Refia Sultan’ın evrak-ı metrukesinden yola çıkarak yazılmış kitap,anlatıldığı dönemin adeta fotoğrafını çekiyor.Refia Sultan, Abdülmecid’in otuza yakın çocuğundan biridir.Tanzimat Fermanı’ndan üç yıl sonra dünyaya gelen Refia Sultan, mektup yazmayı ve yazdıklarını saklamayı sever ve en küçük sipariş pusulalarını bile saklar.Mektuplar arasında 2. Abdülhamid’e yazdıkları ve padişahın kendisine cevap verdigi mektuplar da bulunur.
Hayatı hem hüzün hem de parıltılar içinde geçen Refia Sultan’ın tekrar eden hastalığıyla sürekli mücadelesi vardır.Bu yüzden hem maddi hem manevi çöküş yaşar. Hastalığının son dönemlerinde Abdülhamid birebir onun hastalığı ile ilgilenir.Yurt dışından doktor getirir ki Refia Sultan hastalığına çare ararken, İstanbul’daki birçok gayrimüslim doktorla görüşür.
Kitap hem Refia Sultan’ın hayat hikayesini anlatır, hem de genel olarak bir sultanın doğumundan yetişkinliğine nasıl bir düzende,hangi kurallarla yaşadığını aktarır.Yeni ilan edilmiş fermanın hemen ardından bir sultanın hayatına Tanzimat’ın yansımasını okuruz.
Sultan,art arda on üç ameliyat geçirir.Bu duruma bağlı olarak kitap boyunca onun sabrına şahit olunur.Ayrıca bu ameliyatların,müdahale sıklığının maddi açıdan onu zor durumda bıraktığı da ortadadır.
Kitap saray hayatının birçok ayrıntısını barındırır.Dönemin müsrifliğini gözler önüne serer,israfa karşı Abdülmecid’in tutumu,Refia Sultan’ın doğumu,eğitimi ve evliliği kitabın birinci bölümünde anlatılan konulardır.Daha önce belirttiğim gibi Refia Sultan’ın özelinden Osmanlı saray,sosyal yaşam adetleri ve kaideleri de anlatılır.Doğumu ile başlayan kutlama,tebrik ve tüm merasimler, merasimlerin ve tebriklerin düzeni, dönemin kaideleri aktarılır.Aynı zamanda Abdülmecid döneminde saraydaki kadının yozlaşması da nedenleri ile açıklanır.
Sultanın büyük harcamalara, şaşaaya şahit olarak geçirdiği çocukluğunun karakterine yansıması ve karakter özellikleri ,hayli müsrif ve lükse düşkün oluşu kitabın ikinci bölümünün konusuyken üçüncü bölümde hastalığı ve ölümü anlatılır. Sultana bağlı görevliler ve mal varlığı dördüncü bölümün konusudur.Son bölümdeyse sultanın uzak yakın çevresiyle mektuplaşmaları incelenir.
Birinci bolümde 2. Mahmut sonrasında başlayan,Kırım Savaşı ile artan saray kadının dışarı ile bağlantısının, mesire alanlarına çıkmasının artması ve buna bağlı sonuçlar ve saraydaki kadınların borçlanarak,özellikle Paris modasına yönelik harcamalar yapmaları işlenir.Bu borçların devlete yansıması,devlet ve halkı etkilemesi de işlenen konulardandır.
Kitapta beni şaşırtan yanlar oldu.Dönemin saray ve saray dışı sanat gelişmelerini biliyordum.Beni şaşırtan,anlatılan dönemde sultanın sarayında Türk müziğinin eğitiminin dahi verilmemesi,tamamen Batı müziği eğitiminin verilmesidir.Fransız moda düşkünlüğü sarayın eğitim hayatına da yansımıştır.Kitaptan bağımsız olarak belirteceğim;2. Mahmud ile müzikte başlayan Batılılaşma Tanzimat ile daha çok artmış,Abdülmecid iyi bir çellistken hem saray hem de saray dışında Batı müziğini yaymış,geliştirmiştir.Lakin Türk musikisi yoktur. .Padişah olarak sanata desteği büyüktür.Yanan tiyatroyu yeniletir,kagir olarak inşa ettirir.Liszt gibi büyük müzisyenler İstanbul’a gelir.Batı müziğinin saraydaki varlığı Refia Sultan’ı da etkiler ve sarayında maaşlı hoca ve Batı müziği calgıları yer alır. İlginçtir ki sultanın eşi Edhem Paşa ise Türk musikisi repertuarını toplayarak notaya aldırtır.
Osmanlı,devlet düzeninde kayıt tutar.En küçük harcamadan en yüksek harcama kayıt altındadır. Dolayısıyla bu tarz kitaplarda o kayıtlardan yararlanılır ki bu kitap kayıtlar sayesinde ve Refia Sultan’ın karakter özelliği olarak da sakladıkları sayesinde belgelere dayanarak yazılmış bir kitaptır.
Sultanın eşyaları arasında insan figürlerinin oluşu Tanzimat sonrası İslam’ın suret ve resim yasağının artık sosyal yaşamda pek işlemediğinin kanıtıdır.Ayrıca eşyalardan, isimlerinden, alışveriş yerlerinin adlarından anlaşılır ki Refia Sultan, Avrupa tarzını benimsemiştir.
Osmanlı hanedanına ait geleneklerin anlatıldığı kitapta, hanedan üyelerinin padişahların özel günlerini tebrik etme geleneğinin biçimleri ,sultanların nasıl alışveriş yaptıkları, sarayın borç icindeki yaşamı, hanedanın bankerlerden, gayrimüslimlerden borç alma biçimleri,hanedana borç verilme usulü aktarılır.Sarayın resmi fotografçısı, sultanların alışverişleri,aynacılar,terziler,dikişçiler ,konfeksiyon gibi birçok gayrimüslime ait mağaza vb ayrıntılarla kitapta döneme ait birçok bilgi yer alır.
Osmanlı’nın,Rus Savaşı sonrası çektiği maddi zorluğun memurdan başlayıp sultan maaşlarının ödenememesine uzanması ve Refia Sultan’ın sağlık sorunlarına bağlı giderlerine müsrifliği de eklenince sultanın maddi olarak yaşadığı zor günler kitapta anlatılır.
Yardımsever bir yapıya sahip Refia Sultan’a kardeşi Abdülhamid tarafından Osmanlı Rus Savaşı’nda yaralanan askerlere, savaş sonrası yerinden olan Müslüman muhacirlere yaptığı yardımlar dolayısıyla Şefkat Nişanı verilir.
Kitabın en ilginç bölümlerinden biri 19.yy ikinci yarısında başlayan özellikle saray ve konak kadınlarının,İstanbul’un elit kesiminin israf sebeplerinin olduğu bölümdür.
Tereke defteri, mektuplar kitapta ek olarak yer alır.
Yine daha önce dikkatimi çeken padişah ve hanedan üyelerinin antetlerinde Latin harfi kullanmaları bu kitapta da dikkatimi çeken ayrıntılardan oldu.
Kitabın mektup bölümünde hanedanın sosyal hayatına dair birçok ayrıntı bulunur.
Mutsuz evliliği, lükse düşkünlüğü, güçlü eğitimi,maddi manevi onu zorlayan hastalığı,hayırseverliği ve ardında bıraktığı kayıkçıdan terziye hayli alacaklısı ile Refia Sultan’ı tanımak güzeldi.
