Cumhuriyetin ilk yıllarında geçen roman geriye dönüşlerle milli mücadele yıllarını da kapsar.Geriye dönüşler ile anlatılan zamanın iç içe olduğu roman,otuz beş bölümden oluşur.Amerikan Kolejinde okuyan Züleyha’nın Anadolu’ya yabancılaşmasını aşk zemininde işler. Romanın ana karakterinin dönüşümüne,değişimine bir kaza neden olur.Geçirdiği kaza öncesi batı kültüründe yetişip kendini farklı bir yerde gören Züleyha kaza sonrası kendini başkalarından faklı“Eski Hastalık” yazısının devamını oku
Yazar arşivleri: hernevikitap
Korkuyorum
Edebiyatın birçok türünde eser veren Ferit Edgü ile deneme türüyle tanışmıstım.Ardından öyküleri, “Maviciler” akımındaki şiirleri derken resim eleştirmenliği ile tanıştım. Korkuyorum kitabıysa bir “füg” olarak tanımlanmış. Ada Yayınları’nın kurucusu olan Ferit Edgü’nün Korkuyorum (I Am Scared) adlı bu kitabı Türkçe ve İngilizce olarak basılmış. Endişe ve korkunun günümüz dünyasındaki yerine karşı bu duygular kaleme alınmış.Yeni“Korkuyorum” yazısının devamını oku
Polis Katili
Martin Beck serisi İsveç’in zengin kesiminin daha çok para kazandığı fakir kesimininse daha çok yoksullaştığı bir döneme ayna tutar.Ülkenin nasıl bir yöne gittiğini gösterir .Serinin amacı kapitalizmi göstermektir.Serinin yazarları bunu serinin bu dokuzuncu kitabında daha net ifade eder.Martin Beck’in en iyi ve çalışma arkadaşlarından olan, enerjisi daima yüksek olan Lennart Kollberg sol görüşlü olmasından dolayı“Polis Katili” yazısının devamını oku
DÖRT KÖŞELİ ÜÇGEN
Yazarının “kimse iplememişti o romanı “ dediği bir kitap Dört Köşeli Üçgen.İnsanların düşüncelerini karınlarındaki gurultuları dinleyerek, gözlemleyerek anlayan, kadın ve erkeklere dair ağzıyla,ayaklarıyla,ayak tırnaklarıyla,elleriyle, baldırıyla,yanaklarıyla gözlem yapan,yanlış bir gözlemde bulunduğunda günah islemişçesine korkan, gözlemlerden sonuç çıkarmanın tehlikeli olduğunu düşünen bir gözlemci. Olaydan ziyade düşünceye dayanan roman yazarın tek romanı.Aslında “deneme-roman”olarak nitelendirilebilir.Düşünceye dayanmasının kaynağı da romanın“DÖRT KÖŞELİ ÜÇGEN” yazısının devamını oku
Mutfak Çıkmazı
Köklü, varlıklı fakat daha sonra fakirleşen bir Anadolu ailesinin son umudu olan, hukuk fakültesinde birinciliklerle sınıf geçen,üç dil bilen,kendisinden tıpkı dedesi gibi Yargıtay üyesi olması beklenen İlyas’ın hayatı okulunun son yılında alt üst oluyor.Şikayet etmese de zaten zorluklarla okuyan İlyas’ın hayatını tamamen değiştirense bir aşk oluyor.Var olan zorlukların üstüne bir de bir reddediliş eklenince İlyas,bir“Mutfak Çıkmazı” yazısının devamını oku
Doğudaki Hayalet
Yazarın ilk romanı olan Aziyade otobiyografik öğeler taşır.Roman,yazarın 1876 yılında görev icabı bulunduğu İstanbul’da kendi başından geçen olaylarla kurgulanmıştır.Romanın karakteri deniz subayı,Aziyade haricinde Osmanlının kültürüne de âşık olur,tıpkı Türkiye’ye 1876 yılında görevli bir subay olarak gelen ve ardından Osmanlı kültüründen çok etkilenen Pierre Loti gibi.Aziyade romanında İstanbul’dan ayrılırken Çerkez kızına dönüş yemini verir. Fakat bu“Doğudaki Hayalet” yazısının devamını oku
DAR YOL
Bir yazarın edebiyat hayatındaki yönünü değiştirdiği ilk ürünlerini okumak bana çok keyif veriyor. Öncesinden farklı bir yola girdiğine şahit olmak güzel bir deneyim oluyor.Dar Yol romanı da Peride Celal’in edebiyat yolunda kaleminin yön değiştirdiği eseri. Öncesinde geçinebilmek için sevda romanları yazıyor.Dar Yol’da sadece bir aşkı anlatmıyor, bir genç kızın iç dünyasının dönüşümleri yansıtılıyor, tahlili yapılıyor.Bireyin“DAR YOL” yazısının devamını oku
Kilitli Oda
Seri 1965-1975 yılları arasında geçerken gerçek bir zaman akışı içinde ilerler. Bir önceki kitaplarda yer alan karakterler bir sonraki kitaplarda farklı bir konuma sahip olurlar. Örnek vermem gerekirse , seri ilerledikçe bir karakter terfi alır. Karakterler için özel hayatları da akar gider; çocuğu olmayan bir karakter seriye ait bir kitapta baba olur vb. Serinin bir“Kilitli Oda” yazısının devamını oku
Suskunlar Meclisi
“Katil kim?” şablonunun incelikle işlendiği,katmanlı,sadece polisiye olarak nitelendirilemeyecek bir roman okudum.Hem yazarın kalemine,hem üslubuna,hem de olayların dayandığı zeminin kuruluşuna ve inşasına hayran kaldım.Hâmûşân kelimesine ilk defa 96 yılında Galata Mevlihanesi’nde rastlamıştım.Anlamını da ilk defa o vakit öğrenmiştim;Susmuşlar.Ölümün kısa bir sessizlik olduğunu anlatan bu kelimeden tıpkı roman karakteri Firuze’nin kelimeyi duyduğunda,anlamını öğrendiğinde etkilendiği gibi etkilenmiştim. Sessizlik,suskunlar,susmuş“Suskunlar Meclisi” yazısının devamını oku
İkrar
“Açıkça ,saklamayarak söylemek, bildirme” anlamlarını taşıyan ikrar, manasına uyumlu olarak kitabın adı.Çünkü içindeki şiirler gerçekten açıkça, saklamadan dertlerini anlatıyorlar. Şairin dupduru bir dili var. Gayet açık bir üslupla çok derin bir anlatıma sahip.