Annemin Uyurgezer Geceleri

Gabriel Garcia Marquez. “ Unutamamak en acı hafıza biçimdir” der.Unutmak gerçekten iyileşmektir. İyileşmenin yollarından biridir.Unutkanlık değil de ya unutamamak nedir?Bir hastalık mıdır,iyileşememek midir?Bir cezamı yoksa ödülümdür?Roman karakterlerinden Şehnaz, unutamamayı bir mahvoluş olarak görmez.

Ekonomi profesörü olan Şehnaz, kuralcı bir yapıya sahip,kontrolcü,öğretmen ve uyurgezer Ayhan Hanım’ın kızıdır. Şehnaz,annesinden bir gece uyurgezer haldeyken bir aile sırrını duyar.Bu noktadan sonra Şehnaz unutamama yetisi ile yaşamaya başlar.Bir daha zamanında yaşadığı hiçbir şeyi unutamaz.Özellikle uzun  süreli belleği çok fazla güçlenir.Çağrışım zinciri belleği ne zaman isterse o vakit durur.Önemli ya da önemsiz,sıradan ya da değil her hadiseyi en ince ayrıntısına kadar hatırlar.Uzun bir sure sonraysa belliğini istediği zaman durduramasa bile hatırlamaya istediği zaman ve istediği yerden başlar.Bu unutamama hali hem Şehnaz’ın kendisiyle yüzleşmesine hem de ailesindeki üç kuşak kadınlarının gerçek hayatlarına onu sürekler.O kadınlar ki travmalarla, mücadelelerle dolu bir hayat yasamışlardır…Kadın üzerine kurulu roman Osmanlı’dan günümüze uzanırken bu topraklarda kadını, bastırılmış duygularını,üzerinde kurulan baskıları,kadının ilişkilerini özellikle anne kız ilişkisini ele alır. Ayrıca Şehnaz’ın hayatında bir kadın daha vardır,o da yasak aşkının eşi Eyşan.Eyşan,aslında bir süre sonra, Şehnaz’ın iç hesaplaşmasında yer alır.Her şeyi hatırlama haliyle yaşadığı ölümler yüzünden barışır zira yalnız hayatını hatırladıkları doldurur.Şehnaz akademideki karayerine devam ederken de mutsuzdur,fakat bu yalnızlığından değildir çünkü Şehnaz yalnızlığını sever,yeni insanlara karşı tahammülü olmadığı gibi onlarla tanışma arzusu da yoktur.

Anneanne,anne ile büyüyen Şehnaz’ın yaşadığı yasak ilişki otuz yıl sürse de hiçbir zaman yolunda değildir,karşı tarafının belirlediği sınırlar içinde ilişkisini yaşar.Uğruna hayatını harcayacak kadar yasak aşkı E.’yi sevse de annesini sevdiğinden fazla sevmez.Yaşadığı bu ilişkinin hayli bir zaman sonra hastalıklı olduğunu da görür.Roman geriye dönüşlerle bu ilişkinin nasıl başladığını,değerlerini,seyrini Şehnaz’ın iç dünyasını aktarır.

Üç kuşak kadın aynı evde yaşar,anne ve benmerkezci anneanne eslerini erken yitirmişlerdir.Şehnaz’ın ise hayatında kopamadığı E. vardır. Üç kadının birbiriyle olan bağları etkileyici bir psikolojik zeminde ve tahlille anlatılır

Romanım en güçlü yanlarından biri de çağın fotoğrafını çekmesi,bazı konularda özellikle toplumsal bellekte tanılar koymasıdır.Fonda 12 Eylül önce ve sonrası,70’ler,Osmanlı’dan günümüze değişen “sınıfların ” özellikleri,üç kuşağı kapsayan zaman dizilimi yer alır.

Şehnaz’ın unutamama halinin psikolojik etkileri incelikle romanda işlenir.Şehnaz kokuları,dokunmanın yaratığı hisleri,tatları unutamadıkça en mutlu anları bile “yaşamak” değil hatırlamak olur.Hafızası özellikle koku ile uyarılan hafızası güçlü olan Şehnaz,malum geceden itibaren unutamamanın ağırlığını yaşar.

Romanın en çarpıcı ayrıntılarından biri de üç kuşağın hem soy özelinde,hem de coğrafya nedeniyle birbirlerine bıraktıkları “kadınlık miraslarıdır.” Ailede genetik aktarım kadar kaderin aktarımının da mümkün oluşu üzerine kurulu roman Ayfer Tunç kaleminden ve edebiyatımızda okuduğum en etkileyici romanlardan biri oldu.

hernevikitap tarafından yayımlandı

Her türden okuduğum kitapları yorumluyorum