Reşat Nuri Güntekin‘in kaleminin mizah yönüyle Değirmen adlı romanında tanışmıştım.Tanrı Misafiri kitabındaysa kaleminin mizah yönüyle olan yolculuğuma devam ettim. Tanrı Misafiri,toplumun birçok kesimini anlatan ve çoğu kısa olan hikâyelerden oluşuyor.Kitap genel olarak tebessüm ettirirken düşündüren hikâyeleri barındırıyor.Toplumun aksayan yönleri,devlet kurumlarının eskiyen yanları,içi boşaltılmış gelenekler ya da içine anlam katılmamış yenilik trajikomik biçimde aktarılıyor. Yazarın 1919“TANRI MİSAFİRİ” yazısının devamını oku
Yazar arşivleri: hernevikitap
Odalarda
Yakın denilebilecek bir zamanda Erdal Öz ile Zülfü Livaneli dostluğunu anlatan,ağırlıklı olarak Zülfü Livaneli’nin tuttuğu mektuplardan da oluşan,edebiyat tarihinizin önemli bir dönemine ışık tutan Sazın Teli Koptu kitabını okumuştum.Erdal Öz ile ilgili okuduğum son kitaptı.Fakat Erdal Öz’ün ilk romanı olan Odalarda’yı henüz okumadığımı fark edip hemen okumaya başladım. Odalarda’yı okurken ve bitirdikten sonra aynı hissi“Odalarda” yazısının devamını oku
Yeşil Bambu
Kasımpatı, Yeşil Bambu, Kiraz Ağacı,Nergis olmak üzere dört öyküden oluşan kitabın dili sadedir. Akıp giden öyküler felsefe içerirken masalsı bir anlatıma sahiptir.Yeşil Bambu yazarın hayatı ile örtüşür. Ayrıca bu öykü fantastik öğeler barındırır.Yeşil Bambu ‘da küçük yaşta anne ve babasını kaybeden, akrabaları yanında büyüyen ve tüm mal varlığını kaybetmiş,rızası alınmadan evlendirilen,çocukluğundan beri kendini kadim bilgilere“Yeşil Bambu” yazısının devamını oku
Begüm Elimde Olmayan Hayat
Begüm lise son öğrencisiyken banka şefi olan Ali ile yağmurlu bir günde yolları kesişir. Ali’nin Begüm’ü arabaya binmesi için davet etmesi ve Begüm’ün evine bırakılmasını kabul etmesiyle tanışırlar. Teyzesinin kızıyla evlendirilen, otistik çocuğu olan Ali, Begüm’ün peşine düşer ve usul usul onun hayatına girer. Begüm sevgisizliğin, ilgisizliğin , annesinin durumuna düşmek istemeyişinin etkisiyle Ali’ye tutunur.“Begüm Elimde Olmayan Hayat” yazısının devamını oku
Hayatta Kalma Alıştırmaları
Hayatta Kalma Alıştırmaları aslında tamamlanamayan bir serinin ilk kitabı . Yazar kitap içinde anlattıklarını yaşamıştır. Tüm anlatılanları, yirmi yılını sahte belgelerle yaşamış “kaçak”ın kaleminden okuruz . Ölüme, kahramanca ölümlere şaşırılmayan bir dönemi anlatan kitapta, işkenceler, toplama kampları,İkinci Dünya Savaşı, ,soykırım,kaçış , sahte kimlikler var. Kitap içinde yer alan işkenceye ait bölümler okurken beni hayli sarstı.“Hayatta Kalma Alıştırmaları” yazısının devamını oku
GERÇEK DIŞI
Mehmet Seyda dendiğinde aklıma ilk gelen kömür işçileridir.Zira kendisi de Ereğli kömür işletmelerinde bir dönem çalışır ve sonrasında bu durum,kömür emekçileri kalemine yansır.Özkan Çeliker,James Sulivan, Necdet Ası “bu isimler de kimler”,derseniz hepsi Mehmet Seyda’nın edebiyatta bir dönem kullandığı isimlerdir.Yazarın adını duyunca aklıma ikinci gelen şeyde hayli fazla olan bu mahlas durumudur.Memet Seyda kalemi dendiğindeyse hem“GERÇEK DIŞI” yazısının devamını oku
Gece Bülteni
Sonu bakımından hayli şaşırtan bir polisiye okudum.Olay kadar romanın karakterlerine de hayran kaldım. Komiser Kostas Haritos serinin ilk kitabı olan Gece Bülteni,hayli karışık bir cinayetin soruşturmasını içerir.Atina’da Arnavut bir çiftin katledildiği cinayetle başlayan karmaşa Haritos tarafından çözülmeye çalışılır. Romanda göçmen sorunları işlenirken gerçekleri saptıran,gerçeklerden uzaklaşan medyaya bir eleştiri vardır. “Beni yazar yapan Heybeliada’dır” diyen yazarın,roman“Gece Bülteni” yazısının devamını oku
Portre
Kitaplara, kahveye, sigaraya bağımlı, hiçbir işte tutunamamış, ölmek isteyip devam eden, tutunmak için yaşamayan, kaybetmeyi öğrenmeye çabalayan, kendi olmanın mücadelesini veren bir karakter sanki roman boyu bir kıvranma halindedir. Postmodern olan metin “kesik kesik “ olarak adlandıracağım bir duygu verir. Anlatımda da zaten kesik kesik bir üslup bulunur. Portre bir iç sancıyı aktarır. Bu“Portre” yazısının devamını oku
İstanbul’un Antika Tipleri
Mahmut Yesari,gözleme dayanarak yazan, yazarken saha çalışması yapan bir yazardır.İlk işçi konulu romanımız olan Çulluk romanını yazmak için Cibali’de (fabrikada) çalışan,Su Sinekleri romanını yazmak için konusuyla ilgili olarak sinemaya hayran gençlerle hayli vakit geçiren yazar, İstanbul’un Antika Tipleri kitabında 20. Yy’ın başındaki İstanbul’un şehir hayatı ve kendine has özellikleri barındıran tiplerini aktarır. İstanbul’un Antika Tipleri“İstanbul’un Antika Tipleri” yazısının devamını oku
RÜZGÂR YÜKSELİYOR
Karşı gelemedikleri kadere karşı ,kederle ve umutla yan yana duran bir çift.Romanda yaşananlar çok ağır, çok acı fakat anlatıcının mektupları- günlükleri yaşanan acıya karşın umut doludur. Keşke bu umut her acıya karşı beslenebilse ve keşke her umut gerçekleşebilse. Romandan yola çıkarak diyorum ki sevenler ayrılıkla sınanmasın, hele ölüm ayrılığıyla …Hasta bir kadın,yazar bir erkek. Birbirini“RÜZGÂR YÜKSELİYOR” yazısının devamını oku