Alo Harika Hanım, Nasılsınız?

1950 kuşağı yazarlarından Tarık Dursun K,bu romanında kadın erkek ilişkisini,insanın yalnızlığını,iletişimi,birbirine neye göre yabancı olunduğunu bir kadın ve bir erkeğin telefon konuşmaları üzerinden ve ağırlıklı olarak diyaloglar ile anlatır. İnsanı anlatma çabası merkezdedir.İkinci Dünya Savaşı sonrasında insanlar yalnızlaşmış,savaş yorgunluğu ile başta kendine olmak üzere birçok şeye yabancılaşmıştır. Romanda da bu belirttiğim atmosfer yer alır.Toplumsal gerçekçi“Alo Harika Hanım, Nasılsınız?” yazısının devamını oku

Asabi Kız / Sabiha

Falaka’da dönemin eğitimini meydanlardaki eğlencelerini ,dönemin gekeneklerini anlatan, Leyal -i Iztırab ve Meşakk-ı Hayat kitaplarında dönemin kadın erkek ilişkilerini, köşk hayatını anlatan,Şehir Mektupları kitabında Abdülhamid dönemini adeta fotoğraflayarak ve içine mizahı da dahil ederek şehrin aksayan yanlarını yansıtan Ahmet Rasim,bir yanıyla da bir İstanbul anlatıcısıdır.Yazar gerçekçidir.Halkı bilgilendirme çabasındadır. Bunu en çok Şehir Mektupları’nda görürüz.Çocukluk yıllarını“Asabi Kız / Sabiha” yazısının devamını oku

TANRI MİSAFİRİ

Reşat Nuri Güntekin‘in kaleminin mizah yönüyle Değirmen adlı romanında tanışmıştım.Tanrı Misafiri kitabındaysa kaleminin mizah yönüyle olan yolculuğuma devam ettim. Tanrı Misafiri,toplumun birçok kesimini anlatan ve çoğu kısa olan hikâyelerden oluşuyor.Kitap genel olarak tebessüm ettirirken düşündüren hikâyeleri barındırıyor.Toplumun aksayan yönleri,devlet kurumlarının eskiyen yanları,içi boşaltılmış gelenekler ya da içine anlam katılmamış yenilik trajikomik biçimde aktarılıyor. Yazarın 1919“TANRI MİSAFİRİ” yazısının devamını oku

Portre

Kitaplara, kahveye, sigaraya bağımlı, hiçbir işte tutunamamış, ölmek isteyip devam eden, tutunmak için yaşamayan, kaybetmeyi öğrenmeye çabalayan, kendi olmanın mücadelesini veren bir karakter sanki roman boyu bir kıvranma halindedir.   Postmodern olan metin “kesik kesik “ olarak adlandıracağım bir duygu verir. Anlatımda da zaten kesik kesik bir üslup bulunur. Portre bir iç sancıyı aktarır. Bu“Portre” yazısının devamını oku

İstanbul’un Antika Tipleri

Mahmut Yesari,gözleme dayanarak yazan, yazarken saha çalışması yapan bir yazardır.İlk işçi konulu romanımız olan Çulluk romanını yazmak için Cibali’de (fabrikada) çalışan,Su Sinekleri romanını yazmak için konusuyla ilgili olarak sinemaya hayran gençlerle hayli vakit geçiren yazar, İstanbul’un Antika Tipleri kitabında 20. Yy’ın başındaki İstanbul’un şehir hayatı ve kendine has özellikleri barındıran tiplerini aktarır. İstanbul’un Antika Tipleri“İstanbul’un Antika Tipleri” yazısının devamını oku

DOĞUNUN LİMANLARI

Akdeniz’in doğusunda açılan bitmek bilmeyen bir yaranın, Doğu ile Batı çatışmasının, Müslüman ve bir Yahudi’nin hasrete dönen aşklarının,savaşın romanı…Benim için başyapıtlardan biridir. İsyan’ın babası,Adana’da yaşayan Nubar adında genç Ermeni öğretmen ile bir dostluk kuruyor ki bir Türk ve Ermeni arasında böyle bir dostluğun kurulması o dönem için alışılmamış bir şey.Türk ve Ermeni genci bir fotoğraf“DOĞUNUN LİMANLARI” yazısının devamını oku

SAHİPSİZ MEKTUPLAR MÜZESİ

Yazardan daha önce “Biz İse Yalnızca Arabalardık” öykü kitabını keyifle okumuştum.Bir roman olan Sahipsiz Mektuplar Müzesi günce ve mektuplardan oluşur. Sakin bir hafta geçirmek niyetinde olan,bir değişim programıyla İtalya’ya giden genç adamın tuttuğu günlüklerden romanı okuruz ve aynı zamanda çağlar öncesine ait mektuplardan… Başlarda ihtimali düşük olan bir aşkın nasıl kendini var ettiğine şahit olurken,romanın“SAHİPSİZ MEKTUPLAR MÜZESİ” yazısının devamını oku

Mutfak Çıkmazı

Köklü, varlıklı fakat daha sonra fakirleşen bir Anadolu ailesinin son umudu olan, hukuk fakültesinde birinciliklerle sınıf geçen,üç dil bilen,kendisinden tıpkı dedesi gibi Yargıtay üyesi olması beklenen İlyas’ın hayatı okulunun son yılında alt üst oluyor.Şikayet etmese de zaten zorluklarla okuyan İlyas’ın hayatını tamamen değiştirense bir aşk oluyor.Var olan zorlukların üstüne bir de bir reddediliş eklenince İlyas,bir“Mutfak Çıkmazı” yazısının devamını oku

DAR YOL

Bir yazarın edebiyat hayatındaki yönünü değiştirdiği ilk ürünlerini okumak bana çok keyif veriyor. Öncesinden farklı bir yola girdiğine şahit olmak güzel bir deneyim oluyor.Dar Yol romanı da Peride Celal’in edebiyat yolunda kaleminin yön değiştirdiği  eseri. Öncesinde geçinebilmek için sevda romanları yazıyor.Dar Yol’da sadece bir aşkı anlatmıyor, bir genç kızın iç dünyasının dönüşümleri yansıtılıyor, tahlili yapılıyor.Bireyin“DAR YOL” yazısının devamını oku

Kilitli Oda

Seri 1965-1975 yılları arasında geçerken gerçek bir zaman akışı içinde ilerler. Bir önceki kitaplarda yer alan karakterler bir sonraki kitaplarda farklı bir konuma sahip olurlar. Örnek vermem gerekirse , seri ilerledikçe bir karakter terfi alır. Karakterler için özel hayatları da akar gider; çocuğu olmayan bir karakter seriye ait bir kitapta baba olur vb. Serinin bir“Kilitli Oda” yazısının devamını oku