BEKLE BENİ

Yazdığı her şarkıya bet sesimle eşlik ettiğim,yazdığı her satırı kana kana okuduğum,yönetmenliğini ve yapımcılığını yaptığı,senaryosunu yazdığı her filmi usanmadan birçok kez izlediğim,milletvekilliğinde heyecanlandığım,köşe yazılarını merakla beklediğim,bu coğrafyanın aydını,entelektüeli,vicdanı Zülfü Livaneli’yi çok seviyorum.Bu roman kendisinin deyimiyle bir saygı duruşuysa bir okur olarak bu romanın her satırını okuyarak ben de Denizlere,Yusuflara,Hüseyinlere,68 kuşağına,ülkemin nice aydınlarına Livaneli sayesinde saygı“BEKLE BENİ” yazısının devamını oku

Annemin Uyurgezer Geceleri

Gabriel Garcia Marquez. “ Unutamamak en acı hafıza biçimdir” der.Unutmak gerçekten iyileşmektir. İyileşmenin yollarından biridir.Unutkanlık değil de ya unutamamak nedir?Bir hastalık mıdır,iyileşememek midir?Bir cezamı yoksa ödülümdür?Roman karakterlerinden Şehnaz, unutamamayı bir mahvoluş olarak görmez. Ekonomi profesörü olan Şehnaz, kuralcı bir yapıya sahip,kontrolcü,öğretmen ve uyurgezer Ayhan Hanım’ın kızıdır. Şehnaz,annesinden bir gece uyurgezer haldeyken bir aile sırrını duyar.Bu“Annemin Uyurgezer Geceleri” yazısının devamını oku

İstanbul’un Sandık Odası

Yazarların romanlarındaki İstanbul kitabın ilk bölümünü oluşturur.Gürpınar’ın Heybeliada’sı, Tevfik Fikret’inn kuş yuvası;Aşiyan,Halide Edib Adıvar’ın ahşap evlerle dolu sokakları ve her romanındaki farklı İstanbul’u,Refik Halid’in Beyoğlu’na,İstanbul’a bakış açısı,İstanbul’u melankolik yapıdan uzak tutuşu,Yakup Kadri’nin romanlarında günah şehri olarak gördüğü,tarihi dönüm noktaları ile İstanbul’u, Ahmet Haşim’in şehir yazıları,Ruşen Eşref’in Göksu’yu,tarihi eserlerini koruyamamış ve çiçekleriyle,ağaçlarıyla Bogaziçi’ni, Ahmet Hamdi Tanpınar’ın“İstanbul’un Sandık Odası” yazısının devamını oku

EUGENIE GRANDET

Balzac,kahve ve çay tiryakisidir.Büyük kitlelere ulaşmış bilinen ilk Fransız kadın yazarı George Sand, Balzac’ı evine davet eder.Balzac,George Sand’ın içtiği nargile ile tanışır ve artık sadece çay ile kahve değil nargile tiryakisi de olur. İnsanlık Komedyası Balzac’ın tamamlayamadığı bir çalışma olsa da tamamlanabildiği kadarıyla bile kusursuz bir çalışmadır. Bu çalışma üç ana bölümden oluşur.Töre, Felsefi, Analitik“EUGENIE GRANDET” yazısının devamını oku

Alo Harika Hanım, Nasılsınız?

1950 kuşağı yazarlarından Tarık Dursun K,bu romanında kadın erkek ilişkisini,insanın yalnızlığını,iletişimi,birbirine neye göre yabancı olunduğunu bir kadın ve bir erkeğin telefon konuşmaları üzerinden ve ağırlıklı olarak diyaloglar ile anlatır. İnsanı anlatma çabası merkezdedir.İkinci Dünya Savaşı sonrasında insanlar yalnızlaşmış,savaş yorgunluğu ile başta kendine olmak üzere birçok şeye yabancılaşmıştır. Romanda da bu belirttiğim atmosfer yer alır.Toplumsal gerçekçi“Alo Harika Hanım, Nasılsınız?” yazısının devamını oku

Gece Bülteni

Sonu bakımından hayli şaşırtan bir polisiye okudum.Olay kadar romanın karakterlerine de hayran kaldım. Komiser Kostas Haritos serinin ilk kitabı olan Gece Bülteni,hayli karışık bir cinayetin soruşturmasını içerir.Atina’da Arnavut bir çiftin katledildiği cinayetle başlayan karmaşa Haritos tarafından çözülmeye çalışılır. Romanda göçmen sorunları işlenirken gerçekleri saptıran,gerçeklerden uzaklaşan medyaya bir eleştiri vardır. “Beni yazar yapan Heybeliada’dır” diyen yazarın,roman“Gece Bülteni” yazısının devamını oku

PERVANELER

Pervaneler roman olduğu kadar bir makaledir.Yazarın bir tezi vardır.Bu tezi anlatıcı olarak savunur.Sürekli kabul ettirme hali bulunur.Hem eğitimde,hem aile yaşatışındaki Batılılaşmanın olumsuz etkilerini anlatan bir romandır.Milli edebiyat dönemi yazarlarımızdan olan Müfide Ferit Tek bu romanında bir tez ortaya koyar.Cumhuriyetin ilanından hemen sonra basılan romanın vurguladığı bir konu vardır ki,güncelliğini korumaktadır:Bir millet için olabilecek en büyük“PERVANELER” yazısının devamını oku

Asabi Kız / Sabiha

Falaka’da dönemin eğitimini meydanlardaki eğlencelerini ,dönemin gekeneklerini anlatan, Leyal -i Iztırab ve Meşakk-ı Hayat kitaplarında dönemin kadın erkek ilişkilerini, köşk hayatını anlatan,Şehir Mektupları kitabında Abdülhamid dönemini adeta fotoğraflayarak ve içine mizahı da dahil ederek şehrin aksayan yanlarını yansıtan Ahmet Rasim,bir yanıyla da bir İstanbul anlatıcısıdır.Yazar gerçekçidir.Halkı bilgilendirme çabasındadır. Bunu en çok Şehir Mektupları’nda görürüz.Çocukluk yıllarını“Asabi Kız / Sabiha” yazısının devamını oku

2000 Yılın Sevgilisi

Metafizikten yararlanmış bir romandır. Yüz ellilikler listesinde yer alan İstanbul’ dan ayrılıp sürgüne giden,çıkan afla yurda geri dönen yazarın Halep’te yazdığı Yezidin Kızı ve yurda döndükten sonra yazdığı bu Bizim Hayatımız kitaplarını daha önce okuyup paylaşmıştım. Okuduğum ve henüz paylaşamadığım İstanbul’un İçyüzü sürgün edilmeden önce yazdığı tek romandır. 2000 Yılın Sevgilisi ne yazık ki geç“2000 Yılın Sevgilisi” yazısının devamını oku

İvaz

Salim Karacan, uluslararası olmak üzere yazdıklarıyla ödül almış bir yazar ve gazetecidir.Başta yayınevleri olmak üzere herkes otobiyografisini yazması konusunda ısrar etse de yazar,bu ısrarlara karşı uzak durur,ta ki belli bir zamana kadar. Kendi hayatını yazmaya karar verdiğinde bir yüzleşme,kabullenme, geçmişi ve bugünü görme hali başlar. En çok her insanın içinde olan karanlık odalarıyla karşılaşır.O odalara“İvaz” yazısının devamını oku