İçinde gerilim taşıyan bir roman.Ah insanoğlu iyisini ister, sonra daha iyisini sonra daha fazla iyisini… Elbette herkes hayatının maddi ve manevi anlamda iyi olmasını ister, bunun için programlar yapar . (Ben maddi kısmında başarılı değilim) Fakat bir dur noktası olmalıdır.Kitapta yer alan çiftin ilk önce tanışmalarına,ardından nişanlanmalarına, sonra da evlenmelerine şahit oluruz. Evliliklerinde maddi olarak“” Her Şey Kızım İçin ” Romanı Üzerine” yazısının devamını oku
Yazar arşivleri: hernevikitap
Zavallı Necdet
Pempe Maşlahlı Hanım romanında yorucu bir gezinti sonrası Pembe Maşlahlı karakterinin keyifle okuduğu romandır.Karakter bir süre sonra Teehhül Âleminde’yi okur ve der ki “Nerede Necdet nerede bu! Arada dağlar var.”Evet,benim için de birçok kitapla arasında dağlar kadar fark vardır.Kitabı okumaya başladığımda her şey çok tanıdık geldi.Daha önce okudum da okumuş olduğumu unuttum mu diye kendime“Zavallı Necdet” yazısının devamını oku
Yaban Romanı ve Yakup Kadri Karaosmanoğlu
Yaban romanı köylünün durumu için aydın kesime sorar:“Bu viran ülke ve bu yoksul insan kitlesi için ne yaptın?Yıllarca onun kanını emdikten sonra ve onu bir posa halinde katı toprak üstüne attıktan sonra,şimdi gelip ondan tiksinmek hakkını kendinde buluyorsun.” Roman bu soru ve düşünceyi temel alır.Köylünün cehaletinin aydınların cehalet için çaba sarf etmeyişlerinden kaynaklandığını belirtir. Romanda“Yaban Romanı ve Yakup Kadri Karaosmanoğlu” yazısının devamını oku
Yoldan Düşme Zamanı
Yazarla İsabelle Severse kitabıyla tanışmıştım ve kalemine hayran olmuştum.Yoldan Düşme Zamanı güzelliğin karmaşa çirkinliğinse dinginlik getireceği gibi birçok düşünceyle güzellik ve çirkinlik kavramlarını sorgulatıyor.Bunu bir aşkla ve bir kişinin merkezinde ve bu kişinin etrafındakilerle kurduğu ilişkiler üzerinden yapıyor.Bahsettiğim aşk daha doğrusu yazarın kaleme aldığı aşk edebiyatımızdaki en ilginç aşklardan biri olabilir.Karşılıksız fakat bu karşılıksız duruma“Yoldan Düşme Zamanı” yazısının devamını oku
Halid Ziya Uşaklıgil Füruzan tiyatro oyunu
Topluma ve insana dönük bir bakış açısı yakalamak, batı romanının kurduğu dünyayı oluşturmak,edebiyatımızda Halit Ziya ile başlar.Onun açtığı bu yoldan toplumu tanımlayan ve tanıyan bir kuşak gelir.Füruzan,bir kadının aldatılmayı kabul etmeyişinin hikâyesidir.Hem gerçek hayatta hem de edebiyatta dik duran, güçlü kadın profilini bir erkek olarak çok seviyorum.Özellikle yazıldığı ve metnin anlattığı dönemi düşünürsek Füruzan karakteri“Halid Ziya Uşaklıgil Füruzan tiyatro oyunu” yazısının devamını oku
Orta Malı / Selahattin Enis
Son Saat gazetesinde Aralık 1925-Temmuz 1926 arasında tefrika edilen Orta Malı genel olarak anlatıldığı dönemin yozlaşmış yüksek sınıfını,bu sınıfın sürdürdüğü hayat biçimini anlatır.Bu anlatımın biçimi eleştireldir.Yazar yozlaşmanın, savrukluğun getirdiği kendiliğinden mizahı doğuracak ayrıntıları kullanmaz.Yazar durumu ciddi bir biçimde kaleme alır.Kıyaslarsak Hüseyin Rahmi Gürpınar bu yozlaşmaya ne kadar mizahla yaklaşırsa Selahattin Enis o kadar ciddi yaklaşır.Mevzu“Orta Malı / Selahattin Enis” yazısının devamını oku
Deniz Çağlar’ın yazmış olduğu Kamil öykü kitabı üzerine bir yazı .
Yaşadığımız salgın süreci edebiyatımıza, dünya edebiyatına ilk zamanlarda usul usul daha sonra hızla girmeye başladı.Son zamanlarda okuduğum deneme(Elif Şafak),öykü,roman, şiir kitaplarında sıkça rastladım.Pandemiyle ilgili sürecin içinde okuduğum Oya Bardar’ın 80 Yaş Zor Zamanlar Günlükleri kitabıydı.Deniz Çağlar’ın öykü kitabının giriş öyküsü olan Kâmil de pandemide yaşamına son veren, vefat eden 102 müzisyen anısına yazılan bir öykü.Yazar“Deniz Çağlar’ın yazmış olduğu Kamil öykü kitabı üzerine bir yazı .” yazısının devamını oku
Savaş Günlükleri
Yaşar Kemal ‘in sözü aklıma geldi “ah savaş , seni icat eden görmesin cennet .” Şu günlerde yine çocukların öldüğü bir savaş var .Kitap savaşla ilgili.Suriyeli yazar Memduh Hamâde yıllardır süren Suriye’deki savaşı insani açıdan işler.Kitabın merkezinde insan vardır.Kitapta, insanların göç hali,geride bırakılanlar,çocukların oyuncak yerine şarapnellerle oynamaları daha doğrusu oynamak zorunda kalışları, savaşın çocuk ve“Savaş Günlükleri” yazısının devamını oku
Berlin’in Nar Çiçeği
İçine kapanık ,kurallara ve sınırlara sahip ,iki çocuğu tarafından kendi hayatına terk edilmiş yaşlı bir Alman olan Frau Lemmer ile aynı apartmanda yaşayan işçi Türk ailesinin dostluğunu işler. Berlin ‘in Nar Çiçeği farklı kültürlere sahip insanların tüm önyargılara, Nazi mirası düşüncelere rağmen kurdukları samimi ilişkiyi vurgular.Yalnızlık kavramı yaşlı Alman kadın üzerinden , gurbet kavramı Almanya’nın“Berlin’in Nar Çiçeği” yazısının devamını oku
Dindar Helena
İçinde otobiyografik izler de barındıran günümüzün çizgi romanının başlangıcı sayılan Dindar Helena İkiyüzlülüğü, burjuva ahlakını hiciv ile aktarır.Ağır eleştirellere sahiptir.Wilhelm Busch bu eleştirileri çok zekice yapar. Kimi zaman isimlere kimi zaman anlatıma sakladığı ayrıntılarla eleştirilerde bulunur.Dili şiirsel olan kitap özellikle Katolik karşıtı kesimde yer bulurken evrensel olarak da dindarlık, çağdaş yaşam , bağnazlık kavramlarını işler.Gayet“Dindar Helena” yazısının devamını oku