EUGENIE GRANDET

Balzac,kahve ve çay tiryakisidir.Büyük kitlelere ulaşmış bilinen ilk Fransız kadın yazarı George Sand, Balzac’ı evine davet eder.Balzac,George Sand’ın içtiği nargile ile tanışır ve artık sadece çay ile kahve değil nargile tiryakisi de olur. İnsanlık Komedyası Balzac’ın tamamlayamadığı bir çalışma olsa da tamamlanabildiği kadarıyla bile kusursuz bir çalışmadır. Bu çalışma üç ana bölümden oluşur.Töre, Felsefi, Analitik“EUGENIE GRANDET” yazısının devamını oku

Alo Harika Hanım, Nasılsınız?

1950 kuşağı yazarlarından Tarık Dursun K,bu romanında kadın erkek ilişkisini,insanın yalnızlığını,iletişimi,birbirine neye göre yabancı olunduğunu bir kadın ve bir erkeğin telefon konuşmaları üzerinden ve ağırlıklı olarak diyaloglar ile anlatır. İnsanı anlatma çabası merkezdedir.İkinci Dünya Savaşı sonrasında insanlar yalnızlaşmış,savaş yorgunluğu ile başta kendine olmak üzere birçok şeye yabancılaşmıştır. Romanda da bu belirttiğim atmosfer yer alır.Toplumsal gerçekçi“Alo Harika Hanım, Nasılsınız?” yazısının devamını oku

Gece Bülteni

Sonu bakımından hayli şaşırtan bir polisiye okudum.Olay kadar romanın karakterlerine de hayran kaldım. Komiser Kostas Haritos serinin ilk kitabı olan Gece Bülteni,hayli karışık bir cinayetin soruşturmasını içerir.Atina’da Arnavut bir çiftin katledildiği cinayetle başlayan karmaşa Haritos tarafından çözülmeye çalışılır. Romanda göçmen sorunları işlenirken gerçekleri saptıran,gerçeklerden uzaklaşan medyaya bir eleştiri vardır. “Beni yazar yapan Heybeliada’dır” diyen yazarın,roman“Gece Bülteni” yazısının devamını oku

PERVANELER

Pervaneler roman olduğu kadar bir makaledir.Yazarın bir tezi vardır.Bu tezi anlatıcı olarak savunur.Sürekli kabul ettirme hali bulunur.Hem eğitimde,hem aile yaşatışındaki Batılılaşmanın olumsuz etkilerini anlatan bir romandır.Milli edebiyat dönemi yazarlarımızdan olan Müfide Ferit Tek bu romanında bir tez ortaya koyar.Cumhuriyetin ilanından hemen sonra basılan romanın vurguladığı bir konu vardır ki,güncelliğini korumaktadır:Bir millet için olabilecek en büyük“PERVANELER” yazısının devamını oku

Asabi Kız / Sabiha

Falaka’da dönemin eğitimini meydanlardaki eğlencelerini ,dönemin gekeneklerini anlatan, Leyal -i Iztırab ve Meşakk-ı Hayat kitaplarında dönemin kadın erkek ilişkilerini, köşk hayatını anlatan,Şehir Mektupları kitabında Abdülhamid dönemini adeta fotoğraflayarak ve içine mizahı da dahil ederek şehrin aksayan yanlarını yansıtan Ahmet Rasim,bir yanıyla da bir İstanbul anlatıcısıdır.Yazar gerçekçidir.Halkı bilgilendirme çabasındadır. Bunu en çok Şehir Mektupları’nda görürüz.Çocukluk yıllarını“Asabi Kız / Sabiha” yazısının devamını oku

2000 Yılın Sevgilisi

Metafizikten yararlanmış bir romandır. Yüz ellilikler listesinde yer alan İstanbul’ dan ayrılıp sürgüne giden,çıkan afla yurda geri dönen yazarın Halep’te yazdığı Yezidin Kızı ve yurda döndükten sonra yazdığı bu Bizim Hayatımız kitaplarını daha önce okuyup paylaşmıştım. Okuduğum ve henüz paylaşamadığım İstanbul’un İçyüzü sürgün edilmeden önce yazdığı tek romandır. 2000 Yılın Sevgilisi ne yazık ki geç“2000 Yılın Sevgilisi” yazısının devamını oku

İvaz

Salim Karacan, uluslararası olmak üzere yazdıklarıyla ödül almış bir yazar ve gazetecidir.Başta yayınevleri olmak üzere herkes otobiyografisini yazması konusunda ısrar etse de yazar,bu ısrarlara karşı uzak durur,ta ki belli bir zamana kadar. Kendi hayatını yazmaya karar verdiğinde bir yüzleşme,kabullenme, geçmişi ve bugünü görme hali başlar. En çok her insanın içinde olan karanlık odalarıyla karşılaşır.O odalara“İvaz” yazısının devamını oku

BİR ÖLÜNÜN DEFTERİ

Mutluluğun başka bir hayat pahasına var olduğu ve içinde hayal kırıklığı, gurur,aşk,aradan çekilmenin yer aldığı ,olaylardan çok ruh tahlillerinin ağır bastığı bir roman. Kitabın etkileyici yanlarından biri anlatıldığı dönemin Boğaziçi fotoğrafını çekmesi, yansıtmasıdır.Halid Ziya’nın dili ağırdır.En önemli nedeni kapalı bir sanat çevresinde yaşaması,dilinin de bu çevrenin ürünü olmasıdır.Dil bu çevrede aranır,bulunur,uygulanır.Yani dil bir atölye çalışmasının“BİR ÖLÜNÜN DEFTERİ” yazısının devamını oku

ROMAN

Kitap,gazeteci olan yazarın roman türündeki tek üretimidir.Gezi edebiyatı ve anı türü kalemini daha çok tanımlar. Kitap bir eleştiri romanıdır.Cumhuriyetle gelen değişimlerin topluma yansımasını ele alır.Bir yanıyla denemeyi de  barındıran romanda 1930’ların sosyal yaşamının fotoğrafı çekilir. Köşklerden apartman dairelerine geçen yaşamlar,dönemin sahilleri  ve bu sahillerdeki kişiler, plajlarda bronzlaşma  modasının bize nasıl geçtiği, zamanında şeriata uyduramadıklarını  demokrasiye“ROMAN” yazısının devamını oku

PAKİZE

Yayınevinin “Türk Edebiyatında Tefrika Roman Tarihi 1831-1928” projesine ait birçok kitabı okudum.Proje zamanında tefrika edilip sonra kasıtlı ya da kasıt olmadan kitaplaştırılmamış, unutulmuş,unutturulmuş tefrika eserleri günümüze ulaştırıyor.Yayınevi bu projede bazen hiç bilmediğimiz yazarlarla bizi tanıştırırken,bazen de yakından tanıdığımız bir yazarın daha önce karşılaşmadığımız bir eseriyle buluşturuyor.Proje sayesinde Türk edebiyatı tarihinde adı geçmeyen pek çok yazar“PAKİZE” yazısının devamını oku