YAPRAK DÖKÜMÜ

Dünya keşke Ali Rıza Bey‘in bildiği gibi bir dünya olsaydı,lakin değişim her daim iyisiyle kötüsüyle gelir.Birinci Dünya Savaşı sonrası gelen değişim, toplumların değerlerini etkiler.Birey bu değişimi reddetse de değişimin dışında kalmaya çalışsa da etrafındakiler yeni hayatın dışında kalmak istemeyebilir.O zaman ne olur?Roman,bu soru ve bu sorunun cevabı üzerine kurulu. Romanın başında,ilk sayfalarda Ali Rıza Bey“YAPRAK DÖKÜMÜ” yazısının devamını oku

YARIM KALMIŞ HAYATLAR

Yarım kalan bir hayatın sahibesi Sıla. Oysa Sıla’nın yaşamını okurken kendi hayatımızın yarım kalanlarını, yaşanma ihtimali varken yaşanmayanları,başkalarının kararıyla yaşayamadıklarımızı,tercih etmediklerimizin yaşanmasını da okuruz. Neden hayatlar yarım kalır?Bazen coğrafya,bazen bize bırakılmayan kararlar,bazen seçtiklerimiz bazen de belki ismimiz ve salt dünyevi bir bakış açısıyla dünyaya geliş nedenimiz.Bu sebeplerin hepsi Sıla için geçerliyken, hayallerine,yaşadığı hayatta yaşayamadıklarına sanki“YARIM KALMIŞ HAYATLAR” yazısının devamını oku

BEKLE BENİ

Yazdığı her şarkıya bet sesimle eşlik ettiğim,yazdığı her satırı kana kana okuduğum,yönetmenliğini ve yapımcılığını yaptığı,senaryosunu yazdığı her filmi usanmadan birçok kez izlediğim,milletvekilliğinde heyecanlandığım,köşe yazılarını merakla beklediğim,bu coğrafyanın aydını,entelektüeli,vicdanı Zülfü Livaneli’yi çok seviyorum.Bu roman kendisinin deyimiyle bir saygı duruşuysa bir okur olarak bu romanın her satırını okuyarak ben de Denizlere,Yusuflara,Hüseyinlere,68 kuşağına,ülkemin nice aydınlarına Livaneli sayesinde saygı“BEKLE BENİ” yazısının devamını oku

Annemin Uyurgezer Geceleri

Gabriel Garcia Marquez. “ Unutamamak en acı hafıza biçimdir” der.Unutmak gerçekten iyileşmektir. İyileşmenin yollarından biridir.Unutkanlık değil de ya unutamamak nedir?Bir hastalık mıdır,iyileşememek midir?Bir cezamı yoksa ödülümdür?Roman karakterlerinden Şehnaz, unutamamayı bir mahvoluş olarak görmez. Ekonomi profesörü olan Şehnaz, kuralcı bir yapıya sahip,kontrolcü,öğretmen ve uyurgezer Ayhan Hanım’ın kızıdır. Şehnaz,annesinden bir gece uyurgezer haldeyken bir aile sırrını duyar.Bu“Annemin Uyurgezer Geceleri” yazısının devamını oku

EUGENIE GRANDET

Balzac,kahve ve çay tiryakisidir.Büyük kitlelere ulaşmış bilinen ilk Fransız kadın yazarı George Sand, Balzac’ı evine davet eder.Balzac,George Sand’ın içtiği nargile ile tanışır ve artık sadece çay ile kahve değil nargile tiryakisi de olur. İnsanlık Komedyası Balzac’ın tamamlayamadığı bir çalışma olsa da tamamlanabildiği kadarıyla bile kusursuz bir çalışmadır. Bu çalışma üç ana bölümden oluşur.Töre, Felsefi, Analitik“EUGENIE GRANDET” yazısının devamını oku

Alo Harika Hanım, Nasılsınız?

1950 kuşağı yazarlarından Tarık Dursun K,bu romanında kadın erkek ilişkisini,insanın yalnızlığını,iletişimi,birbirine neye göre yabancı olunduğunu bir kadın ve bir erkeğin telefon konuşmaları üzerinden ve ağırlıklı olarak diyaloglar ile anlatır. İnsanı anlatma çabası merkezdedir.İkinci Dünya Savaşı sonrasında insanlar yalnızlaşmış,savaş yorgunluğu ile başta kendine olmak üzere birçok şeye yabancılaşmıştır. Romanda da bu belirttiğim atmosfer yer alır.Toplumsal gerçekçi“Alo Harika Hanım, Nasılsınız?” yazısının devamını oku

Gece Bülteni

Sonu bakımından hayli şaşırtan bir polisiye okudum.Olay kadar romanın karakterlerine de hayran kaldım. Komiser Kostas Haritos serinin ilk kitabı olan Gece Bülteni,hayli karışık bir cinayetin soruşturmasını içerir.Atina’da Arnavut bir çiftin katledildiği cinayetle başlayan karmaşa Haritos tarafından çözülmeye çalışılır. Romanda göçmen sorunları işlenirken gerçekleri saptıran,gerçeklerden uzaklaşan medyaya bir eleştiri vardır. “Beni yazar yapan Heybeliada’dır” diyen yazarın,roman“Gece Bülteni” yazısının devamını oku

PERVANELER

Pervaneler roman olduğu kadar bir makaledir.Yazarın bir tezi vardır.Bu tezi anlatıcı olarak savunur.Sürekli kabul ettirme hali bulunur.Hem eğitimde,hem aile yaşatışındaki Batılılaşmanın olumsuz etkilerini anlatan bir romandır.Milli edebiyat dönemi yazarlarımızdan olan Müfide Ferit Tek bu romanında bir tez ortaya koyar.Cumhuriyetin ilanından hemen sonra basılan romanın vurguladığı bir konu vardır ki,güncelliğini korumaktadır:Bir millet için olabilecek en büyük“PERVANELER” yazısının devamını oku

2000 Yılın Sevgilisi

Metafizikten yararlanmış bir romandır. Yüz ellilikler listesinde yer alan İstanbul’ dan ayrılıp sürgüne giden,çıkan afla yurda geri dönen yazarın Halep’te yazdığı Yezidin Kızı ve yurda döndükten sonra yazdığı bu Bizim Hayatımız kitaplarını daha önce okuyup paylaşmıştım. Okuduğum ve henüz paylaşamadığım İstanbul’un İçyüzü sürgün edilmeden önce yazdığı tek romandır. 2000 Yılın Sevgilisi ne yazık ki geç“2000 Yılın Sevgilisi” yazısının devamını oku

ROMAN

Kitap,gazeteci olan yazarın roman türündeki tek üretimidir.Gezi edebiyatı ve anı türü kalemini daha çok tanımlar. Kitap bir eleştiri romanıdır.Cumhuriyetle gelen değişimlerin topluma yansımasını ele alır.Bir yanıyla denemeyi de  barındıran romanda 1930’ların sosyal yaşamının fotoğrafı çekilir. Köşklerden apartman dairelerine geçen yaşamlar,dönemin sahilleri  ve bu sahillerdeki kişiler, plajlarda bronzlaşma  modasının bize nasıl geçtiği, zamanında şeriata uyduramadıklarını  demokrasiye“ROMAN” yazısının devamını oku