EVET…AMA…SANKİ…

Her şeyden önce belirtmeliyim ki roman büyük bir merak uyandırarak başlar.Şaşırtıcı ve sarsıcı biçimde biter.Toplumun kadına biçtiği rollerden sıyrılıp kendi varlığını inşa etme halini anlatır.Roman,toplumun tabu olarak gördüğü şeyleri varoluş ve anlam arayışında yıkan bir ana karaktere sahiptir.

Cinselliği,karşı cinsi erken yaşta keşfeden,cinselliği yaşayan Ilgın, hayatında bir değişime girerken yola çıkmadan önce bu değişim için nereden başlayacağını bilemez.Evlidir ve korunaklı bir alandadır fakat bu alanda arayışa girer;kendine ait gerçeklerin arayışına…Eşi Sedat onun için koruyan,kollayan,gerekli anlamlarına gelir.

Annesini yedi yaşında kaybeden, gazeteci Seçkin ise kendini sıfır noktasında hissederken,monoton bir hayatın içindeyken birden hem okur için heyecan uyandıran,hem karakterin bir maceraya atılmasını sağlayan gelişmeler yaşar.Ofisine aldığı isimsiz bir mektup,Ilgım Halit’i izlemesini,mektubu yazan kişiye  gördüklerini rapor etmesini, karşılığında para teklifi barındırır. Seçkin,hem gazetedeki işini sürdürür hem de bu teklifi kabul eder ve Ilgım ile eşinin yaşadığı evi bir teleskopla incelemeye başlar.

Ilgım,bedeni varoluşun en somut göstergesi olarak kabul eder.Gelişim, var olma bedenle entegre olunursa gerçekleşir.Bedeni saklamak bütünselliği engeller bedeni saklamanın utanma ve reddedişi getirdiğini düşünür.Bu yüzden çıplak uyur,evin her odasının perdeleri açıktır.Seçkin,Ilgım ve eşinin evini gözlemlerken,Ilgım’ın hayatında herkesin tuhaf olarak adlandırdığı Ender’i görür.Ilgım ve Ender’in ilişkisini anlamlandıran,tuhaf bulmayan belki de sadece Ilgım’ın eşidir ki,Seçkin ve herkes için bu karışık bir durumdur.Bu durum yazımın başındaki tabu olarak görülen şeylerin yıkımı diye bahsettiğim ayrıntılardan biridir.Bu gözlem durumu tahmin edilme bir hal alırken kadının ve cerkeğin cinsellik üzerindeki düşünceleri ve cinselliği yaşamaları farklı bir bakış açısıyla işlenir.

Ilgım felsefi düşünceler barındıran bir kadındır,kurduğu hayatı tez ve antitezler zeminindedir.Seçkin ise bu süreçte görmek istemediği kendini görmek zorunda kalır.

ALINTILAR

Bildiklerimi yaşayamamak ruhumu kurutuyor.

Belki de hayat,soruları kabullenme sanatıydı.

Gelişimin en önemli göstergesi ,rahatsızlıktır.Rahatsızlık yoksa, gelişim de olmaz.

Belki de var olduğuna aydığın zaman,yok olman bir önem taşımıyordur.

Sevgi,şimdilerde insanların yalnızlıklarının kesişme noktasından öte bir hiçti. Benim yalnızlığım,seninkiyle buluştuğu an onu yadsıyabiliyorum,buna da sevgi diyorum.Kimse bunun farkına varmak istemiyordu,kimse dile getirmiyordu.Sevgi,derinlerde bir yerlerde keşfedilmeyi bekliyordu.

Biliyor musun,duyguların en çok boyutu olanı yalnızlıktır aslında.Onu kabul ettikçe çoğalır ve derinlerdeki sürprizlerini seninle paylaşır.

hernevikitap tarafından yayımlandı

Her türden okuduğum kitapları yorumluyorum