Ölü Makyajı

Hep söylüyorum yine belirteceğim;dünya ince ruhlu insanlar için gitgide zorlaşıyor.İşin tuhaf yanı da o güzel insanlar birbirini bulmadan,yalnız yaşıyor.Romanın ana kahramanı böyle bir yapıya sahip.Romanın işlediği ise yalnızlık ama sadece yalnızlık değil. Aile ilişkileri,insanın kendini çaresiz hissetmesi ve bunun nedenlerini sorgulaması, çaresizlikte insanın kendisi olmaktan vazgeçmemesi,yazmak, yaşamı sürdürebilmek için çalışmak,yeni bir yere varmak ve oraya“Ölü Makyajı” yazısının devamını oku

William Faulkner  Köy Romanı

Modernizmin en sık kullandığı bilinç akışı anlatım tarzını Amerika’nın modernist yazarlarının babası sayılan William Faulkner’ da sıkça kullanır.Bu kitabında bilinç akışı anlatım yoktur.Bu kitabında da diğer kitaplarındaki gibi anlatım karmaşıktır.Yine modernizm özelliği olan çoğul anlatım yazarın kullandığı anlatım biçimidir.Yazar genelde Amerikan güney kültürünü ve çöküşünü,aile sevgisinin bitişini, aile çöküşünü,kuzey ve güney arasındaki iç savaşı,ırk çatışmasını“William Faulkner  Köy Romanı” yazısının devamını oku

FEVKALBEŞER  SAİR BEY ve SUSKUNLUĞU

Dün bugün yarın …Bir cellat,aksak bir hırsız, yarı deli bir ressam /yazar, bir dedektif . Bu kişilerin hikayeleri birbirine paralel.Karakterlerden biri Osmanlının 4. Murad döneminde babası gibi bir cellattır.Karakterlerden sanatçı olan  bugünde, karakterlerden dedektif olansa gelecekte yaşıyor.Ortada bir ejder madalyonu ve adı Aynalı Ejder olan tarikat bulunuyor,bir de bir cinayet.Bu madalyon kitaptaki karakterleri buluşturan bir“FEVKALBEŞER  SAİR BEY ve SUSKUNLUĞU” yazısının devamını oku

HONCİN CİNAYETLERİ

Amatör dedektif Kosuke Kindaiçi, karlı bir kışta Okamura Köyü’nde bir düğün gecesinde yaşanan bir cinayeti çözmeye çalışır. Toprak sahibi olan , eski değer yargılarıyla değişen dünyaya uyum sağlayamayan , varlıklı İçiyanagi ailesinin oğlunun evlendiği gece  gerçekleşen olayda tek bir iz vardır: kara saplanmış kanlı bir samuray kılıcı …Ortada bir suçlu vardır.Roman,  suçlunun bulunup bulunmayacağı merakıyla“HONCİN CİNAYETLERİ” yazısının devamını oku

Eylül

Yazar,1900 yılında Servet-i Fünun’da yayımlanan romanını ustam dediği Halit Ziya’ya ithaf eder. Mehmet Rauf, meşrutiyetin hemen ardından Mehasin adlı renkli kapaklı aylık bir dergi çıkarır. Bir yıl ömrü olan derginin ardından yıllar sonra Süs dergisini çıkarır.Mehasin ve Süs kadın dergileridir.Süs, rakiplerine karşı yenilir. Gönlünde her daim tiyatro eseri yazmak yatar;çok dener fakat hep başarısız olur.Amca“Eylül” yazısının devamını oku

Kızımın Nefesi

Her şeyden önce şunu belirteyim: romanın ismi, kitabın son sayfasında öyle bir anlam buluyor ki gözleriniz dolabilir. Hadi itiraf edeyim, içim cız etti; bir de üstüne şöyle iki damla gözyaşı aktı… Doğru yetiştirilmeyen,erkek olduğu için imtiyazlar tanınan bir erkek çocuğunun büyüdüğünde başta eşi ve kızına bakış açısının ne olacağını yansıtan roman, bir kızın  aile sevgisinden“Kızımın Nefesi” yazısının devamını oku

Son Eseri

Günlük tarzında,yer yer de mektuplarla yazılmış roman,yasak aşk konusunu işler.Yazar, bu yasak aşkı bir erkeğin gözünden aktarır.Çok eşlilik,evlilikteki çiftlerin yaradılışlarındaki farklılıklar,aşk,kişilerin kararlarında hayatlarındaki kişilerin etkileri,kurulan bağlar,tutku,yeni toplum ve yeni toplum içindeki bireyin durumu,kitabın işlediği diğer konulardır. Yasak aşk,yazmayı yaşamla bir tutan ünlü roman yazarı Feridun Hikmet ile Feridun Hikmet’in eşinin eski kocası Asım’ın kız kardeşi“Son Eseri” yazısının devamını oku

Tante Rosa

Yazar,bir dönem öğrencisi olduğum Özdemir Nutku’nun  eski eşidir.97 yılında okuduğum kitabı tekrar okumak, keyifliydi.Şu anki yaşımla kitabı elbette farklı kavradım.Tante Rosa,sirkte,rahibe okulunda ,evlilikte,evinde çocuklarıyla olamayan, eşleriyle evliliği sürdürmeyen,çirkin olan bir şeyi tekrar etmeyen,hayatta tutunamayan ama her defasında kendi içine tutunan,her kavramın anlamını bulacağına ve öyle yaşanacağına inancı olan bir kadındır. Evinden ilk çıkıp gittiğinde,kilise tarafından“Tante Rosa” yazısının devamını oku

Çellocu

Türk tarihinin Batılılaşmasındaki ilk somut adımın atıldığı ve Türk edebiyatına Tanzimat Dönemi edebiyatı olarak sirayet eden siyasi,reform,inkılap hareketi Abdülmecid döneminde olur.Roman Abdülmecid döneminde geçer.Roman boyunca dönemin İstanbul’u fonda yer alır. Dönemin sanat özellikle sahne sanatları ve müzik yaşamı merkezdedir. Fonda İstanbul bulunurken kulaklarda adeta Vivaldi’nin konçertosu yer alır.Aslında sadece konçertonun değil yazarın sosyal hayatı çok“Çellocu” yazısının devamını oku

Mülazımın Romanı

Roman,son bölümü İstanbul’da geçse de Anadolu’ya yönelişiyle,toplumsal ve kültürel farklılıkları yansıtmasıyla,Milli Mücadele’yi anlatan bölümleriyle, kadın karakterinin merkezde oluşuyla,vatan sevgisinin vurgulanışıyla ve bunun gibi ayrıntılarla Cumhuriyet Dönemi edebiyatının çoğu ayrıntısını içerir. İllüstrasyonlarıysa hayranlık uyandırır.Siyasetçi,gazeteci ve yazar Abidin Daver’in Mülazımın Romanı kitabı,Fransızca bir romandan uyarlanmıştır.Süha ve eşi Saniha,1929 yılının sonbaharında Payas kasabasına gitmek için Ceyhan’dan yola çıkarlar.Yeni“Mülazımın Romanı” yazısının devamını oku