BİR ÖLÜNÜN DEFTERİ

Mutluluğun başka bir hayat pahasına var olduğu ve içinde hayal kırıklığı, gurur,aşk,aradan çekilmenin yer aldığı ,olaylardan çok ruh tahlillerinin ağır bastığı bir roman.

Kitabın etkileyici yanlarından biri anlatıldığı dönemin Boğaziçi fotoğrafını çekmesi, yansıtmasıdır.Halid Ziya’nın dili ağırdır.En önemli nedeni kapalı bir sanat çevresinde yaşaması,dilinin de bu çevrenin ürünü olmasıdır.Dil bu çevrede aranır,bulunur,uygulanır.Yani dil bir atölye çalışmasının ürünü olur.

Yazarın bu romanı onun ilk dönemine, gençlik yıllarına aittir.

Romanda sıkça kullandığı bir aşk üçgeni vardır.Nigar‘a hem Osman Vecdi hem de Hüsam aşıktır.Nigar,Vecdi’nin halasının kızıdır.Vecdi çocukluğundan beri ,annesini kaybedişinin ardından,bir arada yaşamaya başlamalarından itibaren Nigar’la bir aradadır.Vecdi acıyla küçük yaşta tanışır,annesini kaybeder.Babası ile halasının yanına taşınırlar ve bir süre sonra babası da onu terk eder.Çocukluktan beri yan yana olan Vecdi ile Nigar’ın evlenme fikrini Vecdi’nin aklına sokan halasıdır.Aslında bu vakte kadar Vecdi, Nigar’ı sevdiğinin farkında değildir.Üzerine düşündüğünde ona aşık olduğunu anlar.

Daha çocukken okulda tanıdığı,okulda gördüğü ilk andan itibaren tavrından dolayı kendine yakın bulup arkadaş olduğu,okul haricinde halasının evine getirdiği arkadaşı,dostu Hüsam’a bu evlilik kararını danışır.Hüsam bu evliliği onaylar lakin yaptıkları farklıdır.Vecdi’nin ise yüzleşmekten kaçtığı fakat daha sonra yüzleşeceği her daim içinde taşıdığı bir şüphe vardır.Bu iki dostun yaşları büyüdükçe ve evlilik bahsi oluşmasından sonra Hüsam halanın evine gitmez.Vecdi’nin içindeki şüphe bu zemine inşa edilir.Nigar’ın Hüsam’ı tanıması, aralarındaki aşkın öğrenilmesi,Vecdi’nin aradan çekilmesi, Nigar’ın Hüsam ile evlenmesi,Vecdi’nin savaşa gitmesi,savaşta yaralanıp dönmesi edebi bir şölenle anlatılır.

Vecdi’nin Hüsam’a ikinizi de affediyorum diyerek ölmesi,Hüsam’ın Vecdi’nin dostuna yazdığı defteri okuması,Hüsam’ın bir mutsuzluk üzerine mutluluk kurduğunu anlamasını sağlar.

Vecdi’nin kendi ölümünü anlamasıyla yanına çağırdığı ve bıraktığı defter boyunca hitap ettiği kişi yirmi yıllık dostu Hüsam’dır.Bu defterde Vecdi’nin , aşktan nasıl feragat ettiği,ne kadar acı çektiği,aradan neden çekildiği,özellikle yaşadığı olaylardaki psikolojisi  kendisi tarafından anlatılır.

Aslında Vecdi’nin aşkı karşılıksızdır, Nigar başından beri Hüsam’a aşıktır.

Kitabın başında ayrıntılarla çizilen kasvet atmosferi,duygu olarak ağır bir şey okuyacağımızı adeta adım adım haber verir.

Roman özellikle başlarda anne kaybı, babanın terk edişi,çocuğun hala yanında ve yatılı okulda yeni bir hayata başlaması vb ayrıntılarla çocuk psikolojisine eğilir.Daha sonraki bölümlerde ümidin, bir aşktan vazgeçişin,sağlıklı bir insan olamayışın insan üzerindeki psikolojik etkilerini de işler.

Halid Ziya belli bir dönemden sonra kendi yazdıklarına olumsuz duygularla bakar.Gereksiz süslemelerin olduğu dilini eleştirirken Servet  Fünun dönemini de eleştirir ve kendi romanlarını sadeleştirir. Dil inkılabıyla bir zevk inkılabının da gerçekleştiğini belirtir.Oysa ki daha önce bu görüşün aksini benimsemiştir.Dildeki yenilik hareketinde 1908 lerde,yazı ve konuşma dilinin farklı oluşunun bir sorun olmadığını, İstanbul’da bir mahalledeki kadının konuşmasının bir yazı dili olamayacağını,halkın seviyesinin göre dilin ayarlanamayacağını halkın dilin seviyesine çekilmesi gerektiğini savunur. Ve Arapça,Farsça kelimelerin çıkartılmasının dile,estetiğe,edebi olana zarar vereceğini belirtir. Lakin daha sonra nasıl ki Türk soyu muhtelif soyların karışımı değildir,dili de oradan buradan toplamalı kelimelerle oluşamaz görüşünü benimser. Zamanındaki süs merakını, ağdalı anlatımını eleştirir. Cumhuriyetin yeni neslinin inkılaplarla kesip attığı geçmişinde onun kitapları da vardır.Zira zor anlaşılır.İleri zamanlardaysa hiç anlaşılmayacaktır. Yazar bunu görür.Yok olma tehlikesi ile karşı karşıyadır.Biraz da bu sebepten kendi yazdıklarını sadeleştirme çabasına girer.Üslup ile dili ayırır. Sadeleştirirken dile odaklanır.Dil değişse de üslubun  değişmeyeceğini ve doğrusunun da bu olduğunu savunur.

 

ALINTILAR

İnsanı zayıf bırakan ,kötü durumlardan çok işlerdeki belirsizlik halidir.

İnsan için en gerekli şeylerden biri hayaldir.

 

hernevikitap tarafından yayımlandı

Her türden okuduğum kitapları yorumluyorum