ÇATAL DİL

Edebiyatta yazdığı kitabı tamamlayamadan ölen yazarlardandır William Golding ve tamamlayamadığı eseri de Çatal Dil’dir. Roman genel olarak Antik kent Delphi’de, MÖ 1.yy’da geçer. Bilicilik yapması için genç yaşında tapınağa gönderilen, kız çocuğu denecek yaşta görevine başlayan Areika’nın “pythia” olma serüveni romanda anlatılır.Mitler,haliyle tanrılar, Antik Yunan,din romanın merkezindeyken roman, tanrıların varlıklarını, inancı sorgular. Onların varlıklarına bazen“ÇATAL DİL” yazısının devamını oku

Ölü Makyajı

Hep söylüyorum yine belirteceğim;dünya ince ruhlu insanlar için gitgide zorlaşıyor.İşin tuhaf yanı da o güzel insanlar birbirini bulmadan,yalnız yaşıyor.Romanın ana kahramanı böyle bir yapıya sahip.Romanın işlediği ise yalnızlık ama sadece yalnızlık değil. Aile ilişkileri,insanın kendini çaresiz hissetmesi ve bunun nedenlerini sorgulaması, çaresizlikte insanın kendisi olmaktan vazgeçmemesi,yazmak, yaşamı sürdürebilmek için çalışmak,yeni bir yere varmak ve oraya“Ölü Makyajı” yazısının devamını oku

Eylül

Yazar,1900 yılında Servet-i Fünun’da yayımlanan romanını ustam dediği Halit Ziya’ya ithaf eder. Mehmet Rauf, meşrutiyetin hemen ardından Mehasin adlı renkli kapaklı aylık bir dergi çıkarır. Bir yıl ömrü olan derginin ardından yıllar sonra Süs dergisini çıkarır.Mehasin ve Süs kadın dergileridir.Süs, rakiplerine karşı yenilir. Gönlünde her daim tiyatro eseri yazmak yatar;çok dener fakat hep başarısız olur.Amca“Eylül” yazısının devamını oku

Tante Rosa

Yazar,bir dönem öğrencisi olduğum Özdemir Nutku’nun  eski eşidir.97 yılında okuduğum kitabı tekrar okumak, keyifliydi.Şu anki yaşımla kitabı elbette farklı kavradım.Tante Rosa,sirkte,rahibe okulunda ,evlilikte,evinde çocuklarıyla olamayan, eşleriyle evliliği sürdürmeyen,çirkin olan bir şeyi tekrar etmeyen,hayatta tutunamayan ama her defasında kendi içine tutunan,her kavramın anlamını bulacağına ve öyle yaşanacağına inancı olan bir kadındır. Evinden ilk çıkıp gittiğinde,kilise tarafından“Tante Rosa” yazısının devamını oku

Taş Uykusu

Roman,toplum meselelerini,bireyin sorunlarını bir şehir otobüsünün yolcuları üzerinden anlatır.Otobüste yolculuk yapan insanların düşünceleri aktarılırken,  kendi dünyalarında kendi hayatlarını düşünmeleri, akıllarından geçirdikleri anlatımda  yer alır.Otobüsteki insanların kendileri dışındaki yolcular hakkında düşündükleriyle de toplumdaki önyargı meselesi irdelenir.Bilinç akışı her zaman beni zorlamıştır ki bir de şahıs kadrosu çok olunca kitap kısa da olsa beni hayli zorladı. Elli“Taş Uykusu” yazısının devamını oku

Bir Liranın Başından Geçenler

Sosyoloji psikoloji ve ekonomi en güzel ne ile anlatılır diye sorsalar,bu soruya artık vereceğim cevap paradır.Hatta para daha fazlasını da anlatabilir;aşkları, iyiliği,hastalıkları vs. Roman,tam olarak bir paranın bir dönemi her açıdan anlatması üzerine kuruludur.Vezneden çıkıp insanlar arasında dolaşmaya başladığı an hikaye de başlar ve bu hikayede en çok paranın egemenliğindeki dünya görülür.1932’de tefrika edilen roman,dönemin“Bir Liranın Başından Geçenler” yazısının devamını oku

BİZ

1894, Hayvan Çiftliği, kitaplarının yazarı George Orwell’a ilham kaynağı olan “Biz” kitabı bir distopyadır.Rüyaların psikolojik hastalık kabul edildiği ve insanı suçtan kurtarmanın tek çaresinin onu özgürlükten kurtarmak olduğunu düşünen roman, bilmediğimiz bir yüzyılda ,bilmediğimiz zaman ve mekanda geçerken evlerin, giysilerin,düşüncelerin aynı olduğu bir düzene sahiptir. Sanayi Uygarlığı, bilmediğimiz zaman ve mekânın en belirgin özelliğidir.Hayal gücünün“BİZ” yazısının devamını oku

Ürperti

Fantastik serinin ilk kitabı olan Ürperti’yi,Beklenti sonra Ebedi daha sonra da Günahkâr kitapları takip eder.Klişe bir konusu var;kurt adamlar. Bu klişe konunun içinde bir kurt adamla bir kızın aşkı işlenir bu aşkın merkezinde bağlılık,vefa, çaba bulunur.Diğer fantastik kitaplara nazaran duygusallığı hayli fazla olan bir kitap.Anlatımda mütemadiyen gerçek dünya ile orman arasında gidip gelme bulunur.Sam tıpkı“Ürperti” yazısının devamını oku

Samanyolu

Kara sevdanın,pişmanlığın,aşk uğruna türlü vazgeçişlerin, ayrılığın,ihanetin,kavuşmanın romanı Samanyolu.Mahmut Yesari,Kerime Nadir’in Seven Ne Yapmaz adlı romanına eleştiride bulunur. Mevzuyu saçma,tipleri kukla olarak nitelendirir.Yine Kerime Nadir’e ait olan Hıçkırık romanı için aynı nedenleri gösterip eleştiride bulunur.İki eleştirinin de ve genel olarak romanlarına karşı olan eleştirilerinin merkezinde yazarın anlatımındaki laubalilik bulunur.Benim içinse Kerime Nadir dendiğinde aklıma ilk gelen“Samanyolu” yazısının devamını oku

Çöp

Cam,plastik,metal,kağıt için kavga edenler,bunlar için adam bıçaklayanlar,ekmeğini alın teri ile çöpten çıkaranlar,çöplükte yaşayıp oranın ezileni ve sömüreni olanlar ve şehrin en büyük geri dönüşüm çöp işletme fabrikasının sahibi olanlar,belediyenin çöp arabasının şoförü ve ailesi …Bu insanların hayattaki yolu bir dağın efsanesinin eteklerinde birleşir .O dağsa çöp dağıdır.Çöp toplayarak yaşayanlar yoksul değildirler yaşadıkları yoksulluktan daha fazlasıdır“Çöp” yazısının devamını oku