Banliyö Kıraathanesi

Başta bahsedeceklerim romandan kısmen bağımsız ve bağlantılı olacak.Kuşaktan kuşağa geçen mekânlar ve o mekânların yaptığı işler vardır.Bunlar bizim ülkemizde pek az.Biz yıkmayı,zamana göre şekillendirmeyi,siyasi etkilerle yapı ve içindeki yaşamı yeniden,özüne alakasız biçimde kurmayı seviyoruz,tercih ediyoruz.Avrupa’da üç kuşak çayhane,otel vb mekânların sahibi olan aileler var.Hatta üç kuşaktan fazla.Bizdeyse genelde kapanan mekânlar oluyor bu tip mekânlar.Haberi gelir“Banliyö Kıraathanesi” yazısının devamını oku

Rastgele Fırça Darbeleri

Kadının kaderi hemen hemen her coğrafyada aynı.Ataerkil düzen. Hatta bu düzeni farkında olmadan yahut farkında olarak destekleyen kadınlar bu kaderin çizgisini belirginleştiriyor.Romandaki kayınvalide karakterinin oğluna düşkünlüğünden dolayı kendisi gibi kadın olan gelinini görmezden gelmesi gibi.Margie ressam olmak ister ve bunun için hayli çaba sarf etmektedir.Margie Ürdün asıllı Yousef ile tanışır ve evlenir.Çocukları olduktan sonra Ürdün’e“Rastgele Fırça Darbeleri” yazısının devamını oku

Bu Hikaye Senden Uzun Osman

Çizimlerin yazar tarafından yapıldığı kitapta yer alan “Düollaya Müelloya Gitmiyorum Osman” öyküsü hariç tüm öyküler Kafa Dergisi’nde yayımlanmış öykülerdir.Kendi acılarını acıdan beslenmeyerek yaşayanlar,acılarını dost meclislerinde,kâğıtlarda,edebi eserlerde iştahla ve dramatize ederek anlatmazlar.İçine espri katarlar.Olgunluktan yanadır acı.Ağlamak kadar kendi halinle alay etme biçimini de barındırır.Aynı yazarın üslubunda olduğu gibi.Yazar zaten satır aralarında belirtir:”Bizi gülmek kurtaracak,biliyorsam bir bunu“Bu Hikaye Senden Uzun Osman” yazısının devamını oku

Açlık Sanatçısı

Açlık Sanatçısı dört öyküden oluşuyor.İlk Acı, çalıştığı yerlerde gece gündüz trapezde kalan,sanatında usta bir trapez sanatçısının yaşadıklarını anlatır.Küçük Bir Kadın ,bir kadının bir adamdan (öykünün anlatıcısından )nefret edişini ve adamın bu durumdan kurtulma çabasını mecazlarla anlatır.Açlık Sanatçısı’nda yazar aç kalarak sanatını icra eden bir sanatçı üzerinden insanoğlunun zalimliğini yansıtır.Aç kaldığı süre,aldığı alkışlar,kırdığı rekorlar,sanatçı için mühim“Açlık Sanatçısı” yazısının devamını oku

Yolluk Öykü Kitabı

Curriculum Vitea kitabın ilk öyküsü.Öyküde kendini anlatan kişiye“gel,arkadaş olalım,belki bazı noktalarda anlaşamayabiliriz ama çok ortak yönümüz var “demek içimden geldi.Öykülerdeki karakterler çok farklı.Öykülerde hayatın içinde olan durumlara,hayatın içinde çoğumuzun görmediği,ıskaladığı durumlara,insanlık hallerine rastlarken biraz da mizah bulunuyor.Öyküler içlerinde eleştiriler de taşıyor.Sürtünmenin yalnızlığa katlanabilme yöntemi olduğunu ,sürtünen kişinin cinsel bir haz almadığını,amacının insanlarla temas halinde olmak“Yolluk Öykü Kitabı” yazısının devamını oku

Yaban Romanı ve Yakup Kadri Karaosmanoğlu

Yaban romanı köylünün durumu için aydın kesime sorar:“Bu viran ülke ve bu yoksul insan kitlesi için ne yaptın?Yıllarca onun kanını emdikten sonra ve onu bir posa halinde katı toprak üstüne attıktan sonra,şimdi gelip ondan tiksinmek hakkını kendinde buluyorsun.” Roman bu soru ve düşünceyi temel alır.Köylünün cehaletinin aydınların cehalet için çaba sarf etmeyişlerinden kaynaklandığını belirtir. Romanda“Yaban Romanı ve Yakup Kadri Karaosmanoğlu” yazısının devamını oku

Deniz Çağlar’ın yazmış olduğu Kamil öykü kitabı üzerine bir yazı .

Yaşadığımız salgın süreci edebiyatımıza, dünya edebiyatına ilk zamanlarda usul usul daha sonra hızla girmeye başladı.Son zamanlarda okuduğum deneme(Elif Şafak),öykü,roman, şiir kitaplarında sıkça rastladım.Pandemiyle ilgili sürecin içinde okuduğum Oya Bardar’ın 80 Yaş Zor Zamanlar Günlükleri kitabıydı.Deniz Çağlar’ın öykü kitabının giriş öyküsü olan Kâmil de pandemide yaşamına son veren, vefat eden 102 müzisyen anısına yazılan bir öykü.Yazar“Deniz Çağlar’ın yazmış olduğu Kamil öykü kitabı üzerine bir yazı .” yazısının devamını oku

Savaş Günlükleri

Yaşar Kemal ‘in sözü aklıma geldi “ah savaş , seni icat eden görmesin cennet .” Şu günlerde yine çocukların öldüğü bir savaş var .Kitap savaşla ilgili.Suriyeli yazar Memduh Hamâde yıllardır süren Suriye’deki savaşı insani açıdan işler.Kitabın merkezinde insan vardır.Kitapta, insanların göç hali,geride bırakılanlar,çocukların oyuncak yerine şarapnellerle oynamaları daha doğrusu oynamak zorunda kalışları, savaşın çocuk ve“Savaş Günlükleri” yazısının devamını oku

Dindar Helena

İçinde otobiyografik izler de barındıran günümüzün çizgi romanının başlangıcı sayılan Dindar Helena İkiyüzlülüğü, burjuva ahlakını hiciv ile aktarır.Ağır eleştirellere sahiptir.Wilhelm Busch bu eleştirileri çok zekice yapar. Kimi zaman isimlere kimi zaman anlatıma sakladığı ayrıntılarla eleştirilerde bulunur.Dili şiirsel olan kitap özellikle Katolik karşıtı kesimde yer bulurken evrensel olarak da dindarlık, çağdaş yaşam , bağnazlık kavramlarını işler.Gayet“Dindar Helena” yazısının devamını oku

“Kirli Gece” Romanı Üzerine

Roman karakteri Fethi bir anti kahramandır ve kitapta yer alan karakterlerin çoğu için bu kavram kullanılabilir.Bir yandan bir hesaplaşma taşıyan bir yandan da bir yüzleşme barındıran kitabın türü için macera diyebilirim fakat yalnızca macera değildir.Kararlı, asi, çılgın biri olan Fethi suç ve suçlularla bir arada yaşam sürmüştür.Şimdi ise kardeşi Can için yaptığı planı uygularken zorluklarla,““Kirli Gece” Romanı Üzerine” yazısının devamını oku