SÜRÜKLENME

Sanki her şey, özellikle siyasi değişim ve hem siyasete hem başka şeylere bağlı olarak toplumsal değişim 90’lardan sonra çok hızlandı.Savaşlar,göçler, artan yoksulluk, ekolojik dengede problemler, hukuk gibi ekonomi gibi her alanda adil olmayan sistem ve adaletsizlik…Kitap tam olarak hızlı değişimin, kişiler özellikle gençler üzerindeki etkisine değinir.Kitabın ana kahramanı gençtir ve bir sivil toplum örgütünde aktif“SÜRÜKLENME” yazısının devamını oku

İvan İlyiç’in Ölümü

Tolstoy,1880’den sonra Hristiyanlıktaki ruhun ölümsüzlüğü düşüncesini,Ortodoks Kilisesini ,her türlü siyasi iktidarı yadsıyan Hristiyanlık anlayışı geliştirmeye başlar.Bu döneminde İvan İlyiç’in Ölümü’nü yazar keza Hacı Murat ,Diriliş kitapları da bu dönemine aittir.Tolstoy,Ortodoks Kilisesi tarafından kullanılan geleneksel terimleri gerçekçi terimlerle,kelimelerle yer değiştirerek kullanır. Yazar,genelde bir şeyi ismi ile anmaz.O şey ilk defa algılanıyormuş misali,bir olay ilk defa yaşanıyormuş“İvan İlyiç’in Ölümü” yazısının devamını oku

GÜLEN POLİS

Sıradan bir akşamda sıradan dokuz kişi bir otobüste silahla taranır ve biri komadadır ve diğerleriyse ölmüştür.İçlerinden birinin kimliği tespit edilemezken ölenlerden biri polistir. Edgar Ödülünü alan bir roman … İsveç tarihinin ilk toplu katliamı sonrasında başta Martin Beck olmak üzere ülkenin tüm iyi dedektifleri,araştırmacıları toplanırlar. Serinin diğer kitaplarında olduğu gibi Gülen Polis kitabında da dönemin“GÜLEN POLİS” yazısının devamını oku

Dolmuş3099

Kitap, aşkın nerede, nasıl yaşanacağı kayıtlı bir matematiksel işleme döndüğü, bebeklerin hem cinsinin hem de özelliklerinin seçilip yaşama getirildiği, her işi robotların yaptığı, günlük olaylara harcanan zamana engel olmak için hesaplamaların yapılıp harcanan zamanın en aza indirgenmesinin sağlandığı bir düzenden bahseder. Ayrıca seslerin kontrol altına alınıp yazının unutturulduğu ,her gün konuşulanların kayıt altına alındığı bir“Dolmuş3099” yazısının devamını oku

Unutma Beni Apartmanı

Annesi tarafından terk edilen,babaannesi tarafından yetiştirilen Süreyya ile beraber annesinin neden onu terk ettiğini anlamaya çalıştım.Süreyya, annesiye ilk kez kırk üç yaşındayken telefonda konuşur.Bu iletişimden sonra ilk anda ne hisstiğini bile bilmeyen Süreyya hayatını gözden geçirir.Yapılan bu telefon görüşmesinde bildiklerinin ne kadarın doğru olduğunu,sırları öğrenir ve her şeyden önce neden terk edildiğini… Eşya almakta, sahiplenmekten“Unutma Beni Apartmanı” yazısının devamını oku

BALKONDAKİ ADAM

Martin Beck,eşiyle olan sorunlarından dolayı evden uzaklaşmak için dışarıda hayli çalışan,az uyuyan,çalışmalarında çok titiz davranan tam bir görev adamıdır.Bu özellikler onun başarısını doğuran ayrıntılardan bazılarıdır.Detaycı oluşu onu ayrıcalıklı kılar.Serinin üçüncü kitabı Balkondaki Adam’dır.Serinin en güzel ayrıntılarından biri karakter olarak birbirine zıt olan kahramanların ilişkileri,çatışmaları, birlikte yol almalarıdır.Martin Beck,çok az uyurken Martin Beck’in en yakın arkadaşlarından“BALKONDAKİ ADAM” yazısının devamını oku

Yaratıcı Drama

Yaratıcı drama eğitmeni,İstanbul’da drama kültürünün ilk adımını atan,eğitim bilimci,Çağdaş Drama Derneği İstanbul şubesinin ilk başkanı olan  Mete Akoğuz’un Yaratıcı Drama kitabının önsözünü,yaratıcı dramanın İnci San ile beraber Türkiye’deki ilk öncülerinden olan Tamer Levent yazmıştır. Dramanın Türkiye’deki teorisini oluşturan İnci San ve Tamer Levent’in yaratıcı dramının Türkiye’de temellerini atmasına birebir şahit olan ve birinci elden dramanın“Yaratıcı Drama” yazısının devamını oku

Siyah Beyaz

Kitap,körelen bir dünyada yaşananları,benliğin yitişini yansıtan,yazarın kelimelerini iyice damıttığı genelde kısa öykülerden oluşur.Siyah Beyaz kitabında öyküler birer sürüklenme ve sonunda ucu açık yalnızlıklar barındırır.Aslında Siyah Beyaz kitabı,Dost  ve Yaşamasız’ın ardından gelen ve Vüs’at  O Bener’in kendine has öykücülüğünün varış noktasıdır.Siyah Beyaz sonrası Mızıkalı Yürüyüş,Kara Tren yapıtları üretimine eklenir. Yazmaya 1950’lerde başlayan Bener,her öyküsünü zaman,mekan,yaşam üzerine“Siyah Beyaz” yazısının devamını oku

Duman Olan Adam

Martin Beck’in çalışma arkadaşlarından olan Gunvald Larsson kendisinin aksine çok tembeldir. En azından Martin Beck onu hep böyle tanımlar. Uzun zamandır beraber çalıştığı arkadaşları Kollberg ve Melander ise Martin Beck için önemlidir.İlişkileri çok kuvvetlidir. Melander,her gün on saat uyurken,doğuştan dedektif olan,çok güçlü gözlemci olarak tanınan ve ayrıntı dolu gözlemlerini biriktiren Martin Beck ise neredeyse hiç“Duman Olan Adam” yazısının devamını oku

BU BÖYLE YARIM KALMAYACAK

Serinin ilk kitabı olan Angeliki ile Mehmet‘in aşklarının engeller karşında ve yaşanan trajediler içinde ne olacağını merak ederek bitirmiştim.Sirkeci Garı’nda.Birinci kitapta yer alan Maksim Gazinosu’ndaki Gönül Yazar’ın,meyhanedeki plaklarda çalan Zeki Müren’in,Müzeyyen Senar’ın,Safiye Ayla’nın,rebetikoların,kırılan camların,Beyoğlu’nun,roman karakterlerinin hıçkırıklarının ve kahkahalarının kulağımda kalan sesleriyle,içimdeyse bir buruklukla hemen serinin ikinci kitabı olan Bu Böyle Yarım Kalmayacak’a başladım. “Sen benim“BU BÖYLE YARIM KALMAYACAK” yazısının devamını oku