Çiçekler Büyür

Kardelen bana her daim en güçlü çiçek türü gelir.Soğuğa rağmen hayat bulup yaşaması etkileyicidir. Bahar çicekleri yaşatmak için her koşulu sağlarken,kardelen zor koşula rağmen var olur.Bir yandan da baharın müjdecisidir.Ah İlay… Sen de bir  kardelendin.

Özellikle 20. Yüzyılda bir milletin bir kesiminin esir oluşu,Türklere karşı yapılan zulmün acıları ve derinliği romanda aktarılır.

1970’lerde Sovyetler Birliği’nin etkisi altında kalan Bulgaristan’da geçen romanda başta İlay karakteri olmak üzere yoğun bir iç çözümleme bulunur.

İlay,ülküsü uğrana ve aşkı uğruna can verecek kadar güçlü bir kardelendir.Aşkı ise Mehmet Ali. Aşk varsa dünya kaidesi;sınamak ister.Dünya İlay’ı da Mehmet’i de sınar.Yaşadıkları ülkenin rejimiyle, uzaklarla,ideallerle,insanlarla sınar. Mehmet feda eden tarafta olurken İlay ise aslında aşkı uğruna da ülküsü uğruna da var olur,ne de olsa kardelenler her kış büyür.Romanın ortalarına yakın ülkü ve aşkını birbirinden ayırabileceğini,bu iki şey için ayrı ayrı ölebileceğini söyleyen İlay’a dedesinin karşılık olarak  “bu iki şey birbirinden ayrılmaz İlay, ruh iki ayrı şeyle hemhâl olmaz,varlık tektir” sözleri romanın sonundayken aklımdan geçti.

İlay’ın ülküsü Türkçülüğüdür. İlay,Bulgaristan’ın asimile etmeye çalıştığı Türklerden biridir.Ama o dedesinin anlattıkları ile hem karakterini inşa etmiş,hem de Türkçülüğünü korumuş bir kadın. Türkçülüğü uğruna aşkını kendi ellerinden alan bir kadındır.

Romanda yer alan 70’lerin kara lekelerinden bir konu bulunur;  Bulgar hükümetinin Türklere yaptığı baskı,zulüm.Savaş açmak her zaman topla,tüfekle,bombayla olmaz, İlay da aslında bir savaş açar.Tüm kanlı girişim ve baskılara karşı Türk olmasının gücüyle ve alay edercesine,sözüyle direnir.Ayaza direnen kardelen gibi Türk olduğu için uğradığı baskıya,daha çocukken okullarda Türkçe konuşulmasının yasaklanmasına direnir.Türkler için düzeltme kamplarının olduğu bir atmosferde büyür,Kur’an ve bayrağın evlerde saklandığı,Türk okullarının kapandığı,Türklerin falakaya yatırıldığı,dövüldüğü,başta doktor olmak gibi kendi emellerinin gerçekleşebilmesi karşılığında ve sosyalistliğini ölçmek için babasını vatan haini olarak tanımlamasının istendiği acı dolu bir dönemde yetişir,yaşar. Ama İlay her daim dik durur,ayaza karşı varlığıyla da yokluğuyla da kardelen olur açar.

ALINTILAR

Kişi, zincirlerini fark etmeyecek kadar tutsaklaşır mı?

Yaşadıkça her şey mümkün,çünkü umut,hep bir yerlerde yaşamaya devam eder.

Bildiğim bir şey var,korku bir baş verdi mi yüreğinde, sarmaşık gibi sarar insanı,sevgiye yahut başka şeye yer bırakmaz!

Sevdamız yedi renkli demiştim .Yedi rengin bunca tonu olduğunu bilememiştim.

 

hernevikitap tarafından yayımlandı

Her türden okuduğum kitapları yorumluyorum