ANNEME MEKTUP

Bir kadının annesine yazdığı hayali bir mektup üzerine kurulu olan bu kitap,bir anlamda içinde derin bir hesaplaşma barındırır.Bu kitaptan bahsetmeden önce, yıllar evvel okuduğum Çöl Çiçeği kitabından biraz bahsedeceğim.Çöl Çiçeği otobiyografik bir eserdir ve kadın sünnetine karşı küresel bir farkındalık yaratmıştır.Waris, Somalili bir ailenin kızıdır; küçük yaşta sünnet edilir ve yine çocuk yaşta evlendirilmek istenir.Waris,kendi hayatını kurabilmek için doğduğu topraktan kaçar ve dünyaca ünlü bir model olur.Anneme Mektup kitabı ise Waris’in ünlü olduktan sonraki hayatında annesi ile hesaplaşmasını barındır.Aynı zamanda Çöl Çiçeği’nde anlattığı olayın travmasını da aktarır.Annesini geleneksel yönünü anlamaya çalışırken ve onu özlerken bir yanda da kızgınlığını dillendirir.Kadın sünnetinin bir anne kız ilişkisini nasıl zedelediği gözler önüne serilirken,aktivist yazar bu durumun psikolojiye yansımasını ele alır.Kitapta en çok, zamanında kaçmasına yardım eden annesine duyduğu sevgi vardır.Kendi geleneklerini reddettiğini düşünen annesinin yüzüne söyledikleri ve söyleyemedikleri,ona duyduğu sevgiyle yazdığı bu uzun mektupta bulunur.Bu mektubu,annesini Viyana’da son gördüğü günlerden birkaç ay sonra Güney Afrika’daki “sığınağı” olarak nitelendirdiği evinde yazar.Annesi ile son görüşmesi fırtınalı geçen Waris,mektubunun ilk satırlarında gelenek ile yeni olanın çatışmasını hayli acı biçimde aktarır.Beş deve karşılığında yaşlı bir adamla evlendirilmekten kaçan Waris kendi Afrika’sının bir kadınıyken;annesi,adetleri ve eski usulleriyle yaşayan,geleneğe bağlı Afrika’nın bir başka kadınıdır.Mektubun alt metninde hep bu çatışma yer alır.Olanlar,söylenenler, söylenemeyenler  ve sonucu belirleyen etkenler hep bu çatışmadan doğar.Annesi Waris’in giyim kuşamı da dahil olmak üzere köklerinden kopmuş olmasıyla itham ederken oysa Waris Somalili olmaktan gurur duymaktadır.Annenin geleneklerine bağlı oluşu,Waris’in ise gericilikle ve kadının yeri hakkındaki mücadelesi ,düşünceleri  var olan çatışmayı sürekli alevler.

Kitap aynı zamanda bir arayışı barındırır:“Nereye aitim,kök salabilecek miyim?”soruları bu arayışın temeliyken;soruların yanıtlarını bulan güçlü bir kadın satırlarda yer alır.

Aktivist olan yazarın Afrika için yaptıkları ve düşünceleri de kitap boyunca aktarılır. Özellikle Afrika için;kendi kendine üreten ve var olan, bunu kendine güvenen gençlerle yapacak olan ve dış yardımlardan ziyade kendi kendini yönetebilen bir düzenin kurulması gerektiği görüşünü  benimser.

Waris’in annesine yazdıkları yaşanan bir olaya, aralarında geçen bir konuşmaya ve anılara paralel olarak ilerler.

Kitap,annesinin kalbini tekrar kazanmak için çabalayan bunu yaparken birbirini bağışlamayı isteyen bir kadının hem anne kız ilişkisindeki emeklerini hem de Afrika’nın geleneklerine ,kadınlarını küçümseyen anlayışına,kıtanın sorunlarına karşı verdiği mücadeleyi anlatır.

Kitabın sonunda ek olarak Waris Dirie’nin 2004 yılında toplantılarda yaptığı konuşmalar yer alır.

ALINTI

Kaderinle yüzleşmemek demek onu elden çıkartmak demektir.

hernevikitap tarafından yayımlandı

Her türden okuduğum kitapları yorumluyorum