Cumhuriyetin ilk yıllarında geçen roman geriye dönüşlerle milli mücadele yıllarını da kapsar.Geriye dönüşler ile anlatılan zamanın iç içe olduğu roman,otuz beş bölümden oluşur.Amerikan Kolejinde okuyan Züleyha’nın Anadolu’ya yabancılaşmasını aşk zemininde işler.
Romanın ana karakterinin dönüşümüne,değişimine bir kaza neden olur.Geçirdiği kaza öncesi batı kültüründe yetişip kendini farklı bir yerde gören Züleyha kaza sonrası kendini başkalarından faklı görmemeye başlar .
Babasının ısrarıyla Anadolu’ya giden Züleyha aldığı eğitim sırasında her şeyi iç dünyasında romantizme dönüştürür.Bu durum aşkı algılayışına da yansır.Yusuf’la yaşadığı aşk ve evlilik kendi kurduğu romantizme terstir ve realist durumlarla çatışır.Romanda Züleyha’nın aşka bakışı ve haliyle aşkı yaşayışı değişime uğrar.Fransız romanlarının üzerine inşa edilen aşk ile Anadolu bireyinin aşkı ve çatışması,yaşananları şekillendirir.
Düz bir yerden bakıldığında bir aşk hikayesini barındıran roman,derinde batıyı uzaktan anlayan,bu algılayışla hayatına katan bireyle gerçekten batıyı gören ve Anadolulunun bozulmamış yanını taşıyan bireyin birlikteliğini ve çatışmasını içerir.
Romanın ana karakterlerinin isimleri Yusuf ve Züleyha’ya atıftır.
Roman adını Züleyha’nın aşka bakış açısından alır;“Zaten aşk denen şeyin , bu asırda manası kalmamıştı.O,eski romanesk zamanlara ait bir efsane,cüzzam gibi mikrobu ihtiyarlamış bir eski hastalıktı.”
