Rıfat Ilgaz,siyasi baskıların arttığı dönemde bir spor gazetesinde düzeltme işinde çalışırken baskıdan nasibini alan aydınları gazetede çalıştırır.Kimin paraya daha çok ihtiyacı varsa kendine göre durumu düzenler ve o aydına geceleri iş verir. Orhan Kemal’de 1957’yi 1958’e bağlayan yılbaşı gecesi on lira karşılığında çalışır ve parasını alınca da ilk işi bir paket sigara almak olur. Aydınlar,muhalifler“Devlet Kuşu” yazısının devamını oku
Yazar arşivleri: hernevikitap
Bir Gecelik Aşk Uğruna
Natüralizmde karakterin davranışını biyolojik temeli;kalıtım belirler. Davranışlara genetik özellikler yön verir.Çevre ise kalıtım özelliklerini destekler.Yani çevre ve kalıtım natüralist eserlerdeki karakterlerin düşünce,davranış,tutumlarını açıklar,karakterin oluşumunu sağlar.Karakterin yaptıkları şeyler kalıtım ve onu besleyen çevre etkenlerine bağlanır. Bir Gecelik Aşk Uğruna kitapta yer alan üç öyküden ilkidir.Julien,anne ve babasını küçük yasta kaybetmiş, sıradan,yirmi beş yaşında postanede çalışan bir“Bir Gecelik Aşk Uğruna” yazısının devamını oku
Ormandaki Canavar
Kısa bir öyküden oluşan kitap; bazen bir cümlesiyle beni uzun uzun düşüncelere sevk etti,bazen de yazarın ne anlatmak istediğini çözmeye çalışırken beni derin bir çabaya sürükledi.Kısa fakat benim için kolay okunan bir kitap olmadı. Hayatı yaşamamak hem de bir gün korkunç bir şey yaşayacağını düşünüp,o günü bekleyerek yaşamı ertelemek…John Marcher tam olarak bunu yapar.Kaderinde korkunç,“Ormandaki Canavar” yazısının devamını oku
YAPRAK DÖKÜMÜ
Dünya keşke Ali Rıza Bey‘in bildiği gibi bir dünya olsaydı,lakin değişim her daim iyisiyle kötüsüyle gelir.Birinci Dünya Savaşı sonrası gelen değişim, toplumların değerlerini etkiler.Birey bu değişimi reddetse de değişimin dışında kalmaya çalışsa da etrafındakiler yeni hayatın dışında kalmak istemeyebilir.O zaman ne olur?Roman,bu soru ve bu sorunun cevabı üzerine kurulu. Romanın başında,ilk sayfalarda Ali Rıza Bey“YAPRAK DÖKÜMÜ” yazısının devamını oku
KALAYCI
Öykü kitabı olan Kalaycı’yı anlatmaya başlamadan önce,kitapla bağlantılı olarak Mübadele ve Kayaköy’den basedeceğim.Zira kitaba adını veren Kalaycı mübadele zeminine kurulu bir öyküdür.Fethiye’ye çok kez gittim,son ve daha önceki gidişlerimde Kayaköy’e uğradım.Elbette turistik bir mekân fakat Kayaköy’ü turistik bir mekâna da indirgemek oradaki özelikle acı hatıralar için haksızlık olur.Köyün nispeten girişinde bir kahvede otururken,limonatamı yudumlamak biraz“KALAYCI” yazısının devamını oku
EVET…AMA…SANKİ…
Her şeyden önce belirtmeliyim ki roman büyük bir merak uyandırarak başlar.Şaşırtıcı ve sarsıcı biçimde biter.Toplumun kadına biçtiği rollerden sıyrılıp kendi varlığını inşa etme halini anlatır.Roman,toplumun tabu olarak gördüğü şeyleri varoluş ve anlam arayışında yıkan bir ana karaktere sahiptir. Cinselliği,karşı cinsi erken yaşta keşfeden,cinselliği yaşayan Ilgın, hayatında bir değişime girerken yola çıkmadan önce bu değişim için“EVET…AMA…SANKİ…” yazısının devamını oku
YARIM KALMIŞ HAYATLAR
Yarım kalan bir hayatın sahibesi Sıla. Oysa Sıla’nın yaşamını okurken kendi hayatımızın yarım kalanlarını, yaşanma ihtimali varken yaşanmayanları,başkalarının kararıyla yaşayamadıklarımızı,tercih etmediklerimizin yaşanmasını da okuruz. Neden hayatlar yarım kalır?Bazen coğrafya,bazen bize bırakılmayan kararlar,bazen seçtiklerimiz bazen de belki ismimiz ve salt dünyevi bir bakış açısıyla dünyaya geliş nedenimiz.Bu sebeplerin hepsi Sıla için geçerliyken, hayallerine,yaşadığı hayatta yaşayamadıklarına sanki“YARIM KALMIŞ HAYATLAR” yazısının devamını oku
Çamlıca’daki Eniştemiz
Yazarın kaleminin en önemli özelliği,beslendiği yer ve eserlerinin zeminini oluşturan ayrıntılı hatıralarıdır.Yazar,özlemini duyduğu bir dünyayı anlatır.Gerçek kişilerden esinlenir.Gözleme dayalı tahliller yapar. Hacı Vamık Efendi,zamanında defterdar olan valiliklerde bulunmuş biridir.Romanda anlatılan zamandaysa Çamlıca’da,içine kapanık bir hayat sürmektedir. Çamlıca,roman boyunca betimlemelerle anlatılır.Yazarın,“her İstanbullunun mutlaka bir gönül hatırası olduğunu”belirttiği Çamlıca’yı,hem romanın anlatıldığı zamanki haliyle okuruz hem de anlatıldığı“Çamlıca’daki Eniştemiz” yazısının devamını oku
TAKINTI
İki öyküden oluşan kitap Gotik Edebiyat ve Gerilim Edebiyatı türündedir. Gotik edebiyatın kasvetli, karanlık atmosferi “Takıntı” öyküsünde bulunur ve özellikle seçilen mekânın han oluşu bu kasveti destekler. Doğaüstü unsurların devreye girmesiyle, tuhaflaşan olayların gün geçtikçe artması sonucu tekinsizlik hissi uyandırılmasıyla, yine mekânlardan birinin dağ oluşu ve fonda pitoresk bir atmosfer kurulmasıyla ve nihayetinde doğaüstü olayların“TAKINTI” yazısının devamını oku
Çirkin Amerikalı
Bir yanda Amerika bir yanda Rusya. Bir yanda emperyalizm bir yanda komünizm ve bu iki güç arasında her alanda olan yarış,çatışma yılları.Yani 1947 yılında başlayan,1989 yılında Berlin Duvarı’nın yıkılmasıyla kırılma noktası yaşayan ve 1991 yılında biten soğuk savaş yılları.Amerika ile Rusya, bu iki gücün varlığı romana kurgu olan mekânda kitap boyunca hissedilir. Homer Atkins elleri“Çirkin Amerikalı” yazısının devamını oku