Bir deniz yıldızı hikâyesi fakat bir değil birçok deniz yıldızını kumsaldan denize bırakan bir kadının ve etrafındaki kişilerin hayatı…
Atatürk sevgisini,Türklüğü, Atatürk’ün ve Türk kadınının ve cumhuriyetin değerini,Türk çocuklarını ve yeni neslin kıymetini,memleket aşkını,cumhuriyet için verilen emekleri ve cumhuriyet için duyulan vazife aşkını vurgulayan roman “iyilik” üzerine kuruludur.Halide Nusret Zorlutuna küçükken romanlarla tanışır ve onları çok zaman ayırdığı için evle ilgili sorumluluklarını aksatır.Annesi de ona roman yasağı koyar.Bunun üzerine yazar çok güzel ve bir o kadar da dokunaklı bir söz eder:“Benim içimde yaşadığım renkli geniş dünyam; Maceralarını kendileriyle beraber yaşadığım dostlarım elimden alınmıştı.Ellerim böğrümde,yabancı bir dünya içinde yapayalnız kalmıştım sanki.”Yazar ve şair ne kadar güzel ifade etmiş…Bu satırlar nereden aklımda kaldı hiç hatırlamıyorum.
Kitaba geçiyorum fakat yine yer yer kitap anlatımımı yazara ait ve yazarla alakalı şeylerle böle bilirim.
Yaşadığı köyde herkesin hayatına iyilikleriyle dokunan,bir yanıyla modern bir yanıyla gelenekçi bir kadının hayatı anlatılıyor.Bu hayat anlatılırken pozitif bir karakterin varlığıyla çevrenin ve o çevreye ait insanların da hayatlarının güzelleştiğini aktarıyor.Roman 1967 yılında geçerken duyarlı bir kadının etrafındakilerce nasıl sevildiğine de şahit olunur.
Milli Edebiyat akımı yazarlarından olan Halide Nusret Zorlutuna’nın romanda yarattığı dünya iyiliklerle donatılmış bir dünyadır.Her sayfa iyiliklerin olduğu bir dünyanın kapısı misali açılıyor.
Yazar çok değerli kalem Emine Işınsu‘nun annesi hatta Emine Işınsu adı edebiyatta ilk olarak annesinin Bir Devrin Romanı kitabında geçer:“Kars’ta bir ışık gibi Işınsu hayatımıza doğdu.” Halide Nusret Zorlutuna tasavvufa meraklıdır,beş vakit namaz kılar,İslamiyet’e hayrandır,bu özelliği kızı Emine Işınsu‘nun kalemine yansır.Emine Işınsu romanlarında hadisler paylaşır .Tasavvufi kişilerin biyografilerini yazar.
Halide Nusret Zorlutuna bir yanıyla muhafazakâr bir yanıyla da moderndir.İnkılapları yakından takip ederken ülkenin geleceği için Anadolu’yu gezerek öğretmenlik yapar. Muhafazakâr,gelenekçi yanı ve modern yanı yazarın yarattığı Büyükanne romanındaki ana karaktere adeta yansır.
Mütareke yıllarında yazdığı “Git Bahar”şiiri ona ün kazandırır ve Mütareke İstanbul’unu çok güzel ve gerçekçi biçimde aktarır.Düşman askerlerince vatan toprağının işgali sonrasında şair,gelen baharla bu durum arasında bir bağ kurar ve şiir çok ses getirir.Bu şiir bu romanda da yer alır.Zorlutuna romanında karakter aracılığıyla şiirine bir selam yollar.Ayrıca romanda benim hayran olduğum Tevfik Fikret’in Sis şiirinden de bir bölüm vardır.Bu arada bu şiir üzerine Abdülmecid Efendi resim yapar ve şaire hediye eder.Bu ayrıntılara girersem kitaptan bahsedemeyeceğim. Bu yüzden tekrar kitaba dönüyorum.Çocukları ve güzel olan her şeyi bir de tespihleri seven büyükanne üç çocuğa,yedi toruna ve doğurmadığı birçok çocuğa,gence sahiptir ve kendinden büyüklerin bile büyükannesidir.Bir köyü yaşayanlarıyla beraber güzelleştirir.Köye ve orada yaşayanlara ışık tutar.Eşiyle birlikte kurdukları çiftliğin ürünlerini satarak köye hizmet ederler.Ütopik bir köy yaratırlar. iyiliğin ve idealistliğin oluşturduğu bir köy,bir yaşam yansıtılır.Ayrıca roman çocuk psikolojisini de barındırır ki yazarın öğretmen olmasından dolayı bu ayrıntı çok güzel işlenmiştir.Yazarın öğretmen yanı romanda yer alır.
Osmanlı’nın son dönemine, Abdülhamid zamanında hürriyet mücadelesine,çocukluk yıllarında dönemin acılarına bu acıya sebep olan babasının sürgün yıllarına,Birinci Dünya Savaşı’na,İstanbul’un işgaline, cumhuriyetin kuruluşuna ve ilk yıllarına şahit olan yazar tüm bu dönemleri eserlerine yansıtır.Bu kitabında da bu dönemlerin izleri vardır.Romanın sonlarında yer alan Ankara gezisi adeta roman içinde bir gezi türüdür.
Kadın Yazarların Annesi unvanını alan yazar çok eşli evliliğe karşıdır.Kadın hakları savunucusudur ve kadın haklarını batıda değil Türk tarihinde arar.Romanda yazarın hayatından iz taşıyan başka bir ayrıntı da Çocuk Esirgeme Kurumu’nda yılarca hizmet vermesidir.Bu romanında ölülere,mezarlara çiçek yollamak,koymak yerine Çocuk Esirgene Kurumu’na para yatırmanın daha doğru olduğunu vurgular .
