Natüralizmde karakterin davranışını biyolojik temeli;kalıtım belirler. Davranışlara genetik özellikler yön verir.Çevre ise kalıtım özelliklerini destekler.Yani çevre ve kalıtım natüralist eserlerdeki karakterlerin düşünce,davranış,tutumlarını açıklar,karakterin oluşumunu sağlar.Karakterin yaptıkları şeyler kalıtım ve onu besleyen çevre etkenlerine bağlanır.
Bir Gecelik Aşk Uğruna kitapta yer alan üç öyküden ilkidir.Julien,anne ve babasını küçük yasta kaybetmiş, sıradan,yirmi beş yaşında postanede çalışan bir memurdur.Monotonluğu, kendi hayatındaki tekdüzeliği sever ve flüt çalar.Soylu komşusu bu müzik sesini duyarken Julien onu görür,artık hayatındaki monotonluk biter ve soylu Thérèse de Marsanne’ye saplantılı olarak tanımlanan bir aşk duyar.Varlıklı Thérèse’nin bir sırrı vardır ve bu sırrı gizlemek adına Julien’nin aşkını kullanır. Aslında bu sır bir suçtur ve Julien bu suça orak olur.Öyküde yer alan suç aslında soylu bir ailenin kalıtım yoluyla geçen bir lekesidir.Thérése küçük yaştan itibaren bu kalıtım özelliklerini sergiler.Bir duygusal bozukluk olan bu durumun önüne geçmek için on sekiz yaşına kadar manastıra yerleştirilse de,manastır dönüşü her şey yolundaymış gibi görünse de,genetik miras bir gün ortaya çıkar.Julien için trajik bir sona sahip olan bu aşk insanın karanlık yanlarını gözler önüne serer.Kitabın bir diğer öyküsü olan Nantas’ta da sınıf farkı,yükselme hırsı ve bu hırs uğruna yapılanlar işlenir. Nantas, bu dünyada güçlülerin kazandığına inanan bir karakterdir. İki ay boyunca Paris’te tutunmaya çalışır fakat vardığı nokta hiç iç açıcı değildir, ta ki bir teklif alana dek. Aldığı teklifi güç kazanma, önünü açma adına kabul eder.Kabul ettiği şey güç uğruna kendinden bir şey vermesidir.Oruç öyküsü dinsel ahlakı sorgular. Bir vaaz esnasında kilisede uyuya kalan bir baronesin vaiz ve arkadaşları hakkındaki düşüncelerini aktarır.Dini toplumsal bir gösteriye çeviren ve dünyevi hırslarına özellikle orucu maske olarak kullanan karakterin kendi hayatındaki mutsuzluğuna,cinsellik gibi doyumsuzluğuna değinir.
