Bir insanın içine şüphe düştü mü ne yuva pembedir ne de dünya,dört bir yan pembesi gitmiş tozdur.Füsun için de bu böyle olacaktır.Şüphe haklı bir sebebe dayanıyorsa ve bir gerçek yansıtıldığı gibi değilse ve o gerçeği sonunda kişi öğreniyorsa,gerçek sert olsa dahi gizlenilmiş halinden daha önemlidir.Füsun geçmişini aydınlatmaya çalışır.Roman ailesinin kendisinden bir şeyler sakladığını sezip mektuplarla,tanıklarla“Pembe Yuva” yazısının devamını oku
Kategori arşivleri: Genel
Beş Ahlak Yazısı
Kitapta yer alan her konu güncelliğini koruyor.Kitapta bahsedilen konular beş başlıkta toplanmış.Başlıklara ait konularda çağın temel sorunlarına çözüm aranıyor.Televizyonda ikinci defa canlı olarak yayınlanan,çocukluğumun korkularından biri olan Körfez Savaşı yıllarında yayımlamış Savaşı Düşünmek yazısı sıcak savaştan söz ediyor.Savaşın anlamsızlığını irdelerken, savaşın vereceği zararlardan, savaşın artık cephede kalmayacağından bahsediyor .Savaş hakkında düşündürücü ilk bölümden bir alıntı“Beş Ahlak Yazısı” yazısının devamını oku
ALEMDAĞ’DA VAR BİR YILAN
1Nisan 1954 Tarihinde çıkan kitap için Ferit Edgü şöyle der: “ Sait Faik’in,son en son kitabı o gün çıkmış.O gün almışım.O gün hatmetmişim.O Günlerde böyleydi sevdiğimiz yazarların kitabını dört gözle bekler, çıktığını duyar duymaz alır,alır almaz da okur sonra bir daha okurduk.”Tüneldeki Çocuk,Az Şekerli ve Alemdağ’da Var Bir Yılan kitapları yazarın üçüncü dönemine aittir.Gerçekçi anlatıma“ALEMDAĞ’DA VAR BİR YILAN” yazısının devamını oku
Kusura Ayna
Nesnelerin,uzuvların ön planda olduğu,cesur ve bir o kadar şaşırtıcı ve kendine hayran bırakan öykülerden oluşan bir kitap. Nesnelerin çağrıştırdıkları üzerine kurulu olan öyküleri okumak keyifliydi.Kitap içindeki Hazreti Patates öyküsü bence edebiyatta inanç ve din kavramları üzerine yazılmış en ilginç öykülerden biri.Bir kadının itirazı ile gökten neler yağabilir?Hem de sonunda herkes tarafından kıyametin yaklaştığını düşündürecek kadar.Gökten“Kusura Ayna” yazısının devamını oku
Dışa bakan rüya görür, içe bakan uyanır
Zıtlıklar üzerine kurduğu bir felsefeyle,bu felsefeyi her aşamasında kullandığı analitik psikolojinin kurucusu Carl Gustav Jung’u tanımak adına, Freud ile ilişkilerini ve bağlarını ,fikir ayrılıklarına rağmen nezaket için de mektuplaşarak konuşmalarını bilmek adına, Jung öğretilerini anlamak, yaptığı çalışmaları ve bu çalışmalara bağlı ortaya koyduğu sonuçları anlamak adına,Jung’un ekolünü çocukluğundan itibaren nasıl kurduğunu bilmek adına mühim bir“Dışa bakan rüya görür, içe bakan uyanır” yazısının devamını oku
Sitem Taşları
Şükrü Erbaş’ın 2019–2022 yılları arasında yayımlanmış yazılarından oluşan Sitem Taşları içinde şaire ait şiir de barındırır.Kitap genel olarak Şükrü Erbaş’ın tanıdığımız ve benim hayran olduğum felsefesine dayanıyor: İnsanın acısını insan alır.Fakat bu defa bu felsefe diğer yazılarına göre özellikle bu kitabında Küçümsenmiş İçtenlik bölümünde daha sert olan ,içi boş şeylerle doldurulan, çürümenin olduğu bir dünyanın“Sitem Taşları” yazısının devamını oku
Gönül Hanım
Tasvir-i Efkar gazetesinde tefrika edilen romandır.Ahmet Hikmet Müftüoğlu Edebiyat-ı Cedide devrindeki yazıları ve Türkçülük akımı yazıları olarak iki dönem içinde eserler vermiştir.Yazı hayatında çeviriler de yapmıştır.Öz Türkçe yazdığı metinler de bulunur.Edebiyat-ı Cedide döneminde yazdıklarının dili epey ağırdır.Mensur şiir havası taşıyan hikâyeler de yazmıştır.Türkçülük akımının başladığı dönemdeyse dili sadeleşir.Servet-i Fünûn dönemi hikâyelerini Haristan ve Gülistan adlı“Gönül Hanım” yazısının devamını oku
Palaçinka
Kitap içinden çıkan ve bir Balkan yemeği olan palaçinka tarifi ile kitabı okumaya başladım.En kısa sürede denenecek.Palaçinka kitaba adını veren ilk öykü ve neredeyse kitaptaki her öykü gibi hafif bir hüzünle biten bir öykü.İllüstrasyonlarını da çok sevdiğim kitapta beni en çok etkileyen ayrıntı öykülerin hepsinde ya durumla ya karakterle bir tanışık hissinin olmasıydı.Amcaoğlunun yanına tatile“Palaçinka” yazısının devamını oku
Çöp
Cam,plastik,metal,kağıt için kavga edenler,bunlar için adam bıçaklayanlar,ekmeğini alın teri ile çöpten çıkaranlar,çöplükte yaşayıp oranın ezileni ve sömüreni olanlar ve şehrin en büyük geri dönüşüm çöp işletme fabrikasının sahibi olanlar,belediyenin çöp arabasının şoförü ve ailesi …Bu insanların hayattaki yolu bir dağın efsanesinin eteklerinde birleşir .O dağsa çöp dağıdır.Çöp toplayarak yaşayanlar yoksul değildirler yaşadıkları yoksulluktan daha fazlasıdır“Çöp” yazısının devamını oku
Beşir Fuat
Goethe’nin Alman edebiyatının ilk mektup romanı olan Genç Werther’in Acıları kitabı roman karakteriyle insanları intihara sürükler.Gençler karakterin giydiği çizmeleri,mavi ceketi sarı yeleği giyer ve intihar ederler.Bir de bizim tarihimizde bir intihar olayı vardır.Fakat bu bir kurgu roman karakterinin intiharı değildir,hayatın içindeki birinin ölümüdür.İntiharın basında yer almasıyla Osmanlının 1887 yılında İstanbul’da da bir intihar salgını başlar.Osmanlının“Beşir Fuat” yazısının devamını oku