Sanki her şey, özellikle siyasi değişim ve hem siyasete hem başka şeylere bağlı olarak toplumsal değişim 90’lardan sonra çok hızlandı.Savaşlar,göçler, artan yoksulluk, ekolojik dengede problemler, hukuk gibi ekonomi gibi her alanda adil olmayan sistem ve adaletsizlik…Kitap tam olarak hızlı değişimin, kişiler özellikle gençler üzerindeki etkisine değinir.Kitabın ana kahramanı gençtir ve bir sivil toplum örgütünde aktif görev almaktadır.
Genç, kendi kimliğini ararken, varlığının yerini bulmaya çalışırken bocalar.Bu bocalama onu sürekler.Yolculuk sırasında yaşadıkları, tanıştığı hayli gizemli kişiler gencin kendisiyle yüzleşmesine neden olur.Genç kadar kitabın her karakteri yaşadığı topluma yabancılaşmıştır.Fakat karakterlerin her daim umutları vardır.Hayata tutunmak için bir çaba gösterirler.
Kurgusal bir şehirde geçen roman bireyden ve bireyin kimlik arayışından yola çıkıp toplumsal bir eleştiride bulunur.Gencin aktif olduğu kuruluş için kaynak bulma çabası sırasında kuruma karşı olan güvenin şüphelerle sarsılması ,gencin kimsesiz gençlere yardım etme çabası ve bu çabayla eşzamanlı kendi iç yolculuğu romana yansıtılır.
ALINTI
Aklın yap dediğine insanın canı razı olmuyor, bizim güzergâh bu zıtlaşmanın tam ortasında.
