Kırık Çember

Roman mahalle kültürünü, ataerkil düzeni ve içinde gerçek anlamı barındırmayan namus kavramını işler.Bir aile bireyinin ,toplumun kadına yüklediği köhne, içi boş namus kavramı bu topraklarda kaç eve ateş düşürmüştür? Roman bu meseleyi erkek bir kahramanla işlerken hem bu meseleye hem romandaki olaylara kadınların da bakış açısını dahil eder.Almanya’da çalışan,anne ve babalarını erken kaybedince kardeşlerine anne“Kırık Çember” yazısının devamını oku

Samanyolu

Kara sevdanın,pişmanlığın,aşk uğruna türlü vazgeçişlerin, ayrılığın,ihanetin,kavuşmanın romanı Samanyolu.Mahmut Yesari,Kerime Nadir’in Seven Ne Yapmaz adlı romanına eleştiride bulunur. Mevzuyu saçma,tipleri kukla olarak nitelendirir.Yine Kerime Nadir’e ait olan Hıçkırık romanı için aynı nedenleri gösterip eleştiride bulunur.İki eleştirinin de ve genel olarak romanlarına karşı olan eleştirilerinin merkezinde yazarın anlatımındaki laubalilik bulunur.Benim içinse Kerime Nadir dendiğinde aklıma ilk gelen“Samanyolu” yazısının devamını oku

Firari

Selim rahatına düşkün ,çalışmadan para kazanma ve rahat yaşama amacı olan, İstanbul’da aylak aylak gezen, her fırsatta başta ailesi olmak üzere herkesten para koparmayı becerebilen, kumar oynayan bir karakter. Zorla evlendirildiği eşinden ve çocuklarından kopuk bir hayat süren Selim’in onu affeden,her hatasında yanında olan arkadaşı Sabahattin vardır.Selim’in her hatası aslında çevresindeki herkesi etkiler zira babasının“Firari” yazısının devamını oku

Mürebbiye

Yaptığı reçellerle,eldivenleriyle,işlediği dantelleriyle en mühimi yarattığı kendine has karakterleriyle ve mizahla anlattığı ve mizahla yansıttığı eleştirilerle bu dünyaya,edebiyatımıza büyük bir iz bırakan Hüseyin Rahmi Gürpınar‘ın Mürebbiye romanından bahsedeceğim.Merkezde romanı tutarken bağlantılı bir biçimde konudan konuya atlayabilirim.Yani baştan uyarıyorum gevezeliğim tutacak .Ölmeden önce son sözü “kedilerimi iyi doyurun”olan Hüseyin Rahmi Gürpınar,cinsel ahlakın iki yüzlü bir kavram“Mürebbiye” yazısının devamını oku

Kalp Ağrısı

Kadının,kadın erkek ilişkisinin,aşkın, cinselliği arzulayıp yahut yaşayan karakterlerin olduğu Seviye Talip, Son Eseri,Handan yazarın diğer romanlarıdır.Bireye yönelir.Yaşanan ya da yaşanamayan aşklar,tutkular vardır.Kalp Ağrısı da yazarın bu tarzda yazdığı romanlarındandır ve bu tarzda yazdığı romanların sonuncusudur.Bu romandan sonra aşkı,cinselliği,tutkuyu yazdıklarında merkeze koymaz.Dönem olarak Mudanya Konferansı sonrasındaki İstanbul’da(genel olarak)geçen roman bir kadının fedakârlığını işler.Bu fedakârlık iki arkadaşın“Kalp Ağrısı” yazısının devamını oku

İntermezzo

İlk kuşak Atatürk aydınlarından Fikret Adil bir sanat davası adamıdır.Beyoğlu’nun bohem hayatının yansıtıldığı anı-roman türündeki kitap, 30 ‘larda İstanbul’a bir turne için gelmiş bir aktörün İstanbul’da yaşadıklarını aktarır.Kalp kırmaktan korkan Yorgo Pappas çekicidir,kadınların ilgilendiği bir aktördür.Matmazel Periponiçka aktöre aşık olur ama onu seven biri daha vardır;zengin bir Yahudi’nin kızı Tina.Babası işi nedeniyle tüm varlığını kızının“İntermezzo” yazısının devamını oku

“Gizli Özne”  Romanı

Çarpıcı sonuyla, başkarakterlerin psikolojilerinin işlenişiyle, kurgusuyla, başkarakter gibi romandaki tüm karakterlerin incelikle işlenmiş olmasıyla ve üslubuyla romana hayran kaldım..Revna ve Bihter. Biri küçük yaşta kendisinden utandırılan, varoluşunu kendi iç dünyasında bir suç olarak gören, arkadaşları tarafından zorbalığa uğramış, ailesinden psikolojik şiddet görmüş, diğeri çocukken şahit olduğu ölüm sonrasında üç yaşından beri yetiştirme yurdunda büyümüş iki““Gizli Özne”  Romanı” yazısının devamını oku

✍️Gecekondu yaşamını,ekolojik yıkımı ve gelenek ile şehir yaşamı çatışmasın şiirsel, masalsı,imgelerle dolu anlatan ve içinde mitler de barındıran roman aynı zamanda politik bir yöne,söyleme de sahiptir. Kapitalizme eleştiride bulunan romanda yer alan şehir sıfırdan var olan bir şehirdir.Fabrika ve çöp yığınlarıyla çevrilmiş bu şehirde mücadele,siyasi gelişmeler hiç durmaz.İnsana odaklanan romanda göç,işçi sorunları,yoksulluk, yoksulluk içindeki mücadele, toplumdaki sosyokültürel yapının değişmesinin doğurduğu çatışma,sömürü düzeni,ayakta kalma işlenir.✍️Kırsaldan gelen ve şehre tutunmaya çalışan insanın gecekondu hikayesi devlet politikasının yetersizliğiyle, sahte hocalarla,yoksullukla ,din tüccarlarıyla,yıkımlarla ve yeniden yapımlarla,seçimlerle, grevlerle,fabrikalardaki işçilerle destansı bir biçimde anlatılır.Anlatılan mekanda her duyulan her dinlenen yaşayanların efsanesi olur.Yaşayanlar yeni adetler yaratır ve bunları uygular.✍️Geniş çöp alanları ile sanayi bölgesi arasında kurulan gecekondu mahallesindeki insanların gelenek ve şehir arasındaki sıkışmış ruh hallerini de yansıtan roman insanın doğduğu yere tutunma çabasını işler.✍️Romanda anlatılan yer,anlatılan insanlar hem birer masal kahramanı ve masal diyarı niteliği taşır hem de yetmişlerden sonra göç alan büyük kentlerin ve o kentlerde yaşayanların,yaşananların gerçekliğini taşır.Büyülü gerçekçilik üslubuna sahip roman Türkiye’de hala kanayan yaralardan bahseder.

Pembe Yuva

Bir insanın içine şüphe düştü mü ne yuva pembedir ne de dünya,dört bir yan pembesi gitmiş tozdur.Füsun için de bu böyle olacaktır.Şüphe haklı bir sebebe dayanıyorsa ve bir gerçek yansıtıldığı gibi değilse ve o gerçeği sonunda kişi öğreniyorsa,gerçek sert olsa dahi gizlenilmiş halinden daha önemlidir.Füsun geçmişini aydınlatmaya çalışır.Roman ailesinin kendisinden bir şeyler sakladığını sezip mektuplarla,tanıklarla“Pembe Yuva” yazısının devamını oku

Çöp

Cam,plastik,metal,kağıt için kavga edenler,bunlar için adam bıçaklayanlar,ekmeğini alın teri ile çöpten çıkaranlar,çöplükte yaşayıp oranın ezileni ve sömüreni olanlar ve şehrin en büyük geri dönüşüm çöp işletme fabrikasının sahibi olanlar,belediyenin çöp arabasının şoförü ve ailesi …Bu insanların hayattaki yolu bir dağın efsanesinin eteklerinde birleşir .O dağsa çöp dağıdır.Çöp toplayarak yaşayanlar yoksul değildirler yaşadıkları yoksulluktan daha fazlasıdır“Çöp” yazısının devamını oku