Bilim kurgunun en ayrıcalıklı örneklerinden birini okudum.Yazar 2000’li yılların tasvirini 1900’lerin başında yapıyor.Genel bir tasvir değil,bir konuya odaklı ve bahsedeceğim. Hayli teknik detaylar vererek havacılığın /ulaşımın 2000’li yıllardaki konumunu anlatan,ne denli önemli olacağını belirten roman ulaşımım gelecekteki (yani günümüzdeki)yerine de öngörüde bulunur.İleride teknolojinin sosyal yaşamdaki etkisinin ne denli olacağını vurgular.Yazarın kurduğu dünya gerçekleşmiş midir,bunu okuyunca“Gece Postasıyla romanı incelemem.” yazısının devamını oku
Kategori arşivleri: Genel
Şık romanı hakkında .
Ahmet Mithat Efendi’nin “oğlum doğru söyle kim yazdı bu romanı?”dediği Hüseyin Rahmi Gürpınar’ın Şık romanını Ahmet Mithat Efendi Tercüman-ı Hakikat‘ta tefrika ettirir ve henüz on sekiz yaşında olan yazarın yeni eserler vermesi için yazarı yönlendirir.Romanda yer alan son söz bölümünü de genç yazara yardım amacıyla Ahmet Mithat Efendi bizzat kendisi yazmıştır.Naturalist yazarlarımızdan olan Gürpınar’ın Şık“Şık romanı hakkında .” yazısının devamını oku
Yedinci Gün kitabı ve Orhan Hançerlioğlu
Ömer dışarıdan bakıldığında kusursuz bir yaşam içindedir.Lakin gençken yaptığı tercihin sonuçlarını yıllarca içinde,bilincinde biriktire biriktire kırklı yaşlarında iç sıkıntısı duymaya başlar.Ömer bakanlıkta memur ve düzenli bir aile hayatına sahiptir.Sahip olmadığı şey ise sıradanlığın dışındaki şeylerdir.Zaten sıradanlık hissi birini rahatsız esiyorsa o kişinin kulağına sıradanlık bir şey fısıldar.Ömer’e de bir ruhsal patlama sonrasında tek gidiş yönü“Yedinci Gün kitabı ve Orhan Hançerlioğlu” yazısının devamını oku
” Köstebek Yolları ” Öykü kitabı üzerine incelemem
Kendini arayan,içe dönük ve kendiyle konuşan karakterler kendilerini bulmaya çalışıyorlar. Bu kişiler hayatın içindeki kişiler ,bizim de okur olarak hayatın içinde bir biçimde rastladığımız, belki de en yakınımız olan kişiler. Karakterler bir yön,bir yol arıyorlar.Varacakları yeri biliyorlar ama yönü tayin etmeye çalışıyorlar.Öykülerdeki karakterlerin duyguları ortak noktalarımızdan, ortak duygularımızdan oluşuyor; özlemek, terk ediş ve terk edilişlerin“” Köstebek Yolları ” Öykü kitabı üzerine incelemem” yazısının devamını oku
Hicran Gecesi ve Güzide Sabri romanları üzerine bir yazı .
İhanet,yasak aşk,kıskançlık ve kaçan kovalanır üzerine kurulu bir roman.Aşkın bin bir halinden biri olan imkânsız aşk nedenleri ile romanda işlenirken romanın en ilginç yanlarından biri yasak aşka kalbini veren Serap’a kızamamak oluyor.Roman melodram yanı kadar dönemin salon hayatını yansıtmasıyla da gerçekçi bir yana sahip.“İnan bana sevgi yoktur bugün, ihtiras,zevk,eğlence,işte aşkın yerini alan şeyler.”Romanda geçen bu“Hicran Gecesi ve Güzide Sabri romanları üzerine bir yazı .” yazısının devamını oku
Balzac ,Bilinmeyen Şaheser incelemesi ve edebiyat ile resim üzerine düşüncelerim
Realizm temsilcilerinden olan Balzac’ın,Bilinmeyen Şahaser kitabının içinde Picasso’nun gravür ve desenleri var.Balzac bu öykü ile birçok sanatçıya ilham kaynağı olmuştur.Kitaptan bahsetmeden önce belirtmek istediğim bir ayrıntı var.Balzac yazarlığı kadar bir resim tenkitçisidir.Zira Zola’da öyledir.Resim tenkitiyle uğraşan yazarın bu özelliği eserlerine yansır.Ayrıntılar vermesi,uzayan cümleleri ve bu romanda olduğu gibi resimle ilgili konuya hakimiyeti resimle ilgilenmesinin sebebidir.Edebiyatımızın“Balzac ,Bilinmeyen Şaheser incelemesi ve edebiyat ile resim üzerine düşüncelerim” yazısının devamını oku
Elif Şafak’ın Kayıp Ağaçlar Adası romanı üzerine bir inceleme
Kıbrıs,dört tarafı acılarla kaplı yara parçası.Ne kadar çok acı var dünyada ve neredeyse hepsi insan icadı ve hepsini insan yazıyor insan siliyor.Sonra tekrar yazıyor.Tarih tekerrürden ibaretken acılar da kendini tekrar ediyor.İnsanın insana yaptığının kaynağında genelde daha fazlasını kendi payına almak var.İktidar,daha çoğu,güç uğruna yapılan savaşlar neticesinde ait olduğu yerden,kökünden koparılan hayatlar kayıp yaşamlar ve eksiklik“Elif Şafak’ın Kayıp Ağaçlar Adası romanı üzerine bir inceleme” yazısının devamını oku
Kaplanın Sırtında kitap yorumum .
Bir iddiaya dayanarak tahttan indirilmesinin resmi gerekçesi “kitap yakmak,imha etmek”olan Abdülhamid’in sürgün yıllarını okudum.Ha’l fetvasındaki tek gerekçe bu değildir.Gerekçeler kimine göre iftira kimine göre de gerçektir.Görse Zülfü Livaneli’nin bir yönünü ayrı bir yere koyamayacağım gibi okuduğum kitaplarınndan herhangi birini ayri bir yere koyamıyorum.Benim için hepsi aynı beğeni ve değerde .Yönetmen,şarkı yazarı,şair, yorumcu/şarkıcı,romancı,aydın , gazeteci,fikir adamı,insan“Kaplanın Sırtında kitap yorumum .” yazısının devamını oku