşüncesi nedeniyle kendini yargılar.Kısacası bu kitapta iki farklı öykü anlayışı yer alır.Biri kendi yaşamından izler taşırken,geriye dönüşler varken diğerinde kurmaca ön plandadır.
Siyah Beyaz öyküsü Turgat Uyar’a ithaf edilmiştir.
