GÜLEN POLİS

Sıradan bir akşamda sıradan dokuz kişi bir otobüste silahla taranır ve biri komadadır ve diğerleriyse ölmüştür.İçlerinden birinin kimliği tespit edilemezken ölenlerden biri polistir.

Edgar Ödülünü alan bir roman … İsveç tarihinin ilk toplu katliamı sonrasında başta Martin Beck olmak üzere ülkenin tüm iyi dedektifleri,araştırmacıları toplanırlar.

Serinin diğer kitaplarında olduğu gibi Gülen Polis kitabında da dönemin toplumuna bir eleştiri vardır.Kapitalizme kaymaya başlayan İsveç ‘in toplum yapısı ve dünyanın bu anlamdaki değişiminin İsveç’e yansıması polisiyenin aslında merkezinde yer alır.Sol düşüncenin varlığı romanda kendini hissettirirken karakterlerden biri olan Kollberg de zaten ideoloji olarak sol görüşü benimsemiş bir dedektiftir.

Seri genel olarak suçun toplumsal nedenini,nedenlerini araştırır.Suç ve suçlu arasında ilişkiye odaklanarak suçun kim tarafından ve nasıl işlendiğini çözmeye çalışır.Sisteme eleştiride bulunan serinin bu açıdan Balkondaki Adam kitabıyla başlayan eleştirel dili sertleşir.Ardından eleştiri serinin sonraki kitaplarında artar.Değinilen konuların eleştirisinin sertleşmesi Gülen Polis ile tamamen netleşir.

Maj Sjöwall ile Per Wahlöö kalemlerinin birlikteliğiyle ortaya çıkan seri,Per Wahlöö’nın ölümüyle aynı zamanda eşi olan Maj Sjöwall tarafından devam ettirilmez.Serinin son kitabı olan,ağırlıklı olarak Per Wahlöö’nün yazıp Sjöwall’ın editlediği Teröristler kitabıyla seri son bulur.

Zamanın akışta olduğu seride bir önceki kitapta eşi hamile olan Kollberg,Gülen Polis kitabında iki aylık baba olmuştur.Sakin ,mantıklı,işine bağlı,işinde çok titiz olan,kahve tiryakisi Martin Beck mutsuz ama bitirmediği evliliğini sürdürürken eve daha az gitmeye ve dışarıda daha çok çalışmaya devam eder.

hernevikitap tarafından yayımlandı

Her türden okuduğum kitapları yorumluyorum