Ormandaki Canavar

Kısa bir öyküden oluşan kitap; bazen bir cümlesiyle beni uzun uzun düşüncelere sevk etti,bazen de yazarın ne anlatmak istediğini çözmeye çalışırken beni derin bir çabaya sürükledi.Kısa fakat benim için kolay okunan bir kitap olmadı. Hayatı yaşamamak hem de bir gün korkunç bir şey yaşayacağını düşünüp,o günü bekleyerek yaşamı ertelemek…John Marcher tam olarak bunu yapar.Kaderinde korkunç, büyük bir felaketin saklı olduğunu düşünür ve bu düşüncesini arkadaşı May Bartram ile paylaşır. May ile John Marcher,o günü beklemeye başlar. O gelecek olan felaketiyse canavar olarak adlandırır.May, defalarca Marcher’a sevginin o canavarı yok edebileceği fikrini aşılar lakin bu Marcher’da karşılık bulmaz.Marcher,takıntılı biçimde,bu telkini reddederek hayatını heba ederek geçirir.May Bartram’ın ölümü ile anladıkları ise; onca zamanın,aslında kendi hayatının bir anlamsızlığa vardığıdır,boşa geçtiğidir.Hayat Marcher’dan kendi seçimi, düşünceleri,hayatı yaşamaması nedenleriyle teğet geçmiştir.Oysa May Bartram ona karşı bir fedakârlık göstermiştir.John Marcher’ın trajik olanı bekleyişi o kadar ben merkezdedir ki;ne bu fedakârlığı görmüştür,ne de hayatı yaşamayarak kendi yaşamını heba ettiğini görmüştür.Kaçırdığı şey tüm insanların yaşadığı duygulardır.Beklediği o canavarın aslında bir gün çıkıp gelecek felaket düşüncesi ve o felaketi bekleme kararı olduğunu çok geç kavrar.

hernevikitap tarafından yayımlandı

Her türden okuduğum kitapları yorumluyorum