Sarsıcı bir roman.Kralın Laneti’ni sarsıcı kılan da insan doğasının, psikolojisinin karmaşıklığında sorularla gezinmesi ve pek yüzleşmek istenmeyecek gerçeklerle gezinmesi. İyilik ile kötülüğün insana yansımasını ve nedenlerini ve sonuçlarını işliyor.Roman gerçek iyiliği soruyor.Kendini tamamlayamamış olmaktan dolayı ortaya çıkan komplekslerle yapılan iyilik midir?Kayıtsızlık,kendi halinde olmak insanı iyi yapar mı?İnsanın içinde iyilik ve kötülük varsa ikisinden biri hangi“Kralın Laneti” yazısının devamını oku
Yazar arşivleri: hernevikitap
1989 George Orwell
Bir distopya, protesto, uyarı olan 1984 hakkındaki bu yazım yorum bölümüne taşacak.Neredeyse her distopyada olan dikta rejimi 1984 romanında da var.Rejimin diktatörü,hatasız olan,her evde,her yerde fotoğrafı bulunan,yaşanan iyi şeylerin tek kaynağı olan, Büyük Birader’dir.Posterleri altında BÜYÜK BİRADER’İN GÖZÜ ÜSTÜNDE yazar ve öyledir.Korku politikası ve tek güç insanları bastırmıştır.Bir süre sonra bu korku ile bastırılmışlık,insanlarca ilgilenilmez,“1989 George Orwell” yazısının devamını oku
Kristal Lanetli Kan
Masumiyetin de suçlar gibi kanıtlanması gerekebilir.Roman bana en çok bunu hissettirdi. İstanbul cinayet büro başkomiseri Nihat, Afrin’de ekibiyle pusuya düşürülen ve ensesinden yaralanan,sekiz ameliyat geçiren,ağır tedavi sürecinden geçen, konuşma yetisini kaybedip geri kazanan ve tedavi sonunda kendisini eskisi gibi yetenekli bulmayan İlhan’la çalışmak ister.İstanbul cinayet masasından gelen teklife karşılık İlhan hayatta harekete geçme kararı alır.Bu“Kristal Lanetli Kan” yazısının devamını oku
DÜŞMAN YARATMAK
Yazarın deneme türünde kaleme aldığı rastgele yazılardan oluşan, işlediği,üzerinde durduğu konulara hayli faklı perspektiften bakan bir kitap.Konular öylesine seçilmiş değiller.Rastgele tanımı da aslında öylesine yazılar anlamında değil.Bilakis üzerinde hayli disiplin kurulmuş,ince elenmiş sık dokunmuş düşüncelerden oluşur. Kitabın amaçlarından biri hem konuşanı hem dinleyeni eğlendirmesidir.Her yazının altında yazılma gerekçesi belirtilir.Üç farklı konuşmanın sentezi olan,kendini Tanrı’ nın“DÜŞMAN YARATMAK” yazısının devamını oku
Pitsim Garı
Uzay operası,distopya, ütopya bilim kurguda en çok sevdiğim alt kollardır. Roman hem ütopya hem de distopya içerir. İnsanın yaptığını başka hiçbir canlı yapmaz. Kendi cehennemini bile yaratabilir ki roman böyle bir yerin anlatımıyla başlıyor.Bu yerin adı Büyük Dünya.Anlamını yitirmiş kavramların olduğu,yaşamın anlamsızlaştığı,çok az kişinin duygu taşıdığı, genelde hissin olmadığı bir yer.İleri seviye teknoloji ve yönetimin“Pitsim Garı” yazısının devamını oku
Ürperti
Fantastik serinin ilk kitabı olan Ürperti’yi,Beklenti sonra Ebedi daha sonra da Günahkâr kitapları takip eder.Klişe bir konusu var;kurt adamlar. Bu klişe konunun içinde bir kurt adamla bir kızın aşkı işlenir bu aşkın merkezinde bağlılık,vefa, çaba bulunur.Diğer fantastik kitaplara nazaran duygusallığı hayli fazla olan bir kitap.Anlatımda mütemadiyen gerçek dünya ile orman arasında gidip gelme bulunur.Sam tıpkı“Ürperti” yazısının devamını oku
Perondaki Son Tren
Para … Bazen insanın en çok sınandığı şey.Hak yemedim,yemem diye diye yenilen haklar.Yahut gözünün içine baka baka, bir hayatı başka biçime sokacak kadar bile isteye yenilen maddi haklar.Bu maddi haksızlık yapılırken ekseriyet karşıdaki kişinin manevi hakları da görülmez.Hatta bu manevi haklar yenilen maddi haklara göre hayatları daha fazla etkiler.Roman karakterleri Asaf,Firuze,Firuzan‘ın hayatları en yakınları tarafından“Perondaki Son Tren” yazısının devamını oku
Kayıp Anahtar
Başlarda polisiye,ortaya doğru polisiye ve gerilim, sonlara doğruysa kendini tamamen gerilime bırakan ve zekice kurgulanmış bir roman. Ayrıntılar birleşirken beni kendine hayran bırakan bir kitap oldu.Alışılagelmiş polisiye kalıplarından uzak olan bu roman belli bir noktaya kadar katilin başta bilinmesinden mütevellit katilin peşindeki kişi cinayeti aydınlatacak mı, katili adalete teslim edebilecek mi sorularıyla ilerler.Oysa kitap sona“Kayıp Anahtar” yazısının devamını oku
KIRIK HAYATLAR
Yazarın diğer romanlarından hayli farklı olan bir eser.Hem konudan hem de bu farklardan bahsedeceğim.Daha önce yazarın birçok kitabını elimden geldiği kadar yorumlamıştım.Mai ve Siyah gibi birçok romanı Servet-i Fünûn’da dergi kapatılana kadar yayımlanır.Bu romanlardan biri de Kırık Hayatlar’dır.Yazarın son romanıdır.Diğer romanlarından farklı olarak Servet-i Fünûn‘da tefrika edilirken dergi kapatılır .Yarım kalan roman ilk tefrikadan yirmi“KIRIK HAYATLAR” yazısının devamını oku
Bir Hanımefendinin Ölümü
Ölüm ve ayrılık.Nedeni ne olursa olsun ayrılık zor, ölümse ayrılığın en acı hali.Yazar hem ölümü hem ayrılığı iki öyküde ayrı ayrı işler.Para para para … Neydi o şarkı?Varlığı bir dert yokluğu yara…Para ile olan bağları insanları tanımanın yollarından biri.Öykü paranın insanlar üzerindeki etkisini varlıklı bir hanımefendinin,bir annenin ölümüyle işler. Çocukları,çocuklarının eşleri o henüz hayattayken zaten“Bir Hanımefendinin Ölümü” yazısının devamını oku