Dolmuş3099

Kitap, aşkın nerede, nasıl yaşanacağı kayıtlı bir matematiksel işleme döndüğü, bebeklerin hem cinsinin hem de özelliklerinin seçilip yaşama getirildiği, her işi robotların yaptığı, günlük olaylara harcanan zamana engel olmak için hesaplamaların yapılıp harcanan zamanın en aza indirgenmesinin sağlandığı bir düzenden bahseder. Ayrıca seslerin kontrol altına alınıp yazının unutturulduğu ,her gün konuşulanların kayıt altına alındığı bir“Dolmuş3099” yazısının devamını oku

BİR YAZIN TARİHİ

Türk şiirinde ilk mensur şiir örneklerini veren yazar,edebiyat dışında öğretmenlikte yapmıştır.Kız ve erkek rollerinde daha küçük yaştayken sahneye çıkan(Mınakyan topluluğunda) ve o zamanlar çok ünlü olan Eliza Binemeciyan’a edebiyat dersleri vermiştir. Kitabın içindeki öykülerin neredeyse hepsi mutsuz bir sonla biterken, her biri bittiğinde hüznü hissettirir. Kitap, yüklü hüznü hayli betimleme eşliğinde işler.Kitabın en uzun hikâyesi“BİR YAZIN TARİHİ” yazısının devamını oku

Meczup

Sevmenin,sevdanın, ayrılığın,kavuşmanın, kavuşamamanın bin bir hali vardır.Hangisi doğrudur, kişinin meşrebine göre değişir ama zamanla da kişinin bin bir halden birinden bir başka hale geçmesi de mümkündür.Ama sevdaya da ayrılığa da en çok yakışan hallerden biri beklemektir.Ahmet, hem işi hem de içinin nedenlerinden kaçan biridir.Yol üstüne yol ekler, bir yerli olmaktan korkarak gitme üstüne gitmeler ekler.“Meczup” yazısının devamını oku

Yaranın Üveyi

Postmodern bir roman.Günümüzde postmodernizmin ilişkilere yansımasıyla,ilişkilere ait kavramların içeriğinin değişmesine bağlı olarak oluşan kadının yaralarından bahsediyor.Kadın olmanın zorluklarına, kadına yüklenenlere ve bu yüklerin kadın üzerindeki etkilerine değinirken, böylesine ağır bir konuyu işlerken kasvetli bir anlatım bulunmuyor.Aksine, roman yer yer gülümsetiyor.Kürtaj olmak için hastaneye giderken dolmuşa binen genç bir kadının yaşamı, yaşadıklarını sorgulaması geriye dönüşlerle aktarılıyor.Mutsuz,yalnız,“Yaranın Üveyi” yazısının devamını oku

Ucuz Romancılar

Emrah Serbes, Alper Canıgüz ve Murat Menteş tıkanırlar ve yeni bir kitap yazamazlar.Sebebi de refah içinde olmaları, konforlarıdır.Bunun üzerine kâh gerçekçi,kâh absürt bir dille aktarılan bir maceraya çıkarlar. Maceranın odağında, daha doğrusu maceraların odağında “yeniden yapabilmek, yazabilmek” vardır.Bu üç yazarın romanlarında yer alan karakterler de Ucuz Romancılar’da bahsedilir. Bu noktada belirtmek isterim ki, bu romanı“Ucuz Romancılar” yazısının devamını oku

Kralın Laneti

Sarsıcı bir roman.Kralın Laneti’ni sarsıcı kılan da insan doğasının, psikolojisinin karmaşıklığında sorularla gezinmesi ve pek yüzleşmek istenmeyecek gerçeklerle gezinmesi. İyilik ile kötülüğün insana yansımasını ve nedenlerini ve sonuçlarını işliyor.Roman gerçek iyiliği soruyor.Kendini tamamlayamamış olmaktan dolayı ortaya çıkan komplekslerle yapılan iyilik midir?Kayıtsızlık,kendi halinde olmak insanı iyi yapar mı?İnsanın içinde iyilik ve kötülük varsa ikisinden biri hangi“Kralın Laneti” yazısının devamını oku

ATLETLİ ADAM

Kitap öykü kitabı olarak geçiyor lakin deneme tadı da var . Kitap içinde yer alan öykülerin bazılarından bahsedeceğim . Uçmak öyküsü bir kızın kayboluşu ve bir dedektif tarafından aranmasını anlatırken arayışın farklı biçimleri ele alınıyor. Ev öyküsü kendi toprağından olan birilerine yabancılaşmayı kimlik üzerinden anlatan etkileyici bir öykü. Yazar öykülerini Almanca yazıyor ve öyküler Türkçeye“ATLETLİ ADAM” yazısının devamını oku

Güneşin Altın Elmaları

Yazarın kendine has kaleminden ve erken dönem öykülerinden derlenmiş otuz iki öyküden oluşan bir kitap.Rad Bradbury adını görünce otuz iki öykünün de bilimkurgu olduğu düşünülebilir, hatta kitapta tür olarak bilimkurgu yazar fakat tüm öyküler bilimkurgu değil. Her biri farklı olaylarla ,farklı karakterlerle, hayatın ilginç yanlarıyla işlenmiş öyküler. Öyküler içinde uygarlık da işlenir yalnızlık da.Bazı öyküler“Güneşin Altın Elmaları” yazısının devamını oku

Gölün Dibindeki Ev

Yazarı kafes kitabıyla tanıdım. Ardından kafesin devamı olan Malorie kitabını okudum,her iki kitapta korkuyu ve gerilimi kendi üslubuyla hayli başarılı veren yazarın Gölün Dibindeki Ev romanında da gerilimi hissettim.On yedi yaşlarında olan James ve Amelia ilk randevularında James’in amcasının kanosuyla gölde gezintiye çıkarlar.Aslında gezintiye çıktıkları gölde bir göl daha vardır ve bu ikinci göle giderler.İkinci“Gölün Dibindeki Ev” yazısının devamını oku

Gözağrısı

✍️Çoğu,yazarın 2000 -2010 yılları arasında dergi ve gazetelerde yazdığı yazılardan oluşan bir deneme kitabıdır. ✍️Yazılar kitap basılmadan önce yazar tarafından elden/kalemden geçirilmişler.Fakat öz,ilk yazıldıkları hislerle aynı bırakılmış sadece ifade biçimine dokunulmuş.Daha çok teknik bir dokunuş denebilir. ✍️Bazen bütün bazen de o bütünün  içinden bir an,bir gün çekip alınırsa ortaya çıkacak olan eksiklik,zamanı ,zamanın her birimi,sıradanın“Gözağrısı” yazısının devamını oku