ÇATAL DİL

Edebiyatta yazdığı kitabı tamamlayamadan ölen yazarlardandır William Golding ve tamamlayamadığı eseri de Çatal Dil’dir. Roman genel olarak Antik kent Delphi’de, MÖ 1.yy’da geçer. Bilicilik yapması için genç yaşında tapınağa gönderilen, kız çocuğu denecek yaşta görevine başlayan Areika’nın “pythia” olma serüveni romanda anlatılır.Mitler,haliyle tanrılar, Antik Yunan,din romanın merkezindeyken roman, tanrıların varlıklarını, inancı sorgular. Onların varlıklarına bazen“ÇATAL DİL” yazısının devamını oku

Çiçekler Büyür

Kardelen bana her daim en güçlü çiçek türü gelir.Soğuğa rağmen hayat bulup yaşaması etkileyicidir. Bahar çicekleri yaşatmak için her koşulu sağlarken,kardelen zor koşula rağmen var olur.Bir yandan da baharın müjdecisidir.Ah İlay… Sen de bir  kardelendin. Özellikle 20. Yüzyılda bir milletin bir kesiminin esir oluşu,Türklere karşı yapılan zulmün acıları ve derinliği romanda aktarılır. 1970’lerde Sovyetler Birliği’nin“Çiçekler Büyür” yazısının devamını oku

DOĞUNUN LİMANLARI

Akdeniz’in doğusunda açılan bitmek bilmeyen bir yaranın, Doğu ile Batı çatışmasının, Müslüman ve bir Yahudi’nin hasrete dönen aşklarının,savaşın romanı…Benim için başyapıtlardan biridir. İsyan’ın babası,Adana’da yaşayan Nubar adında genç Ermeni öğretmen ile bir dostluk kuruyor ki bir Türk ve Ermeni arasında böyle bir dostluğun kurulması o dönem için alışılmamış bir şey.Türk ve Ermeni genci bir fotoğraf“DOĞUNUN LİMANLARI” yazısının devamını oku

SAHİPSİZ MEKTUPLAR MÜZESİ

Yazardan daha önce “Biz İse Yalnızca Arabalardık” öykü kitabını keyifle okumuştum.Bir roman olan Sahipsiz Mektuplar Müzesi günce ve mektuplardan oluşur. Sakin bir hafta geçirmek niyetinde olan,bir değişim programıyla İtalya’ya giden genç adamın tuttuğu günlüklerden romanı okuruz ve aynı zamanda çağlar öncesine ait mektuplardan… Başlarda ihtimali düşük olan bir aşkın nasıl kendini var ettiğine şahit olurken,romanın“SAHİPSİZ MEKTUPLAR MÜZESİ” yazısının devamını oku

Torino’nun Yirmi Günü

Her yerin Sirke koktuğu,her yerde uyuyamayan insanların olduğu bir distopya. Henüz sosyal medyanın olmadığı bir dönemde yazılan kitap,günümüz toplumunun yalnızlığını, kaostaki durumunu yansıtıyor. On yıl önce yaşanmış kitlesel bir psikozu, yaşanan yirmi günün gizemini anlatıcı araştırmaya başlıyor. Bu araştırmada on yıl önce, yirmi gün boyunca hiç kimsenin uyumadığı,daha doğrusu uyuyamadığı, hiç kimseye uyku ilaçlarının fayda“Torino’nun Yirmi Günü” yazısının devamını oku

Yaşanmış Hikâyeler

Gorki,acı anlamına gelir ve yazar Makar Çudra hikayesini bu isimle imzalar.Acı manasındaki adı seçmesinin elbette bir nedeni vardır. Maksim Gorki,toplumcu gerçekçilik akımı ile insanın farklı yönlerini ,toplumun insan üzerindeki etkilerini aktarır.Yaşanmış Hikâyeler kitabında yer alan hikâyelerin tümünün genel özelliği de budur. Ayrıca yazarın hayatından izler barındırır.Gözleme dayalı yazılmışlardır.Sekiz yaşındayken, annesinin vefatından henüz birkaç gün sonra,dedesinin“Yaşanmış Hikâyeler” yazısının devamını oku

Yıldızlar Altında İstanbul

  Kitabın özelliklerinden biri yazarın yaşadığı şehirle ilgili düşünce ve duygularını ,İstanbul’u yazarın görmüş olduğu  geçmişiyle anlatmasıdır. Bir diğer özelliğiyse İstanbul’u anlatan, eserlerine İstanbul’a yer veren yazarlardan, yazarların yazmış olduklarından söz etmesidir.Kitabın en belirgin yanı özlemdir.Bu özlem geçmişe duyulan bir özlemdir.Fakat Abdülhak Şinasi Hisar gibi bahsettiği kişiler ne masal kahramanıdır ne Nahid Sırrı Örik gibi“Yıldızlar Altında İstanbul” yazısının devamını oku

Bir Serencam

Yakup Kadri Karaosmanoğlu’nun yazı hayatı iki dönem olarak incelenebilir.Bir Serencam birinci dönemde yazdığı Edebiyat -ı Cedide’den Fecr-i Ati’ye geçip sanat sanat içindir anlayışını benimsediği, bireyin her şeyden üstün  olduğunu savunduğu, geleneğe karşı,baskıya karşı bireyin kendi kararlarını  vermesi gerektiğini vurguladığı öykülerinin toplandığı bir kitaptır.Yazar Bir Serencam hikâyelerinin ikinci baskısında  dilini sadeleştirir. Sanat toplum içindir anlayışında yazdığı“Bir Serencam” yazısının devamını oku

MURPHY

Murphy, kendini dünyadan dışlamaya çalışan,hayata karşı ilgisiz ve aylak bir adamdır.Zaten roman iç dünya ile dış dünya arasındaki çatışma temeline kuruludur.Murphy,iç dünyasında düşüncelerle yaşarken,dışarıdaki dünyadaysa aşk vardır; Celia’nın aşkı.Dış dünyaya her ne kadar ilgisiz olsa da insanlarla uğraşmak,Celia’nın ona bulduğu işlerde çalışmak durumundadır.Hal böyle olunca romanın temelindeki çatışma güçlenir ve Murphy,bu iki dünyanın arasında kıvranır,“MURPHY” yazısının devamını oku

TERÖRİSTLER

Serinin iki yazarından ağırlıklı olarak Pers Wahlöö’nun yazdığı Teröristler kitabı serinin son kitabıdır. Per Wahlöö ‘nun ölümünün ardından hem eşi hem de çalışma arkadaşı olan Maj Sjöwall seriyi noktalamıştır. Edebiyat alanında başka eserler vermiştir. Serinin son kitabı Teröristler’de cinayete kurban giden milyoner bir sinemacının katilinin peşine düşülür. Aynı zamanda Amerika’dan İsveç’e ziyarete gelecek olan senatörün“TERÖRİSTLER” yazısının devamını oku