Türk şiirinde ilk mensur şiir örneklerini veren yazar,edebiyat dışında öğretmenlikte yapmıştır.Kız ve erkek rollerinde daha küçük yaştayken sahneye çıkan(Mınakyan topluluğunda) ve o zamanlar çok ünlü olan Eliza Binemeciyan’a edebiyat dersleri vermiştir. Kitabın içindeki öykülerin neredeyse hepsi mutsuz bir sonla biterken, her biri bittiğinde hüznü hissettirir. Kitap, yüklü hüznü hayli betimleme eşliğinde işler.Kitabın en uzun hikâyesi“BİR YAZIN TARİHİ” yazısının devamını oku
Kategori arşivleri: Genel
ÖYKÜ YAZMA TEKNİKLERİ
Kitap, yazı ve yazınsalı, yazı ile yazınsal arasında köprü olan şiirsel imgeyi irdeleyerek başlar. Şiiri tanımlayan kitapta şiirin tanımlarından biri şöyle yapılır ve etkileyicidir: “şiir, bir büyücünün bize sunduğu gizemli bir kokudur. Bu koku sayesinde başımız döner kendimizden geçer, gerçekliğin arkasında yatan daha gizemli, kimsenin bilmediği bir gerçeğin sırrına ereriz. Biz her zamanki tavrımızla olduğumuz“ÖYKÜ YAZMA TEKNİKLERİ” yazısının devamını oku
Unutulan Yurttaş
Kitap içinde yer alan on öyküden ilki kitabı adını veren Unutulan Yurttaş’tır. Seyit Efendi ve oğlunun hikayesi taşranın kasvetli kendini yenileyen ve bir beklentinin durağanlığı atmosferinde işlenir bazı öykülerden bahsedeceğim.Bir yanda gurbetin koşturması bir yanda bitirilmesi gerekli zor bir test, bir yanda büyük bir şehirde var olma çabası ve oyuncuların gittiği bir kafe… Büyük kente“Unutulan Yurttaş” yazısının devamını oku
Mendil Altında
Siyaset hayatını ve edebiyat hayatını birbirinden ayırmak için Divan ve Halk edebiyatında kullanılan “mahlas” kullanmıştır.Öykü ve romanlarında bir ideal,ideali arama vardır ve toprak medeniyeti anlayışını benimser.Yani sanayi medeniyetinin gelip geçici olduğunu düşünür.Mutlu bir ülkenin de insanların arasındaki sevgi bağıyla olacağını düşünür. Yazdığı hikâyeler genel olarak ilk defa dergi ve gazetelerde yayınlanmıştır.Daha önce romanlarının hepsini ve“Mendil Altında” yazısının devamını oku
O Sonbahar, O Kış
Birey ve toplum ilişkisini yansıtırken merkezinde insan olan öyküler, ülkenin çok yakın geçmişindeki hadiselere dokunur.Kitap içinde on öykü bulunur.Her öyküde kenarda duran, durmak zorunda bırakılan insanlar vardır.Her biri farklı yaşam tarzına sahiptir. Ortak noktalarıysa hayatın içinde yaşam hakkı aramaları ve bu hakka karşı bir savaş vermeleridir. Fakat bu savaş öyle çok eylem içermez.Hepsi hüzünlü, hepsi“O Sonbahar, O Kış” yazısının devamını oku
Timsah
Hayli absürt ve bir o kadar trajikomik olan bir olay kara mizahla aktarılırken, kitap hayli gerçekçi biçimde de Rus toplumundaki yabancılaşmaya ve Rus toplumunun Batıya olan hayranlığına dikkat çeker. İvan Matveiç,sergilenen bir timsahı görmek için gittiği sergi yerinde timsah tarafından yutulur. Timsahın içinde hayatını sürdürür.Eşi Elena,onu kurtarmak için bazı kişileri araya sokarken,ilk tepkisi timsahın yarılmasını“Timsah” yazısının devamını oku
GERÇEK HAYAT
Romanda Suat Derviş,Cahit Uçuk,Fatma Aliye ile karşılaşmak hem şaşırtıcı hem de çok güzeldi.Elbette tesadüf eseri seçilen kadın yazarlar değil.Bu isimler romanın ana vurgusuna hizmet eder.Sadece hayatta değil, edebiyatta da erkek egemenliği bu üç önemli yazarla vurgulanır.Leyla,hakikat ile hayal arasında ama hayli ağırlıklı olarak kendi yarattığı hayal dünyasında yaşayan,yaşamayı değil okumayı seçip ne bulursa okuyan,Çukurcuma’da eski“GERÇEK HAYAT” yazısının devamını oku
Yaratıcı Drama ve Müze
Sanat tarihçisi,yaratıcı dramanın Türkiye’deki ilk temsilcisi ve eğitimde yaratıcı dramaya ömrünü adamış İnci San’ın,Yaratıcı Drama ve Müze kitabı,hem konu ile ilgili bir kaynak hem de konuyla yakından uzaktan ilgilenenler için keyifli bir kitaptır. Geleneksel Türk Tiyatrosu incelemeleri,kitabın ilk sayfalarını oluştururken tiyatro ve drama arasındaki farklar ilerleyen sayfalarda kapsamlı bir biçimde ele alınır. Yaratıcı dramanın tarihçesi“Yaratıcı Drama ve Müze” yazısının devamını oku
Eylül
Yazar,1900 yılında Servet-i Fünun’da yayımlanan romanını ustam dediği Halit Ziya’ya ithaf eder. Mehmet Rauf, meşrutiyetin hemen ardından Mehasin adlı renkli kapaklı aylık bir dergi çıkarır. Bir yıl ömrü olan derginin ardından yıllar sonra Süs dergisini çıkarır.Mehasin ve Süs kadın dergileridir.Süs, rakiplerine karşı yenilir. Gönlünde her daim tiyatro eseri yazmak yatar;çok dener fakat hep başarısız olur.Amca“Eylül” yazısının devamını oku
DOKTOR MOREAU’NUN ADASI
İnsan eliyle ne yapılırsa yapılsın doğa her zaman kendine döner .Kendine aykırı olana bir süre uyum gösterse de uzun vadede ve nihayetinde o kendine aykırı olanı iade eder ve özüne döner. Doğanın kanunları üzerine koyulan,hele korku ile sürdürülmeye çalışılan her kanun, her düzen bir süre sonra kendiliğinden geçersizliğini ilan eder.Evet,insan dener,bilimle dener durur,hatta başarır; lakin“DOKTOR MOREAU’NUN ADASI” yazısının devamını oku